Noterliği kanalıyla 30.06.2011 tarihine kadar olan iş programı tebliğ edildiği halde, rapor alarak yurt dışına seyahat ve gezi amaçlı çıkılması gerçeği karşısında sözleşmenin feshinin davacıya bildirilmiş olduğunu, davacının ise Bornova 4. Noterliği vasıtasıyla gönderdiği 18.07.2011 tarihli karşı ihtarında, istihatli olduğu dönemde yurt dışına çıktığını kabul ettiğini, rahatsızlığının boyutunun yurt dışına çıkmaya engel olmadığını belirttiğini, davacının seyahatini onbeş gün sonrasına erteleme sorumluluğunu gösterememiş olduğunu, imzası karşılığı kendisine bildirilmesine rağmen 20-29 Haziran tarihleri arasında yeni kayıt edilen öğrencilere ilişkin olarak düzenlenen hazırlama kurslarına ilişkin programa uymadığını, raporlu durumlarda hastalık izinlerinin bulunulan yerde geçirilmesi gerektiği halde, izin alınmadan yurtdışına çıktığını, bu sebeple iş sözleşmesinin haklı sebeple fesh edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur....
Kadro karşılığı sözleşme ile istihdam edilenlerin sözleşmeleri devam eder ve (Şahsen özel burs sağlayan ve bu burstan istifade etmesi için kurumlarınca kendilerine maaşsız izin verilmesi uygun görülenler hariç) aylık ve diğer her türlü ödemeleri ile sözleşme ücretlerinin Kanuni kesintilerinden sonra kalan net tutarının %60'ını Kurumlarından alırlar. Bunların kademe ilerlemesi; emeklilik ve diğer bütün hakları ve yükümlülükleri devam eder. İzin bitiminde yol süresi hariç 15 gün içinde görevlerine dönerler. Bunlardan kurumlarınca kendilerine maaşsız izin verilmesi uygun görülenlerin bu süreleri keseneklerinin ve karşılıklarının kendileri tarafından her ay T.C. Emekli Sandığına gönderilmesini kabul etmeleri şartıyla emeklilik yönünden eski derecelerinde değerlendirilir. (Değişik fıkra: 22/08/1989 - KHK - 378/2 md.) (Değişik cümle: 23/07/2010-6009 S.K/60.md.)...
nin velâyetinin anneye verilerek baba ile çocuk arasında kişisel ilişki tesis edildiğini, davalının Almanya'da doğup büyüdüğünü ve halen Almanya'da yaşadığını, ortak çocuk ile görüşebilmek için sürekli Türkiye'ye gelip gittiğini, kişisel ilişki konusunda da bugüne kadar herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını, yaz tatilini kapsayan dönem için kurulan kişisel ilişkiyi Almanya da geçirmek istedikleri, oradaki imkanlarından sınırlı süre için de olsa çocuğuna yararlandırabilmeyi istediğini, bu durumun aynı zamanda çocuğun babannesini, dedesini, halalarını ve kuzenlerini de görmesi ve onlarla zaman geçirebilmesi için bir fırsat olduğundan çocuğun da üstün yararına olduğunu iddia ederek çocuk adına pasaport çıkarılabilmesi ve vize işlemlerini yapabilmesi için davacı müvekkiline izin ve yetki verilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II....
14 ay yurt dışında yabancı dil eğitimi almasına izin verildiği ve HSYK ......
nin turistik amaçlı seyahati için izin vermekten kaçınması sebebiyle davacıların uğradığı manevi zararların tazmini isteminde bulunmuştur. Davalı vekili; davalı ve kızının görüşme günlerinde sürekli olarak anne tarafından güçlük çıkarıldığını, bu konuda okul psikoloğu ile irtibat kurularak annenin uyarıldığını, çocuğun yurt dışına çıkışında güvenceler talep edilmesinin de annenin yurt dışına yerleşme planları olduğundan kızından kopmak istememesi olduğunu, olayda manevi tazminat koşullarının bulunmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının boşanma ilamında yerine getirmeyi üstlendiği müşterek çocuğun yurt dışı seyahati için muvafakat verme sorumluluğunu yerine getirmediği, bunu davacıya üzüntü verme kastıyla yaptığı için ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı anne yönünden davanın kısmen kabulüne, davacı küçük yönünden ise tazminat koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir....
