WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/120 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi dosyasından dava dilekçesinin tebliğ olunması ile haberdar olduğunu, daha önce bir tebligat varsa da usulsüz olduğunu ve usulsüz tebliğe ilişkin haklarını saklı tuttuğunu beyanla 19.06.2023 tarihinde meskeniyet şikayetinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince, yapılan takipte davacı adına çıkarılan 103 davet kağıdının 03.06.2023 tarihinde kendisine tebliğ edildiği, davanın 19.06.2023 tarihinde açıldığından bahisle davanın süre aşımı nedeniyle reddine kesin olarak karar verildiği, borçlu şikayet edenin diğer temyiz nedenleri yanında icra dosyasındaki 103 tebliğ mazbatası incelendiğinde bu tebligatın TK 21/e göre muhtarlığa yapıldığı, ancak bu doğrultuda tebliğin yapılabilmesi için gerekli şartları sağlamadığı iddiasıyla kararın kaldırılması istendiği, İlk Derece Mahkemesince 19.10.2023 tarihli istinaf değerlendirme kararı ile "kararın dava değeri itibariyle kesin karar olması nedeniyle hmk 346/1.maddesine istinaden istinaf...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 07.03.2017 tarih, 2016/12419 E., 2017/3359 K. sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun, takip dosyasında haczedilen taşınmazın, İİK'nun 82/1-12. maddesi kapsamında haline münasip evi olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması için şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, 103 davetiyesinin borçluya 27.10.2014 tarihinde tebliğ edilmiş olması nedeniyle 24.08.2015'te yapılan şikayetin 7 günlük süre içerisinde olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.03.2017 tarih ve 2016/12419 E.,...

Mahkemece; anılan dava dosyalarının birleştirildiği, usulüz tebligat şikayetin kabulüne, tebligat geçersiz olsa bile aynı yasanın 32. mad. uyarınca öğrenmiş sayılacağından tebliğ tarihinin 28/10/2015 tarihi olarak sayılmasına, birleşen dava dosyası yönünden haczin kaldırılması şikayetinin reddine hükmedildiği görülmektedir.İİK'nun 50/2. maddesinde; ''Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.'' hükmüne yer verilmiştir....

DAVA Şikayet eden üçüncü kişi vekili dilekçesinde; Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilen 89/1 haciz ihbarnamesinin adresten geçici mi sürekli mi ayrıldığı tespitinin yapılmamasından, 89/3 haciz ihbarnamesinin ise doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre tebliğ edilmiş olmasından ötürü usulsüz tebliğ edildiklerini, usulsüz tebligatlara binaen taşınmaz ve araçlarının haczedildiğini ileri sürerek adı geçen tebligatların usulsüzlüğünün tespiti ve öğrenme tarihinin 28.02.2021 olarak düzeltilmesi ile icra dosyasından taşınmaz ve araçları üzerine konulan haczin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; şikayetin süresinde yapılmadığını, tüm tebligatların usul ve yasaya uygun tebliğ edildiğini beyan ederek şikayetin süreden aksi halde esastan reddini istemiştir. III....

Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. " hükmünü içermektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanunu'nun 41 ve 6100 sayılı HMK'nun 73, 81, 82 ve 83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Somut olayda; ...'nün 2012/614 Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamlı takibe dayanak ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.02.2002 gün ve 2001/258 Esas, 2002/36 Karar sayılı boşanma ilamında borçlu ...'ın vekil ile temsil edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda vekile tebliğ yapılmadan takibin kesinleştirilemeyeceği, 02.05.2012, 03.06.2013 ve 08.07.2013 tarihlerinde verilen haciz kararlarının usulsüz olması nedeniyle, Mahkemece hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi yerinde ise de, haczin kaldırılması kararı ile yetinilmesi gerekirken, borçlu vekilinin 25.11.2013 tarihli dilekçesinde talebini sınırlandırdığı gözardı edilerek takibin de iptaline karar verilmesi doğru değildir....

