WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Görüldüğü üzere İİK. 170/a maddesinde, şikayet ya da itiraza konu edilen takip dayanağı senedin kambiyo senedi olma vasfına ve alacaklının takip hakkına yönelik hususların re'sen nazara alınarak takibin iptaline karar verileceği öngörülmüş, imza itirazına bu madde kapsamında yer verilmemiştir. Aynı kanunun 168.maddesinin 4.bendi ise "borçlu takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi..." ihtarını içermektedir. İhtiyati haciz ve icra takibi birbirinden ayrı hukuki düzenlemeler olup ayrı ayrı hukuki sonuçlar doğurur. İhtiyati haciz bir icra takip işlemi olmayıp icra takibinden veya açılacak davadan önce uygulanan bir nevi tedbir işlemidir. (HGK. 16.02.2000. gün 2000/12-49 E. 2000/94 K. 22.06.1968 gün 1967/805 E. 1968/475 K.)...

- 2020/15 K. sayılı kararı ile davacının şikayetinin kabulü ile 21/02/2020 tarihinden itibaren takibin durdurulmasına karar verildiği, Borçlu vekili tarafından 03/06/2020 tarihinde, icra müdürlüğünden mahkemenin kararına dayanarak dosyadaki hacizlerin aşkın haciz haline geldiğinden kaldırılması ve dosyadaki paranın alacaklıya ödenmesinin talep edildiği, icra müdürlüğünün 03/06/2020 tarihli kararıyla "...mahkeme kararında sadece takibin durdurulmasına" yönelik karar verildiği, haciz kaldırma ve para iadesi yönünde herhangi bir mahkeme ilamının olmadığı ayrıca Müdürlüğün taşkın haczi değerlendirme yetkisi bulunmadığı gerekçesi ile haciz kaldırma ve para iadesi taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....

Bu durumda 89/1. haciz ihbarnamesinin tüzel kişiliği bulunan ilgili Bakanlık muhatap gösterilerek gönderilmesi yerine 3. şahıs olan Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderilmesi usulsüzdür. Ayrıca İİK.nun 89. maddesine göre gönderilen 1. haciz İhbarnamesine itiraz edilmiş olması, 3. kişinin şikayet yolu ile icra müdürünün yasaya uygun bulunmayan işleminin kaldırılmasını talep etmesine engel değildir. Zira 3. kişinin İİK.nun 89/4 ve 338. maddeleri gereğince kendisinden tazminat istenmesini ve cezalandırılması yönünde talepte bulunulmasını önlemek için temelde yanlış olan memurluk işlemini iptalde hukukî yararı vardır. 0 halde şikayetin kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Sonuç: Şikayetçi 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 25.11.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi....

(HGK. 21.3.2001 tarih, 2001/12-235) Yasada, koşulların oluşması halinde İİK’ nun 79 ve 360. maddeleri bu husustaki yetkiyle ilgili istisnalardır. Somut olayda; Geyve İcra Dairesince taşınmaz üzerine konulmuş bir haciz bulunmayıp, Sakarya 1. İcra Müdürlüğü’nce 2012/3056 esas sayılı icra takip dosyasından Geyve Tapu Sicil Müdürlüğü’ne doğrudan yazılan yazı ile şikayet konusu taşınmazın tapu kaydına 07.08.2012 tarihinde haciz uygulanmıştır. O halde anılan hacze karşı şikayeti inceleme yetkisi haciz yazısını doğrudan tapu sicil müdürlüğüne yazan icra dairesinin bağlı bulunduğu İcra Mahkemesine aittir. Bu durumda uyuşmazlığın Sakarya 3.İcra Hukuk Mahkemesi tarafından görülüp, çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Sakarya 3. İcra Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 14.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Bu itibarla şikayet konusu Sosyal Güvenlik Kurumu Müdürlüğü’nce konulan haciz işlemi olup, idari işlem niteliğindedir. Bu haciz işlemine karşı şikayet ise 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre vergi mahkemelerine yapılır ve bu mahkemelerce karara bağlanır. O halde, mahkemece, istemin yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken başvurunun esasının incelenerek reddi yönünde hüküm tesisi doğru değilse de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu itibariyle doğru kararın onanması gerekmiştir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının İİK. 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 21,15 TL onama harcı temyiz edenden alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Bilindiği üzere 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 168. maddesinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte ödeme emrine yazılacak hususlar düzenlenmiştir....

