Dava dilekçesinin tebliği usulsüz ise de, 23.05.2013 tarihli dilekçe ile davalı, davaya cevap vermiş, usulsüz tebligata muttali olmuştur. Açıklanan nedenle bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değil ise de; ön inceleme duruşması tebligatına ilişkin davetiye usulsüz tebliğ edilmiş olup, usulünce davet edilmeksizin ön inceleme duruşmasının icrası ve tahkikata geçilip hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.03.2015(Prş.)...
No:11, Merkez/KARAMAN" adresine tebligata çıkartılmadan doğrudan MERNİS adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca bu durumun belirlenerek usule uygun tebligat için dosyanın mahaline iade edildiği, mahkemece kararın sanığın bilinen en son adresine adresine tebligat çıkartılması, tebligatın bila infaz iade edilmesi halinde ise bu defa güncel mernis adresine tebligat yapılması gerekirken sadece bilinen en son adresine tebligat yapılması ile yetinildiği, söz konusu tebligatın da bila infaz iade edildiği, bu haliyle gerekçeli karar tebligatının usulsüz olduğu anlaşılmakla; Kararın sanıklar ... ve ...'...
Usulsüz tebliğe ilişkin şikayetin, İİK.nun 16/1. maddesi uyarınca, borçlunun, tebligatın usulsüzlüğünden haberdar olduğu tarihten itibaren 7 günlük süre içerisinde icra mahkemesine bildirilmesi gerekir. Somut olayda, takip dosyasının yapılan incelemesinde satış ilanının şikayetçi borçluya 28.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçi borçlunun icra mahkemesine sunduğu dilekçesinde, açık artırma şartnamesi ve ilanın incelendiği belirtildiği ve satış ilanının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğine dair herhangi bir iddia ileri sürülmediğine göre, usulsüz olarak yapıldığı ileri sürülen tebliğ işlemlerinden de satış ilanının tebliğ tarihi itibariyle haberdar olunduğunun kabulü gerekir. 28.01.2015 tarihinde muttali olunan usulsüz tebliğ işlemlerine ilişkin 08.04.2015 tarihinde yapılan şikayet, yukarıda açıklanan Yasa hükmünde öngörülen 7 günlük şikayet süresinden sonradır....
Satışa hazırlık işlemlerinden kaynaklanan nedenlerle ihalenin feshi isteminde bulunulabilmesi için usulsüz olduğu ileri sürülen hususun ihaleden önce şikayetçi tarafından öğrenilmemiş olması, öğrenilmiş ise İİK. nun 16/1.maddesinde öngörülen yasal yedi günlük sürede icra mahkemesi nezdinde şikayet konusu yapılmış olması gerekir. Şikayetçi, fesih nedeni olarak ileri sürdüğü ihaleye hazırlık dönemine ilişkin bir durumu yasal sürede icra mahkemesine şikayet yoluyla ileri sürmez ise daha sonra aynı nedene dayalı olarak ihalenin feshini isteyemez. Satışa hazırlık işlemlerine yönelik şikayet üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber, süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshi aşamasında incelenmesi mümkündür. Ancak, yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, aynı şikayet nedenleri ile ihalenin feshini talep edemezler....
Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır". 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, şikâyetçinin bilinen en son adresine Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade gelmesinden sonra Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebligat yapılması gerekirken, dava dosyası kapsamında şikâyetçinin mernis adresine doğrudan gönderilen duruşma davetiyesi tebligatının usulsüz olduğu dikkate alınmadan yokluğunda yargılama yapılması, Kanuna aykırı ve şikâyetçinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması...
Eş söyleyişle, henüz ortada usulüne uygun olmayan bir tebligat dahi bulunmazken böyle bir tebligatın gönderileceği öğrenilmiş olsa bile bu şekilde sonraki bir tarihte yapılacak tebligata ittıla edildiğinin kabulüne olanak yoktur. Usulsüz tebligatın yapıldığı tarihten sonraki bir tarihte gerçekleşen ittıla ile ancak bu tebligat geçerli sayılabilecektir. Diğer taraftan, usulsüz tebligata ilişkin şikayetin, İİK.nun 16/1 maddesi uyarınca borçlunun tebligatın usulsüzlüğünden haberdar olduğu tarihten itibaren 7 günlük süre içerisinde icra mahkemesine bildirilmesi gerekir. Somut olayda, borçlu, icra mahkemesine başvurusunda ödeme emri tebligatının yapıldığı komşuyu tanımadığını ve cafe'de beyanı yazılmış ise de herhangi bir işte çalışmadığını beyan etmiştir....
Somut olayda; Mahkeme'ce, hükmün gerekçesinde, davalının takip dosyasında vekil ile temsil edilmesine rağmen, dava dilekçesinin asile tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu ve şikayet dilekçesinin HMK'nun 322/1. maddesine atfen 119/1-b-ç-f-g-ğ bentlerine aykırı hazırlandığı yönündeki alacaklının savunmasının tartışıldığı ve kısmen haklı bulunduğu halde hüküm fıkrasında şikayetin kabulüne karar verildiği görülmektedir. Anılan durum HMK'nun 298. maddesi hükmüne aykırı olup Mahkeme'ce, Yasa hükmüne uygun karar verilmesi için hükmün bozulması yoluna gidilmiştir....
DAVA Borçlu vekili dilekçesinde; Ortaca İcra Müdürlüğü'nün 2021/1826 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine takip başlatıldığını 27.10.2021 tarihinde öğrendiklerini, ödeme emri tebliğ evrakının müvekkilinin nerede olduğu araştırılmadan alacaklının çalışanı olan ...isimli şahsa usulsüz tebliğ edildiğini, müvekkilinin tebligat adresinde ikamet etmediğini, haber verilen komşu isminin yazılı olmadığını, sonradan Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre çıkartılan ve yasal şartlara uygun tebliğ edilmeyen evrakında usulsüz olduğunu ileri sürerek şikayetin kabulü ile usulsüz tebligata binaen öğrenme tarihinin 28.10.2021 olarak düzeltilmesini, borca ve yetkiye itirazla takibin durdurulmasını, hacizlerin iptalini talep etmiştir. II....
İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlunun 19.12.2013 tarihli şikayet dilekçesi ile icra mahkemesine başvurusunda; satış ilanının tebliğ edilmediğini, 16.12.2013 tarihinde alınan dosya fotokopisi ile ihalenin usulsüz olduğunu öğrendiğini ileri sürerek, ... parsel ... nolu bağımsız bölüme ilişkin 11.12.2013 tarihli ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece, borçlu vekilinin şikayet dilekçesinde satıştan haberdar olmadığı ve tebligatın usulsüz olduğu yönünde iddiasının bulunmadığı, satıştan ne suretle haberi olduğunu bildirmediği, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği görülmüştür....
Kaldı ki, satışa hazırlık işlemlerinden kaynaklanan nedenlerle ihalenin feshi isteminde bulunulabilmesi için, usulsüz olduğu ileri sürülen hususun ihaleden önce şikayetçi tarafından öğrenilmemiş olması, öğrenilmiş ise; İİK.'nun 16/1. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük sürede icra mahkemesi nezdinde şikayet konusu yapılmış olması gerekir. Satışa hazırlık işlemlerine yönelik şikayet üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber, süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde, icra mahkemesi kararının, ihalenin feshi aşamasında incelenmesi mümkündür. Ancak, yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, aynı şikayet nedenleri ile ihalenin feshini talep edemezler....


