"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi 1-7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesine göre, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Somut olayda, şikayet olunan ....'nin alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün 2008/27027 E. sayılı dosyasında, Av.... ve Av.... tarafından temsil edilmesine ve şikayete konu sıra cetvelinin vekili sıfatıyla Av. ...'a tebliğ edilmesine rağmen, icra takibinin devamı niteliğindeki sıra cetvelini şikayete yönelik işbu dosyada gerekçeli kararın ve şikayetçi vekilinin temyiz dilekçesinin şikayet olunan asıla tebliği usulsüz olmuştur. Gerekçeli kararın ve şikayetçi vekilinin temyiz dilekçesinin, şikayet olunan .... vekillerinden birisine tebliği ile temyiz ve temyize cevap süresinin beklenmesi, kararı temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesinin dosyaya eklenmesi, 2-Dosya gönderme formunda, şikayetçinin alacaklı olduğu .......
Öte yandan, İİK'nun 114. maddesi gereğince, menkul ihalelerinde satış ilanının borçluya tebliğinin zorunlu olmadığı ve satış kararında tebligat yapılmasına dair bir karar bulunmadığından, borçluya satış ilanı tebliğ edilmemesinin ihalenin feshini gerektirmeyeceği gibi, borçlunun, şikayet dilekçesinde kendisine yapılan satış ilânı tebliğ işleminin usulsüz olduğu yönünde bir iddiasının mevcut olmadığından bu durumda muhatabı tarafından şikayet konusu yapılmadığı halde borçluya satış ilanının tebliğ edilmediği hususu re'sen gözönüne alınarak ihalenin feshedilmemesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi. ....
O halde mahkemece, ödeme emri tebligat parçasında “Mernis Adresi” şerhi ile birlikte “adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhat” bulunmadığı gerekçesiyle usulsüz tebligat şikayetinin kabulü gerekirken, ilk tebligatın iade gelmesi üzerine doğrudan mernis adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu gerekçesi ile kabulü isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, şikayet kabul edildiğinden sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Evrak çıkış merciine iade” denilerek 08.11.2014 tarihinde iade edildiği, bunun üzerine TK'nun 21/2. maddesi gereğince muhatabın adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adresine 28.11.2014 tarihinde tebligat yapıldığı, 22.08.2014 tarihli haciz tutanağında; ise “13/A numaraya gelindi, içerisinin boş olduğu, kapının kapalı olduğu görüldü, alacaklı vekilinin talebiyle 13/B numaralı adrese gelindi...” denildikten sonra kumaş haczi yapıldığı ve yediemin olarak da aynı adreste ...'a teslim edilmiş olduğu, şikayetçinin usulsüz tebligatı 15.01.2015 tarihinde öğrendiğini beyan ettiği, İİK'nun 16/1. maddesi gereğince yedi günlük süre içinde 19.01.2015 tarihinde şikayet dilekçesini ibraz ettiği anlaşılmıştır....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçiler vekilinin icra dosyasına vekaletname sunduğu ve akabinde alacaklılar vekili tarafından icra dosyasında borçlu olarak eklenmeleri talep edildiğinden muhtıranın vekillerine tebliğ gerektiği açık ise de vekilin icra müdürlüğünden asillere gönderilen muhtıranın yok hükmünde olduğundan bahisle tarafına tebligat gönderilmesine dair taleplerinin icra müdürlüğünce kabul edilmesi karşısında şikayetçilerin muhtıraların usulsüz tebliğ edildiğine dair şikayette bulunmalarında hukuki yararları bulunmadığından bu şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine, murisleri adına gönderilen ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine dair şikayet yönünden murisin kendisine yapılan ödeme emri tebliğ ve icra dosyasından ölümüne kadar haberdar olduğuna dair bir kayıt bulunmaması karşısında murise gönderilen ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği iddiasının şikayetçiler tarafından ileri sürülebileceğini kaldı ki tebligatın...
Tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK'nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur.Somut olayda, şikayetçi vekili dilekçesinde, 2. haciz ihbarnamesini 22.12.2014 tarihinde öğrendiklerini bildirdiğine göre, beyan edilen bu ittıla tarihine nazaran yasal şikayet süresinin son günü 29.12.2014 Pazartesi mesai bitimi olduğundan, 30.12.2014 tarihinde yapılan usulsüz tebligata yönelik şikayet, İİK'nun 16/1 maddesinde öngörülen yasal 7 günlük sürenin geçmesinden sonra olmakla, süresinde değildir.O halde, mahkemece; 89/2 haciz ihbarmesi tebligatının usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin süre aşımı nedeni ile reddine karar verilerek, sair şikayet nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile usulsüz tebligat şikayeti kabul edilerek yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir....
Mahkemece, şikayetçinin usulsüz tebligat şikayeti kabul edilip, öğrenme tarihi olan 15.06.2015 tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edildiğine göre, öğrenme tarihinden itibaren yasal 7 günlük sürede ileri sürülen diğer şikayet sebepleri incelenerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, şikayetçinin diğer şikayetleri incelenmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda, yukarıdaki açıklamalar ışığı altında şikayet eden üçüncü kişiye yapılan tebliğ işlemleri usulsüz olduğundan mahkemece şikayetin kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddi isabetsiz olup, Dairemizce kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekirken, onandığı anlaşılmakla, karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir. SONUÇ : Şikayetçi üçüncü kişinin mirasçısının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 29.09.2014 tarih ve 2014/17743 E. - 2014/22677 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 21.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Öte yandan, borçlunun kendisine gönderilen tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurması “şikayet” olup, İİK’nun 16/1. maddesi gereğince, şikayetin, öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılması gereklidir (HGK'nun 05/06/1991 tarih ve 91/12-258 E., 91/344 K. sayılı kararı).O halde mahkemece, usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, tebligatın usulüne uygun olduğu değerlendirilerek gecikmiş itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; sonuçta Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltildiği anlaşıldığından sonucu itibariyle doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'...
Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunun ileri sürülmesi "şikayet" niteliğinde olup, İİK'nun 16/l. maddesi gereğince şikayetin, işlemi öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede yapılması zorunludur. Somut olayda; borçluya örnek 7 ödeme emrinin 08.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 16.12.2015 tarihinde takip dosyasına vekalet sunduğu, aynı tarihte de icra müdürlüğüne sunulan itiraz dilekçesi ile takipten 14.12.2015 tarihinde haberdar olunduğunun bildirildiği, ancak icra mahkemesine başvurunun 21.07.2016 tarihinde yapıldığı görülmektedir. Bu durumda, usulsüz tebligat şikayetinin İİK'nun 16/l. maddesi gereğince öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede yapılmadığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece; şikayetin süre aşımından reddi gerekirken, istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....


