WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçinin, kendisine İİK.'nun 89.maddesine göre gönderilen birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi tebligatlarının usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan ''13.01.2015'' olarak düzeltilmesi isteğiyle şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulü ile şikayetçiye çıkarılan haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır....

İcra Müdürlüğünün 2006/3895 Esas sayılı takip dosyası hakkında taşkın haciz şikayetinde bulunduğu ve yine anılan takip dosyasına borçlunun 13/08/2014 tarihinde dilekçe vererek 39 bağımsız bölüm nolu taşınmazın satışına devam edilerek, diğer taşınmazlardaki haczin kaldırılmasını istediği dolayısı ile şikayetçinin bu tarihte hacizden haberdar olduğu, ayrıca borçlunun 13/08/2014 tarihli dilekçesi ile haciz tarihi olan 06/07/2012 tarihinden sonra şikayete konu taşınmaza haciz konulmasına muvafakat ettiği gerekçesiyle davanın süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Şikayete konu takip dosyasının...2. İcra Müdürlüğünün 2014/4615 Esas sayılı dosya olduğu ve şikayetçinin 36 Bağımsız bölüm yönünden meskeniyet şikayetinde bulunduğu şikayet dilekçesi içeriğinden anlaşılmakta olup, mahkemenin gerekçesinde dayandığı üzere, borçlunun taraf olduğu başka bir takip dosyasına yaptığı şikayet tarihi itibariyle hacizden haberdar olduğunun kabulü mümkün değildir. O halde mahkemece...2....

- K A R A R - Şikayetçi vekili, şikayet olunan tarafından açılan tasarrufun iptali davasında ihtiyati haciz kararı değil ihtiyati tedbir karar verildiğini, sıra cetvelinde müvekkiline de pay ayrılması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini istemiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini savunmuştur. İcra mahkemesince, şikayetçi banka tarafından açılan tasarrufun iptali davasında ihtiyati haciz değil ihtiyati tedbir kararı verildiği, şikayet olunan ... Şirketinin açtığı tasarrufun iptali davasında ise ilgili mahkemece teminatı alınarak, İİK 281/2. maddesi hükmüne dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verildiği, ancak tapuya ihtiyati tedbir olarak şerh edildiği, öte yandan her iki tarafın açtıkları tasarrufun iptali davasında verilen kararın ihtiyati tedbir olduğu kabul edilse bile davalardan sonra uygulanan kesin haciz tarihlerine göre, şikayet olunan ......

Taşkın hacizlere ilişin yapılan şikayet başvurusunda tahrifata ilişkin mahkumiyet kararı değerlendirilemez. O halde mahkemece, şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi yerinde olup, mahkeme kararının onanması gerekirken, Dairemizce bozulduğu anlaşılmakla, karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma kararının kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklı ...'un karar düzeltme isteminin kabulü ile dairemizin 23.09.2019 tarih 2019/11496 E, 2019/13272 K sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 06.11.2018 tarih ve 2018/328 E.-2018/505 K. sayılı kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 02/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Uyuşmazlık, davacı 3.kişi tarafından İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış istihkak davasına ilişkindir. Somut olayda 07.04.2008 tarihli haciz borçlunun yokluğunda, davacı 3.kişinin huzurunda yapılmış ve davacı 3.kişi istihkak iddiasında bulunmuştur.Alacaklı vekili 3.kişinin istihkak iddiasını kabul etmemiş davacı 3.kişi tarafından adına düzenlenmiş vergi levhası nedeniyle haciz İİK 99.madde gereğince yapılmıştır.Davacı 3.kişi haciz sırasında istihkak iddiasında bulunduğundan dava açma süresi kesilmiş olup 01.05.2008 tarihinde açtığı dava bu nedenle süresindedir. Haczin İİK 99.maddeye göre yapılmış olması 3.kişinin İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince dava açmasını engelleyen bir durum olmayıp ispat külfetinin 3.kişi lehine yer değiştirmesi sonucunu doğuracaktır.Yani 3.kişinin açtığı bu davada hacizli malların borçluya ait olduğunu yine alacaklı ispatlayacaktır....

Ancak imtiyazlı alacaklılar İİK.'nın 206. maddesinde düzenlenmiş olup, şikayetçi hem İİK.'nın 101. maddesi anlamında iştirak alacaklısı, hem de 206/4-C maddesi anlamında imtiyazlı alacaklıdır. Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklama ve ilkelere uygun olarak, ilama dayalı nafaka alacaklısı olan şikayetçinin haczinin, haczi daha önceki tarihli olan şikayet olunanın haczine iştirak edebileceği, İİK'nın 140/ 2. ve 3. maddesi hükümleri uyarınca, nafaka alacağının haciz talep tarihinden önceki son bir yıl içerisinde tahakkuk etmiş olan kısmının, İİK.'...

İİK'nın 168. maddesi uyarınca kambiyo senetlerine özgü takip yolunda ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresi 5 gün, ödeme süresi 10 gün olup, bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK m.78/1) konulamayacağından, henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczi 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, İİK'nın 264. maddesi uyarınca 10 günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haczin hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır. Buna göre şikayetçinin ihtiyati haczinin 20.12.2011 tarihinde mesai saati bitiminde kesinleştiği sabittir. Şikayet olunan alacaklılar R. B. ve N.....

Bu nedenle de icra emri tebliği üzerine İİK. nun 16.maddesine göre şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurulması halinde mahkemece icra kefalet işleminin İİK. nun 38.maddesi uyarınca ilamlı icra takibine konu edilip edilmeyeceğini değerlendirerek bir karar vermesi gerekir. Somut olayda şikayet tarihinde, icra takip dosyasında şikayetçiye tebliğ edilmiş bir icra emrinin bulunmadığı görülmüştür. Şikayetçinin talebi de icra kefaletinin iptaline ilişkindir. Bu durumda, şikayetçinin, şikayet hakkı doğmadığından, mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İcra müdürünün haciz tarihi itibariyle usule uygun haciz koyması nedeniyle haczin kaldırılma işleminin şikayet yoluyla ESAS NO : 2024/529 kaldırılamayacağı görüşü, gayrimenkul satış vaadi şerhine dayalı tapu iptal tescil kararları sonucu haczin kaldırılması şikayetinin incelenmeden reddi sonucunu doğurmaktadır. İİK 16/2 ye göre Kanunun mahkemeye bıraktığı hususlar şikayet konusu değildir. Şikayet takip hukukunu ilgilendirir. Alacağın mevcut olmadığı hükümsüz olduğu takas gibi sebeplerle sona erdiği ileri sürülerek maddi hukuka dayalı genel mahkemelerde dava açılabilir veya bu hususlar icra takibinde itiraz yolu ile ileri sürülebilir. İcra mahkemesinin şikayeti incelerken maddi hukuk kurallarını uygulaması HMK 33. madde nedeniyle hakimin görevidir....

İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçi vekili, borçlunun emekli ikramiyesine haciz koyduklarını, SGK tarafından şikayet olunan alacaklıların dosyalarına ödeme yapıldıktan sonra ikramiyenin kalan kısmı olan 48.455,33 TL'nin müvekkili dosyasına gönderildiğini, düzenlenen sıra cetvelinde müvekkili dosyasına 3. sırada yer verildiğini, ilk iki sırada yer verilen şikayet olunanların haczinin düştüğünü, hacizleri ayakta olduğu kabul edilse bile sıra cetvelinin dosyalarından düzenlenmesinin İİK. hükümlerine aykırı olduğunu, ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini gelen paranın müvekkili dosyasına ödenmesini talep ve dava etmiştir....

UYAP Entegrasyonu