. - K A R A R - Davacı vekili, davalının dava dışı davacı şirket çalışanı hakkında başlattığı icra takibi nedeniyle davacıya haciz ihbarnameleri gönderildiğini, takip borçlusunun davacıdan alacağı bulunmadığının davalıya bildirilmesine rağmen menfi tespit davası açılmadığı gerekçesiyle davacının araç ve banka hesaplarına taşkın hacizler konulduğunu, bunun üzerine davacı şirketin borcu ihtirazi kayıt düşerek ödediğini ileri sürerek bu paranın işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, haciz ihbarnameleri usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davacı tarafından menfi tespit davası açılmadığından borcun davacının zimmetinde sayıldığını, davacının davalıya karşı artık istirdat davası açamayacağını belirterek davanın reddine ve %20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir....
Serbest Bölge Müdürlüğü ve Ekonomi Bakanlığına haciz müzekkereleri gönderildiğini, icra dosyasına gönderilen dağıtıma konu tutarın esasen müvekkili tarafından üzerine öncelikle haciz konulmuş bulunan bakiye devir bedeli olduğunu, sıra cetvelindeki haciz tarihlerinin haciz ihbarnameleri tarihlerine göre düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Şikayet olunanlar vekilleri, ayrı ayrı şikayetin reddini dilemiştir. İlk derece mahkemesince, dava konusu sıra cetvelinin İİK 89/1.maddesi gereğince düzenlenmiş olduğu, üst yapı hakkının devir bedeline ilişkin olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı şikayetçi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17....
A.Ş. bakımından da 517.972,72 TL'lik borç kesimi için, her bir borçlu bakımından bu belirtilen miktarlar ile sınırlı olmak üzere ve taşkın hacze meydan vermeyecek şekilde 2004 sayılı İİK'nın 257 vd. maddeleri ve İİK 259/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İİK 268 maddesi ihtiyati haczin iştirak şartlarını düzenlemiştir. Buna göre ihtiyati haczin kesinleşmesinden önce gerek İİK gerekse diğer kanunlar uyarınca kesin haciz konulması halinde ihtiyati haczin bu hacze iştiraki İİK 100 maddede yazılı şartların bulunması halinde mümkündür. Somut olayda şikayet edilenin 21.09.2010 tarihli ihtiyati haczi sonrası takibe itiraz edilmesi üzerine kamu haczinden önce itirazın iptali davası açıldığı, önce kabul üzerine ihtiyati haczin 13.05.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Şikayet olunanın şikayetçinin kesin haczinden önce açılmış bir davası olması nedeniyle kamu haczine iştiraki mümkün bulunduğundan şikayetin reddinde ve istinaf talebinin esastan reddinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Kararın bu nedenle onanması gerekmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir....
İcra Müdürlüğünün 2018/2834 Esas sayılı takip dosyasından 14.06.2022 tarihli haciz yönünden İİK 97. maddesinin uygulanmasına dair işlemin iptali ile icra müdürlüğünce İİK 99. maddesi gereğince işlem yapılmasına, hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B....
İİK'nın 168. maddesi uyarınca kambiyo senetlerine özgü takip yolunda ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresi 5 gün, ödeme süresi 10 gün olup, bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK m.78/1) konulamaz.Henüz kesin haciz ve dolayısıyla satış isteme yetkisine sahip olmayan alacaklının haczi, 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, İİK'nın 264. maddesi uyarınca 10 günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haczin hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır. Somut olayda şikayet olunanlardan ...’in alacaklı olduğu takip dosyasında ödeme emrinin 21.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği, bedeli paylaşıma konu araç üzerine 28.08.2015 tarihinde haciz konulduğu görülmüştür....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, şikayet dışı borçlu hakkında yaptıkları icra takibi kapsamında borçlunun marka haklarına haciz konulduğunu, aynı markalara şikayet olunanların alacaklı oldukları başka bir icra takipleri kapsamında da haciz konulduğunu, satış bedelinin sıra cetvelindeki ilk beş sıradaki alacaklılara ödenmesine karar verildiğini, ancak satış isteme süresini geçirmiş olan ilk dört sıradaki alacaklıları da kapsayacak şekilde sıra cetveli düzenlenmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline ve şikayet olunanlara ayrılan miktarın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir....
-K A R A R- Şikayetçi vekili, şikayet dışı borçlunun menkul mallarının satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde, şikayet olunanın alacağına birinci sırada yer verildiğini, oysa şikayet olunanın haczin konulduğu 02.02.2013 tarihinden itibaren altı ay içinde satış talep ederek satış avansını ödemememesi nedeniyle İİK m. 106 ve 110 hükmü uyarınca haczinin kalktığını ileri sürerek, 04.10.2013 tarhli sıra cetvelinin iptaline, haciz kalktığı için kendisine pay ayrılan şikayet olunan alacaklısı olduğu icra dosyasının sıradan çıkartılmasına ve satış bedelinin müvekkilinin takip dosyasına gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini istemiştir....
Bu nedenle mahkemece, takdiri delil niteliğinde bir belge olan bilirkişi raporuna sadece atıf yapılmak suretiyle gerekçe oluşturulması usul ve yasaya aykırıdır. 2-Kambiyo senetlerinde ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresi 5 gün, ödeme süresi ise 10 gündür (İİK. m 168, II-III-IV). Bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz konulamayacağından (İİK m.78/I), henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczi de 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, 10 günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haczin hüküm ve sonuçlarını doğurur. Yukarıda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde bir değerlendirme yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda anılan kanun hükümlerinin gözetilmemesi de doğru değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının temyizine ilişkin dilekçenin reddini mutazammın 29/05/2017 tarih, 2016/16207 Esas - 2017/8302 Karar sayılı Daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız takipte, şikayet dilekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, borçluların icra mahkemesine başvuruları; icra müdürlüğü tarafından çıkartılan dosya borcunun tamamının teminat olarak nakden yatırılması nedeniyle, daha önce araçlar üzerine konulan taşkın haczin kaldırılmasına ilişkin olup, anılan kararın İİK.nun 363. maddesi uyarınca temyizi kabil olduğu anlaşıldığından, Dairemizin 29/05/2017 tarih...