İcra ve İflas Kanunu'nun 18. maddesinin 1. fıkrasında şikayetlerde basit yargılama usulünün uygulanacağı belirtilmiş, 2. fıkrada ise duruşma yapılmasına gerek görülen hallerde taraflar gelmeseler bile gereken kararın verileceği öngörülmüştür. Bu hüküm şikayete özgü özel bir usul hükmüdür. Somut olayda; borçlunun ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, 07/05/2014 tarihinin ıttıla tarihi olarak tespiti ile aracı üzerindeki haczin kaldırılması yönündeki istemi şikayet niteliğinde olup, mahkemece İİK'nun 18/2. maddesi uyarınca taraflar gelmese dahi borçluya çıkartılan tebligat ve icra dosyası incelenerek gerekli kararın verilmesi gerekir. O halde, mahkemece, İİK'nun 18. maddesi gereğince, taraflar duruşmaya gelmese bile işin esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın açılmamış sayılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

ŞİKAYET Borçlu şikayet dilekçesinde; takip dosyasında itirazın iptaline ilişkin mahkeme ilamı bulunmasına rağmen borçluya icra emri yerine örnek 7 ödeme emri gönderilmesinin usulsüz olduğunu ve ödeme emrinde hangi alacak kalemlerine hangi tarihten itibaren faiz işletildiğinin belli olmadığını ileri sürerek, ödeme emrinin iptalini, mahkemece bir karar verilene kadar da tüm taşkın hacizlerin kaldırılmasını ve alacaklıya icra tehdidi altında yapılan ödemelerin faizi ile iadesini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetin 7 günlük süre içerisinde yapılmadığını, şikayete konu takibin genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi olup, şikayetçinin murisi hakkında başlatıldığını ve murisin ölümünden önce muris hakkındaki takibin, itirazın iptali ilamı ile kesinleştiğini, asıl borçlu olan murisin vefatı nedeniyle şikayetçiye mirasçı sıfatıyla tebligat yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığını ileri sürerek şikayetin reddini istemiştir. III....

Somut olayda borçlulara gönderilen ödeme emrinin 30.04.2010 tarihinde tebliğ edildiği ve alacaklının yasal 1 yıllık süre içinde (11.05.2010 tarihinde) haciz talebinde bulunduğu görülmüş olmakla İİK'nun 78/4. maddesinde belirtilen dosyanın işlemden kaldırılması koşulları oluşmamıştır. Bu durumda alacaklının haciz isteme hakkı düşmediğinden takibe devam edilebilmesi için İİK'nun 78/5. maddesi gereğince harç alınmasına ve borçluya yenileme emrinin tebliğine gerek bulunmamaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Öte yandan, borçlunun kendisine gönderilen tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurması “şikayet” olup, İİK’nun 16/1. maddesi gereğince şikayetin öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılması gereklidir (HGK'nun 05/06/1991 tarih ve 91/12-258 E., 91/344 sayılı kararı)....

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Borçlu şikayet dilekçesinde; icra dosyası borçlusu olmadığını, kendisine gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiği şikayeti üzerine Zonguldak İcra Hukuk Mahkemesi 2021/144 Esas sayılı dava dosyasından verilen kararın Yargıtay incelemesinde olduğunu, kesinleşmeyen 89 haciz ihbarnameleri dayanak yapılarak, taşınmazı üzerine haciz işlemi uygulandığını, haczin kaldırılması talebinin İcra Müdürlüğünce usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini ileri sürerek 15.02.2022 tarihli İcra Müdürlüğü kararının iptali ile adına kayıtlı taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II....

e satıldığı ve davalı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı ...; icra takibi aşamasında yapılan tebligatların usulsüz olduğunu ve ihale sürecinde yolsuzluklar bulunduğunu ileri sürmüştür. Hemen belirtmek gerekir ki, tebligatın amacı, ilgilisini durumdan haberdar etmektir. Öte yandan, Tebligat Kanunu'nun 13. maddesi ''Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.'' hükmünü içermektedir. ./.. Diğer taraftan,borçlu belediyenin, 04.09.2003 tarihinde .... İcra Hukuk Mahkemesi'ne dava konusu 3225 parsel sayılı taşınmaza konulan haczin kaldırılması isteğiyle başvurduğu,davacı belediyenin davalı ...'i hasım gösterdiği şikayet dilekçesinde aynen ''...karşı taraf davalı ... İdaresi'nden alacağı nedeniyle .......

UYAP Entegrasyonu