Petrol Ltd.Şti.aleyhine giriştiği takip dosyasında müvekkiline İİK’nun 89/1 haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, müvekkilinin itiraz ettiğini buna rağmen İİK 89/2 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ardından hiçbir hukuki ve maddi dayanağı olmayan 3.haciz ihbarnamesi gönderildiğini belirterek İİK’nun 89.maddesi gereğince müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, haciz ihbarnamelerinin hukuka aykırılığının icra mahkemesinde şikayet olarak ileri sürülebileceğini bildirerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, İcra Hukuk Mahkemesince, 2.ve 3.haciz ihbarnamelerine yönelik müdürlük işleminin iptaline karar verildiği, İİK 89/3.maddesinde belirtilen dava açma şartları gerçekleşmeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir....
A R A R Alacaklı vekili; 19/09/2017 tarihinde borçlunun talimatta bildirilen adresinde uygulanan hacizle ilgili olarak istihkak iddiasında bulunulması üzerine, İİK 99. maddesi uygulanarak taraflarına istihkak davası açmak üzere süre verilmesine ilişkin kararın 06/10/2017 tarihinde öğrenildiğini, İİK 97. maddesi uygulanması gerekirken, İİK 99. maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, şikayetin kabulü ile kararın kaldırılmasına, İİK 97. maddesi uygulanarak takibin devamına, istihkak iddiasında bulunan 3.şahsa istihkak davası açmak üzere süre verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, haciz yapılan adresin ödeme emrinin tebliğ adresinden farklı bir adres olduğu, haciz esnasında borçlunun haciz mahallinde olmadığı, bu nedenle haczin üçüncü kişinin huzurunda yapıldığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, alacaklı vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. ......
İstinaf Sebepleri Şikayetçi vekili istinaf dilekçesinde; şikayet olunanın haciz tarihinin hatalı olarak 28.7.2017 tarihi olarak gösterildiğini, bu tarihin ihtiyati haciz tarihi olduğunu, ihtiyati haczin kesin hacze dönüşme tarihinin 13.09.2017 olduğunu, müvekkili haczinin tarihinin 02.08.2017 tarihi olduğunu ve şikayet olunan haczinden önce olduğunu, sıra cetvelinde sonraki haciz tarihi olan 1.10.2018 tarihinin yazıldığını mahkeme kararında süresinde satış talebinde bulunulmasına rağmen satış talebi ile birlikte makul miktarda dahi gerekli masrafın yatırılmadığı bu nedenle de haczin düşmüş olduğundan belirtilmiş ise de satış isteme süresinde satış talebinde bulunulduğunu, İİK 100. madde kapsamında hacze iştirak eden alacaklılardan aynı derecede yer alan alacaklılardan birinin satış talep etmesinin yeterli olduğunu, bu nedenle de ilk haczin düşmediğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür. C....
Bankası A.Ş.nin taşınmazlar üzerine 01.04.2011 tarihinde haciz işlemi uygulamış, 07.09.2012 tarihinde satış talebinde bulunarak, 19.09.2012 tarihinde satış avansını yatırmıştır. Haciz tarihinde yürürlükte bulunan İİK 106. maddesine göre gayrimenkullerde 2 yıl içerisinde satış talebinde bulunulması gerekir. Şikayet olunan temlik alanın selefi ... Bankası A.Ş.nin 01.04.2011 tarihli haczi ayaktadır. Haciz ayakta olduğuna göre, sıra cetveli usule uygun olduğundan şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken şikayetin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayet olunan ... Varlık Yönetimi A.Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan şikayet olunan yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 07.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre;haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmış olması nedeniyle İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu,davacının ibraz ettiği vergi levhası, oda sicil kaydı, hafta tatili izin formu gibi belgelerin tek taraflı irade ile üretilebilecek belgelerden olduğundan kanuni mülkiyet karinesinin aksini ispat için yeterli görülmediği, haciz yapılan yerin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının borçlu adına olması, borçlunun davacı şirketin ortağı olması ve tanık beyanlarına göre borçlunun haciz yapılan yerle ilgisinin devam ettiği gerekçesiyle şikayetin ve istihkak davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davası ile İİK 16.maddeye göre açılmış memur muamelesini şikayete ilişkindir....
İcra Hukuk Mahkemesinin haciz şikayetlerinin reddine hükmüne karşı, davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun taşkın haciz şikayeti yönünden mahkeme kararı nitelik itibariyle kesin olduğundan istinaf talebinin usulden reddine, İİK'nin 97. maddesinin uygulanmasına yönelik şikayet yönünden esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü....
İcra Müdürlüğünün 2012/5905 Esas sayılı takip dosyasından, borçlunun belirtilen adresinde haciz yapılması yönünde ... 2. İcra Müdürlüğüne yazılan talimat doğrultusunda haciz işlemi yapılmak üzere adrese gelindiğinde borçlu şirket ile alakalı hiçbir evrakın bulunmaması nedeniyle haciz ve muhafaza talebinin reddine karar verildiği, alacaklı tarafından icra müdürlüğünün bu işleminin şikayet konusu edildiği anlaşılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 79/1 maddesi gereğince, İcra Dairesinin, haciz talebinden itibaren en geç 3 gün içinde haczi yapması gerekir. Yine aynı Kanunun 85/1 maddesi gereğince, İcra Müdürlüğünce, borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta bulunan menkul malları ile gayrimenkullerinden ve alacak ve haklarından alacaklının ana para, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı, haczedilecektir....
süresiz şikayet yolu ile .......
İcra müdürünün haciz tarihi itibariyle usule uygun haciz koyması nedeniyle haczin kaldırılma işleminin şikayet yoluyla kaldırılamayacağı görüşü, gayrimenkul satış vaadi şerhine dayalı tapu iptal tescil kararları sonucu haczin kaldırılması şikayetinin incelenmeden reddi sonucunu doğurmaktadır. İİK 16/2 ye göre Kanunun mahkemeye bıraktığı hususlar şikayet konusu değildir. Şikayet takip ESAS NO : 2024/525 hukukunu ilgilendirir. Alacağın mevcut olmadığı hükümsüz olduğu takas gibi sebeplerle sona erdiği ileri sürülerek maddi hukuka dayalı genel mahkemelerde dava açılabilir veya bu hususlar icra takibinde itiraz yolu ile ileri sürülebilir. İcra mahkemesinin şikayeti incelerken maddi hukuk kurallarını uygulaması HMK 33. madde nedeniyle hakimin görevidir....
Borçlunun şikayet nedenleri arasında haciz konulan 297 ada 31 nolu parselin fiilen belediye hizmet binası olduğundan 5393 sayılı Kanun'un 15/son maddesi gereğince haczedilemeyeceği şikayeti de bulunmakta olup Mahkemece bu şikayet sebebi değerlendirilerek şikayetin kabulüne karar verilmiştir....


