WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

KURULU BAŞKANLIĞININ İDDİALARI : Davalı Kurum'un Anayasa'nın 131. maddesi uyarınca öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak görevinin bulunduğu, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca yurt dışına gönderilenlerde aranacak nitelikler ile diğer hususları belirleyen 09/09/2009 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararında, doğrudan doktora programına kabul edilen araştırma görevlilerine Lisansüstü Eğitim Öğretim Yönetmeliğindeki normal eğitim ve azami eğitim süreleri göz önünde bulundurularak doktora eğitimini tamamlamak üzere en fazla 4 yıl burslu olarak, 2 yıl ise yurt içi ve yurt dışı maaşsız olarak izin verilebileceğine karar verilebileceği, davacının azami süreleri doldurduğu ileri sürülmektedir....

Projesi (...) kapsamında, 657 sayılı Yasanın 78. ve 79. maddelerine göre ve 25.7.1994 günlü onayla, "..." konulu yurtdışı master eğitimi için 15.8.1994 tarihinden itibaren 24 ay süreyle ... Üniversitesine gönderildiği; ancak, davacı anılan eğitim programına gönderilmeden önce, davalı idarece kendisinden 8.8.1994 günlü bir taahhütname alındığı; davacının, başarısız olduğu için eğitimini tamamlamadan yurda döndüğü ve Makam onayı alınmadan, çalıştığı kuruluş tarafından göreve başlatıldığının tesbit edildiği; bunun üzerine adıgeçenin, taahhüdünü ihlal ederek tazminat borçlusu durumuna düştüğünden bahisle ve yukarıda sözüedilen tahahütname hükümleri esas alınarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır....

alması hususunda izin verildiği ve davacının bu amaçla Amerika Birleşik Devletlerine gönderildiğinin anlaşıldığı, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK'da etkin olduğu dönemde yurt dışına yabancı dil eğitimi yapmak üzere gönderilmesinin yukarıda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu, Unvanlı Görev yönünden; davalı idare tarafından dosyaya sunulan davacıya ait hizmet belgesinin incelenmesinden, davacının hakim olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde Adalet Bakanlığının 27/05/2011 tarihli onayı ile Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğüne tetkik hakimi olarak atandığı, 30/12/2011 tarihli onay ile Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğünde vekaleten daire başkanı olarak görevlendirildiğinin görüldüğü, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğünde daire başkanı olarak görevlendirilmesinin...

Bu koşullarda, rızanın bir hukuka uygunluk nedeni olabilmesi için, çocuğun kendisine tanınan sınırlar içinde bir tasarrufta bulunması gereklidir. Bu bağlamda, çocuğun arkadaşına ders çalışma için gitmesi halinde kendisine hukuken tanınan sınırlar içinde hareket ettiğinde tartışılır bir hal yoktur. Ancak çocuğun cinsel saldırıya uğrayacağını bilerek bir yere gitme ya da o yerde kalma özgürlüğü olduğunu kabullenmek ve bu yöndeki rızayı Yasanın 26/2. maddesi kapsamında hukuka uygunluk sebebi saymak isabetli bir yorum sayılmamalıdır. Bu alanda çocuklara sağlanan özgürlük mutlak olmayıp sınırlıdır. Bu sınırların Medeni Yasada açıklıkla öngörülen çerçevenin dışına çıkarılması ve çocuğu, suç mağduru haline dönüştürecek ortama sevketmeye izin verir tarzda genişletilmesi düşünülmemelidir....

Ancak, büyükşehir olan iller dışındaki illerde eğitim ve araştırma hizmetleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinden yalnızca biri tarafından verilebilir. Bu illerde Bakanlık ve bağlı kuruluşları ile üniversiteler, tıp lisans eğitimi ve/veya tıpta uzmanlık eğitimi için ortak kullanım ve işbirliği yapar. Birlikte kullanılacak sağlık tesisleri için, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı ile üniversite rektörü arasında birlikte kullanım protokolü akdedilir. Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimleri, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre ilgili fakülte dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütülür....