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava dışı babanın İrlanda da yaşamasının olağanüstü bir hal olarak değerlendirilemeyeceği, çocuğun bakımını yalnız üstlendiği, davacıların kendisine destek olmadıkları, pandemi başlayana kadar görüşmelerine engel olmadığı, desteklediği, babanın sevgilisi ile yaşamak için yurt dışına gittiği, çocuğun hem babayla hem de babaanne ve dedeyle iki ayrı kişisel ilişki günleri mevcut olacağı ileri sürülerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C....
Temyiz Sebepleri 1.Davacı-birleşen dosya davalısı vekili; davacı işçinin başka bir işyerinde çalışmak üzere müvekkiline ait işyerinden ayrılması nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanmadığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. 2.Davalı-birleşen dosya davacısı vekili; asıl davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule aykırı olduğunu, davaya dayanak taahhütnamede davalı Şirketin imzasının bulunmadığını, taahhütnamenin 09.01.2003 tarihli olmasına rağmen yurt dışına çıkışının Ocak 2004 olduğunu ve bu durumun 01.02.2004 tarihinden itibaren görevlendirileceğine dair yapılan yazışmadan da anlaşılacağını, bu nedenle sözleşme tarihinin hatalı olduğunu, müvekkilinin yurt dışına eğitim için değil çalışmak için gönderildiğini, davacı Şirketin yaptığı masrafları BOİNG firmasından aldığını ve herhangi bir zararının bulunmadığını, müvekkilinin kaldığı sürenin uzatıldığını, taahhütnamede dönüşte gerçekleşen maliyet ve kalınan süreye göre taahhütnamenin güncelleneceğinin belirtilmesine...
Davalı, davacının Almanya'ya gönderilme sebebinin tamamen eğitim amaçlı olduğunu, davacının çalışma maksadıyla Almanya'ya gönderildiği hususunun tamamen asılsız olduğunu,davacının benzinli enjektör sistemlerinin üretimi hususunda alacağı teknik eğitimin sağlıklı olması için davacı tarafa dil eğitimi dahil olmak üzere her türlü imkanın sağlandığını, masrafları işverence karşılanan eğitim karşılığında işçinin belli bir süre çalışmasının kararlaştırılabilmesinin hukuken mümkün olduğunu, sözkonusu eğitim sürecinde seçilmiş diğer personel gibi davacı tarafın da konaklama, yol masrafları, eğitim masrafları, harcırah ödemesinin müvekkil şirket tarafından karşılandığını, müvekkil şirketin proje kapsamında eğitime gönderdiği personelinden beklentisinin benzinli enjektör sistemlerinin üretimi hususunda gerekli tüm teknik bilginin öğrenilmesi ve bu edinilen bilginin Türkiye’deki tesise bu kişiler tarafından aktarılması olduğunu, ancak davacı tarafın eğitiminin akabinde Türkiye’ye dönmesinden kısa...
Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulunun... tarih ve... sayılı raporu doğrultusunda ve Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının ... tarih ve E:... sayılı yazısına istinaden davacının yurt dışında eğitim gördüğü döneme tekabül eden tarihlerde hiç yurt dışına çıkmamış olması, hileli yöntemlerle diploma almış olması ve Türkiye'de ortaöğretim mezuniyeti bulunması nedeniyle yurt dışı mezuniyetine ilişkin olarak denklik verilemeyeceğinden bahisle iptal edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İLGİLİ MEVZUAT: 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 4. maddesinde "Eğitim kurumları dil, ırk, cinsiyet, engellilik ve din ayırımı gözetilmeksizin herkese açıktır. Eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.", 7. maddesinde "İlköğretim görmek her Türk vatandaşının hakkıdır....
Beden eğitimi ve spor tesislerinin kurulması, işletilmesi bu Yönetmeliğin kapsamında düzenlendiği dikkate alındığında, bu tesisleri kuran ve işleten olarak gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri yanında spor kulüplerine de yer verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Bu halde, eğitim ve spor tesislerinin kurulması ve işletilmesi izne tabi olduğuna göre izin verilebilmesi için bazı belgelerin istenilmesinde ve istenilen bu belgeler arasında dernek tüzüğü veya vakıf senedinin yayınlandığı gazetenin bir nüshasının da istenilmesinde dayanağı Yasaya aykırılık görülmemiştir. Anılan Yönetmelik kapsamında açılacak olan tesislerin izne tabi olduğu ve açılışı için izin sırasında istenilecek belgeler içeriğinde sıralanmıştır....


