anılan kararın da yok hükmünde olduğu, fesih ve tasfiye hususunda muhik sebeplerin gerçekleştiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle dahili davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar iptali istemlerinin kabulü ile davalı şirketin 20.06.2008 tarih ve 6 nolu kararı ile 19.08.2009 tarih ve 8 nolu ortaklar kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, fesih ve tasfiye talebinin reddine karar verilmiştir....
de 50 işçinin çalışıyor göründüğünü, bu kişilerin gerçekte birleştirilen dosyada davalıların başka şirketlerinin çalışanları olduğunu, esasen işletmenin tümüyle 20 kişi ile yürütüldüğünü, davalı şirketin ödenmemiş vergi ve SSK prim borçlarının, ayrıca banka kredi borçlarının bulunduğunu, oysa şirketin 22/11/1999 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlar gereğince şirketin banka kredisi kullanmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin imzasının diğer ortaklar tarafından taklit edildiğini, oysa müvekkili şirket temsilcisinin 10 yıldır Türkiye'ye giriş yapmadığını, böylece müvekkilinin davalı şirkete ve şirketteki ortaklarına olan inancını yitirdiğini ileri sürerek şirketin fesih ve tasfiyesine, olmadığı taktirde müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 430.129,52 TL ayrılma payı bedelinin tahsiline ve dava sonuna kadar davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu 636.maddesinde limited şirketlerin Sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçları düzenlenmiş olup TTK.m.636/3 de “Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir” hükmü getirilmiştir....
Dava, haklı nedenlerle davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir....
Dava, haklı nedenlerle davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir....
Hukuk Dairesinin 12.02.2011 tarih ve 10112 E./1024 K. sayılı kararında da açıkça ifade edildiği üzere, limited şirketin haklı sebeple feshinin istenebilmesi için haklı nedenlerin gösterilmesi ve bu nedenlerin soyut olarak değil somut biçimde kanıtlanması gerektiği ifade edilmiştir. Öte yandan fesih davası neticesinde limited şirketin feshine karar verilebilmesi için ortak tarafından ileri sürülen sebeplerin haklı olması tek başına yeterli değildir. Bir başka deyişle mahkeme, sebepleri haklı bulsa bile fesih kararı vermek zorunda değildir. Mahkemenin feshe karar verebilmesi için, ileri sürülen sebeplerin şirketin feshini gerektirecek nitelikte olması da gerekir (Mehmet Emin Bilge, “Anonim Şirketin Sona Ermesi ve Tasfiyesi”, EÜHFD, C. 16, S. 3-4, Aralık 2012, s. 273). Gerçekten de bu noktada dar bir yorumun yapılması ve fesih yolunun ancak son çare olarak başvurulacak bir yol olduğunun dikkate alınması zorunludur (Abuzer Kendigelen, Hukuki Mütalaalar, C....
nedeniyle müvekkilinin davalıya güveni kalmadığını ve şirketin faaliyetini sürdürmesinin olanaksız hale geldiğini, davalının şirketin içini boşalttığı ve gayri faal hale getirdiği gibi bundan sonra da şirketin ticari faaliyetini sürdürmesi ve başarılı olmasının olanaklı olmadığını ileri sürerek, şirketin muhik sebeple fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2021 Karar - 18/10/2024 Ara Karar NUMARASI : 2020/23 Esas 2021/205 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI DAVA : Şirketin Feshi DAVA TARİHİ : 09/01/2020 KARAR TARİHİ : 23/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2025 İlk derece mahkemesince verilen 18/10/2024 tarihli ek karara karşı davalı şirket temsil kayyımı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜ. Davacı yanca, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemiyle açılan davada mahkemenin 25/03/2021 tarih ve 2020/23 Esas 2021/205 Karar sayılı kararı ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilerek tasfiye memuru olarak mali müşavir ...'...
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Talep, haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi ve ortaklıktan çıkma istemine ilişkin derdest davada, tedbiren davacı ortağa maaş ödenmesi istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. TTK'nın 636/4. maddesinde, fesih ve tasfiye davası açıldığında mahkemece gerekli önlemlerin alınacağı belirtilmiştir. Alınacak önlemler konusunda ayrıntılı düzenleme bulunmadığından, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümleri uygulanacaktır....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ; Dava, şirketin fesih ve tasfiyesi talebine ilişkindir. 6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3 maddesinde "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." hükmüne yer verilmiştir. Mahkememizce deliller toplanmış, Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır....