AYRIŞIK OY : İptali istenilen Tebliğin 3.maddesi ikinci fıkrasında, vakıf merkezinin bulunduğu il ve ilçe (Büyükşehir Belediyesi olan iller dahil) hudutları dışındakilerde olmak kaydıyla şube, temsilcilik ve irtibat bürolarından yalnız bir tanesini açabilecekleri, vakıfların yurt içinde şube açabilmeleri için Vakıflar Genel Müdürlüğünden izin almalarının zorunlu olduğu, üçüncü fıkrasında, yurt içinde bulunan vakıfların yurt dışına, yurt dışında bulunan vakıfların Türkiyede şube açabilmeleri için Dışişleri Bakanlığının uygun görüşü ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün teklifi üzerine Başbakanlıktan izin alacakları, 5.maddesinin birinci fıkrasında ise, kamu kurum ve kuruluşu, sendika, meslek odası, mahalli idare ve üniversite mensubu olup da vakıf organlarından birinde görev alanlara vakıf için yaptıkları belgeye dayanan masraf ve yolluk dışında hiçbir ödeme yapılmayacağı öngörülmüştür....

’nin “Katılım ve düzenlemeye ilişkin izin işlemleri” başlıklı 13. maddesinde; “(1) Eğitim kurumu/ilçe/il sınırları içinde eğitim kurumunca gerçekleştirilecek sosyal etkinliklere eğitim kurumu müdürlüğünce, il sınırları dışında gerçekleştirilecek etkinliklere mülki idare amirince, yurt dışında gerçekleştirilecek etkinliklere valilikçe izin verilir....

Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. Bu düzenleme ilgili Bakanlığın görüşü alınarak yapılır... ... g) Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı; sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlaması yapar, ülke ihtiyacına uygun nitelikli sağlık personeli yetiştirilmesi amacıyla hizmet öncesi eğitim programları için Yükseköğretim Kurulu ile koordinasyonu sağlar. Serbest ya da kamu kuruluşlarında mesleklerini icra eden sağlık ve yardımcı sağlık personeline hizmetiçi eğitim yaptırır. Bunu sağlamak amacıyla üniversitelerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile kamu kurum ve kuruluşlarının imkanlarından da yararlanır. Hizmetiçi eğitim programını ne şekilde ve hangi sürelerle yapılacağı Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkartılacak yönetmelikte tespit edilir. .... m) (Ek: 1/7/2005-5378/34 md.)...

Bir derse girdiği hâlde bir veya daha fazla derse özürsüz olarak girmeyen öğrencinin durumunu ders öğretmeni okul yönetimine, okul yönetimi ise velisine ivedilikle bildirir ve öğrencinin devamsızlığı yarım gün sayılır. c) İlköğretim kurumlarındaki öğrencilerden, okulun bulunduğu yerleşim biriminin dışına çıkan, adresi bulunmayan ve okulu olmayan bir yere gidenlerin durumu, okul yönetimince e-Okuldaki devam bölümüne zamanında işlenir. Öğrencilerin devamsızlıkları, e-Okul sistemi üzerinden okul yönetimlerince sürekli takip edilir. ç) Yurt dışına giden öğrencilerin yurt dışı adresi, okul yönetimince e-Okul sistemine işlenir. Bakanlıkça yurt dışındaki okullara devamlarının sağlanmasıyla ilgili tedbirler alınır. Bu durumdaki veya yurt dışında adresi tespit edilemeyen öğrencilerin kayıtları, yaşları öğrenim çağı dışına çıkıncaya kadar e-Okul sisteminde pasif hale getirilir....

kararının kesinleşmediğinin görüldüğü, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, Davacının, FETÖ/PDY terör örgütünün Adalet Bakanlığında ve HSK'da etkin olduğu dönemde, Adalet Bakanlığının Adli ve İdari Kapasitesinin Güçlendirilmesi Amacıyla Hâkimlerin Dil Eğitimi Projesi' kapsamında 2009-2010 yılları arasında (9 ay) yurt dışına gönderildiğine ve 2013 yılında davacıya mesleki araştırma yapmak için kabul belgesi almak üzere izin verilmesine ilişkin hususlar, davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu, Yine, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün yargı teşkilatında etkin olduğu dönemde unvanlı bir göreve atanmasının örgütle irtibat...

UYAP Entegrasyonu