Borçlunun 05.5.2016 tarihli şikayet dilekçesinin incelenmesinde; istemin bu hali ile İİK'nun 78/4. maddesine dayalı şikayet niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. İİK'nun 78. maddesinin 2. fıkrası gereğince, alacaklının haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer. Aynı maddenin 4. fıkrası gereğince de bu durumda takip dosyası işlemden kaldırılır. Somut olayda, borçlunun icra müdürlüğüne sunduğu 08.12.2010 tarihli dilekçesinde, örnek 10 numaralı ödeme emrini 13.11.2010 tarihinde aldığını bildirdiği, alacaklı tarafından yasal sürede 09.12.2010 tarihinde haciz talep edildiği ve aynı tarihte borçlu adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydına haciz şerhinin işlendiği görülmektedir. Bu durumda alacaklı tarafından süresinde haciz talep edilmiş olmakla, borçlunun İİK'nun 78/4. maddesine dayalı dosyanın işlemden kaldırılması gerektiğine yönelik talebi yerinde değildir....
karar verilmesini talep etmiş ve ayrıca taşkın haciz şikayetinde bulunulmuştur....
İcra Müdürlüğü'nün 2014/10167 Esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde şikayet olunan bankanın birinci sırada olduğunu, bankanın haciz tarihinin 15.04.2014 olduğunu, bir yıllık yasal sürede satış avansını yatırmadığını, satış avansı adı altında 500 TL yatırdıklarını, bu rakamın satış için yeterli olmayacağını, süreyi korumak için göstermelik olarak yatırıldığını ileri sürerek, müvekkilinin birinci sıraya alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Şikayet olunan vekili, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece iddia savunma ve dosya kapsamında; 04.04.2014 tarihinde taşınmazın haczine karar verildiği, 15.04.2014 tarihinde haciz şerhinin işlendiği, taşınmaz maliki borçlu ...'...
hakkında açılan davada beraat kararı verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının onama ve bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Dosya içeriğine, müşteki vekilinin 23 Mart 2005 günlü şikayet dilekçesi içeriğine, şikayete konu 8.12.2004 günlü haciz tutanağında sanığın imzadan imtina etmiş olmasına, müşteki vekilinin 6.4.2006 günlü temyiz dilekçesi kapsamından sanık hakkında yedieminlik görevini suistimal suçuna yönelik bir şikayet ve yargılama olmadığı dikkate alınarak tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir....
DAVA TÜRÜ : Şikayet DOSYANIN DAİREYE GELİŞ TARİHİ:09.09.2015 K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık 3. kişinin İİK 89.maddesi uyarınca borçluların üçüncü kişilerdeki alacakları ile ilgili 1. haciz ihbarnamesine ilişkin şikayet isteğine ilişkindir. Yargıtay Kanunu 14. maddesi uyarınca Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 19.01.2015 tarih 2015/8 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 22.01.2015 tarihli ve 29244 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (12.) Hukuk Dairesi'nin görevine girmektedir. 11 Nisan 2015 tarihi itibariyle Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6644 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 2797 sayılı Kanun'un 60. maddesinin 1. ve 3. fıkraları uyarınca dosyanın görevli daireyi belirlemek üzere HUKUK İŞBÖLÜMÜ İNCELEME KURULU'NA GÖNDERİLMESİNE, 21.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. 1-Şikayet, sıra cetvelindeki sıraya itiraz istemine ilişkindir. Borçluya ait malın satışından sonra düzenlenen sıra cetveline karşı şikayet yoluyla icra mahkemesinde , dava yoluyla mahkemede itiraz edilebilir. İtiraz alacağın esas ve miktarına yönelikse dava yoluyla genel mahkemede (İİK m.142/1), sadece sıraya yönelikse şikayet yoluyla icra mahkemesinde (İİK m.142/son) ileri sürülmelidir. Somut olayda, davacı alacağın miktarına değil, sırasına itirazda bulunduğundan itirazın şikayet yoluyla icra mahkemesinde ileri sürülmesi gerekir. Ancak, itiraz dava yoluyla Asliye Hukuk Mahkemesinde ileri sürülmüş, anılan mahkemece de İcra Mahkemesi sıfatıyla karar verilmiştir. İcra mahkemeleri 2004 sayılı İİK'nun 4. maddesiyle yasalarca kendilerine verilen belli görevlere bakmak üzere kurulmuş olup, asliye hukuk mahkemesinden ayrı mahkemelerdir....
"İçtihat Metni"ESAS NO : 2013/15342 KARAR NO : 2013/23056 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, İİK'nun 16. maddesi kapsamında şikayet olup, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca şikayet süresi, şikayet konusu haciz işlemini öğrenme tarihinden itibaren yedi gündür. Takip dosyasının incelenmesinde; şikayetçi borçlunun 16.08.2011 tarihinde dosya inceleme talebinde bulunduğu, ayrıca 04.06.2012 tarihli dilekçesi ile de dosya fotokopisini almak için icra müdürlüğüne başvurduğu görülmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Borçlu vekili, ... mahallesi ... ada .. parselde kain .. Blok 10 bağımsız bülüm numaralı meskeninin haczedildiğini, taşınmazın haline münasip olduğunu iddia ederek taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasını, meskeniyet iddiası kabul edilmezse taşkın haciz nedeniyle şikayet konusu taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir....
Ayrıca hacze iştirak eden alacaklılar, sıra cetveli yapılmadan sıra cetveline itiraz ya da şikayet niteliğindeki başvurularda bulunamayacaklarından, haciz koyduran alacaklıların sıra cetveli düzenlenmesini talep etmekte hukuki yararları bulunmaktadır.Bu durumda anılan yasal düzenlemeler uyarınca, icra müdürlüğünce sıra cetveli düzenlenmesi zorunlu olup, mahkemece, şikayetin icra müdürlüğünce sıra cetveli yapılması gerektiğine karar verilmek suretiyle kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/375 Esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan anılan davada 02.06.2015 tarihli tensip tutanağının 9 numaralı ara kararıyla ''...Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin kabulüyle...davalılar adına kayıtlı olması halinde ... plaka sayılı araçların kaydına ihtiyati haciz konulmasına...'' karar verildiği, alacaklının söz konusu ihtiyati haciz kararının infazını talep etmesi üzerine icra müdürlüğünce 3. kişiler...,....ve... adına kayıtlı bulunan .... ve .... plaka numaralı araçlar üzerine 03.07.2015 tarihinde ihtiyati haciz konulduğu, şikayetçi ... tarafından sözü edilen 5 adet araca ilişkin uygulanan ihtiyati hacizlerin kaldırılması istemiyle şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurulduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, icra müdürünce 5 adet aracın kaydına ihtiyati haczin konulduğu 03.07.2015 tarihinde mahcuz araçların takipte taraf sıfatı bulunmayan 3. kişiler adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde, şikayetçi ...'...