İstinaf Sebepleri Davalı alacaklı vekilince, İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik inceleme yapıldığını, davanın süresi içinde açılmadığını, davanın İİK 16. maddesi uyarınca açılan şikayet davası olmadığını, İcra Müdürlüğünün iş ve işlemlerine karşı yapılan bir şikayet olmadığını, İİK 168 ve 170/a maddeleri uyarınca yapılan şikayet olduğunu, buna göre iş bu davada/ şikayette İİK 168 ve 170/a maddelerinin uygulanacağını, davacı tarafından davanın süresi içinde açılmadığını, borçlunun İİK 168 vd. maddeleri uyarınca 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin dolduğunu, mahkemece tedbiren durdurma kararı verildiğini, iptale yönelik tedbir bulunmadığını, yine tedbirin genel mahkemelerce verilecek ihtiyati hacizleri kapsamadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayete konu kambiyo takibinin başlatılmasından önce (takip konusu bonolarla ilgili olarak) ... 2....

İcra müdürü henüz dosyada borçlunun mirasçısı olduğu belli olmayan icra dosyasının mevcut hâliyle üçüncü şahıs durumunda olan ...’ın mallarını haczetmiş bu işlemle Anayasanın 35. maddesine, TMK 614, 683 maddelerine İİK 778, 85. maddelerine açıkça aykırı haciz işlemi yapmıştır. İcra müdürünün kanunlara aykırı yaptığı bu işlem şikayet anında belirli ve icra mahkemesi tarafından ortadan kaldırılabilecek niteliktedir. Herhangi bir belge ve araştırma gerektirmez. Hatalı haciz işlemi ile ...’ın mülkiyet hakkı sınırlandırılmış malları üzerinde tasarruf hakkı engellenmiş ve bozulan kararla takibin durdurulmasına dair hüküm de ortadan kalktığından malların satışı dahi mümkün hâle gelmiştir. Konulan haciz telafisi imkansız bu gibi sonuçları doğurabileceğinden icra mahkemesinin şikayeti duruşma açmaksızın inceleme hakkını kullanarak sonuçlandırması çok doğru ve yerinde bir karardır....

DAVA Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; borçluya ait aracın satıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde rehin alacağından sonra kalan paranın şikayet olunan dosyasına ödendiğini, şikayet olunan adına haciz talebinde bulunan avukatın vekaleti ve yetki belgesi bulunmadığından, haciz talebinin geçersiz olduğunu, sıra cetvelinde şikayet olunana pay ayrılmaması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini istemiştir. II. CEVAP Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; yetki belgesinin ve haciz koyma talebini içeren evrak aslının dosyada mevcut olmadığını, bunların kasıtlı olarak dosyadan alındığını, şikayetin reddini istemiştir. III....

K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili; hacze konu menkullerin mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, borçlu ile haciz yapılan işyerinin ilgisi olmadığını öne sürerek, istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacı üçüncü kişi şirket ile borçlu arasında organik bağ bulunduğu, üçüncü kişi şirketin borçlu tarafından kurulduğu, yetkilisi ve tek ortağının borçlu olduğu, bu haliyle alacaklının alacağın tahsili amacıyla borçlunun mal varlığına haciz koydurmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile, istihkak davasının reddine, taşkın haciz nedeniyle açılan şikayet davasının aktif husumet (taraf ehliyeti-dava şartı) yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından istihkak davası yönünden temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir....

UYAP Entegrasyonu