Daha sonra 30/12/2014 tarihli dilekçesinde ise, icra dosyasına yapılan itirazın kabul edilmediğini, icra müdürlüğü nezdinde yapılan aramalara rağmen dosya bulunamadığından ... üzerinden gönderilen ve ... tebligat bilgilerinden, usulsüz tebligat hükmünde olsa da, tebliğ tarihinin 18/12/2014 olarak kayıtlı olması nedeniyle bu tarihe göre yapılan itirazlarının süresinde olduğunu, daha sonra dosya muhteviyatı incelendiğinde borçlular ile birlikte oturmayan ve tanınmayan bir şahıs tarafından tebligatların alındığının öğrenildiğini, öğrenme tarihi 23/12/2014 olduğundan bu tarihin esas alınması gerektiğini belirtmiştir. Alacaklı vekili de cevap dilekçesinde, benzer şekilde dosyada işlem yapmak istediklerinde icra dosyasının bulunamadığı hususunu doğrulamıştır....
Bu durumda alacaklının haciz isteme hakkı düşmediğinden takibe devam edilebilmesi için İİK'nun 78/5. maddesi gereğince harç alınmasına ve borçluya yenileme emrinin tebliğine gerek bulunmamaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Öte yandan, borçlunun kendisine gönderilen tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurması “şikayet” olup, İİK’nun 16/1. maddesi gereğince şikayetin öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılması gereklidir (HGK'nun 05/06/1991 tarih ve 91/12-258 E., 91/344 sayılı kararı). Ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmiş olması takibin iptali nedeni olamaz. Yukarıda da belirtildiği üzere bu durumda tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesi ile yetinilmesi gerekir....
Somut olayda; kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte, borçlunun usulsüz tebliğ şikayeti ile birlikte zaman aşımı itirazında bulunduğu, Mahkemece; usulsüz tebliğ şikayeti ile ilgili olarak değerlendirmede bulunulmasına rağmen bu konuda herhangi bir hükme yer verilmediği, zaman aşımı itirazının ise süreden reddedildiği görülmektedir. Oysa ki, yukarıda yer verilen hükümler doğrultusunda Mahkemece, şikayet/itiraz dilekçesindeki nedenler tartışılarak her bir talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekmektedir....
bulunan kağıtlara baktıktan sonra bina önünde ayrıldığı ve daha sonra bir daha kamera açısına girmediği, bina kapısı önünde beklediği esnada apartman zillerinden herhangi birisine basmadan ilerlediği ve kamera açısından çıktığının görüldüğü görüş ve kanaatine varıldığı bildirildiği, ödeme emri ıttıla tarihi olan 11.12.2019 tarihinden daha öncesinde haberdar olduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığı, daha öncesinde haberdar olmadığı icra dosyasını öğrenme tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde davacı tarafından usulsüz tebligata dair şikayet yoluna başvurulduğu gerekçesi ile usulsüz tebliğe ilişkin şikayetinin kabulü ile örnek 7 ödeme emrine ilişkin tebligatın usulsüz olduğunun tespitine, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 11.12.2019 tarihi olarak düzeltilmesine, geçersiz tebliğe dayalı işlemlerin iptaline karar verilmiştir....
Köyü'nde bulunan 33 parsel numaralı taşınmazın 2/12 payına ilişkin olarak 02.03.2015 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ işlemi, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliğden haberdar olmuş ise, tebliğ işlemi geçersiz olmayıp muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir. Bu nedenle borçluya satış ilanı tebliği usulsüz olsa bile, borçlu satış gününden makul süre önce satışı öğrenmiş ise, öğrendiği tarih, kendisine satış ilanı tebliğ edilen tarih kabul edilmelidir. Böyle bir durumda, salt tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile ihalenin feshi yoluna gidilemez. Somut olayda, şikayetçi borçlu ...'nun 29.01.2015 tarihinde ......
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamsız takipte, borçlu İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek şikayetin kabulünü talep ettiği,ilk derece mahkemesince, usulsüz tebliğe ilişkin şikayetin kabulü ile öğrenme tarihinin 30/10/2018 olarak düzeltilmesine karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince; tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır....
Temyiz Sebepleri Alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; tebliğ işleminin Tebligat Kanunu ve yönetmeliğine uygun gerçekleştiğini, şikayetin tebliğ memurunun işleminden kaynaklandığını, yerel mahkemenin usulsüz tebligat şikayetinin kabulüyle müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmetmiş olmasının hakkaniyete aykırı olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, usulsüz tebliğ şikayetine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesi, yönetmeliğin 30. maddesi , 2004 sayılı İİK'nın 16/1 maddesi 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
-K A R A R- Şikayetçi vekili, borçlu ... adına kayıtlı taşınmazın ....05.2012 tarihinde ihale edildiğini, taşınmaz üzerinde birden fazla haciz olması sebebiyle ....07.2012 tarihinde sıra cetveli düzenlendiğini, davalı ... ... tarafından, ihtiyati haciz kararı sonucu açılan takipte borçluya ödeme emrinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini ve haczin kesin hacze dönüşmediğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Şikayet olunan ... vekili, şikayete karşı beyanda bulunmamıştır. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; şikayet olunan ... alacağının tahsili için başlatılan takip kapsamında borçluya ödeme emrinin T.K'nın 35. maddesine göre yapıldığı, ....09.2009 tarihinde bu adreste menkul malların haczedidiği, borçlu ...'...
şikayetinde bulunduğu, mahkemece, sair şikayet ve itiraz nedenlerinin reddi ile ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği gerekçesi ile ödeme emrinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesinde; “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır....
ŞİKAYET 7201 S. TEBLİGAT KANUNU [ Madde 32 ] 7201 S. TEBLİGAT KANUNU [ Madde 35 ] 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 429 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki "şikayet" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 1. İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 31.12.2008 gün ve 2007/524 E., 2008/1913 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi/borçlu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 25.2.2010 gün ve 2010/2064 E, 4412 K. sayılı ilamıyla; (....Tebligat Kanunu'nun 35/son maddesi hükmü gereğince resmi merciler önünde ikrar olunan sözleşmelerdeki adresler ile kamu kurum ve kuruluşlardaki verilen adreslerdeki değişiklikler hakkında da anılan madde hükmü uygulanabilir. Sözü edilen adreslere öncelikle tebligat çıkarılıp tebliğ evrakı tebliğ edilemeden geri döndüğü takdirde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ işleminin yapılması gerekir....


