WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Her şikayet, şikayet tarihindeki şartlara göre değerlendirilir. Somut olayda feshi istenen ihale şikayet tarihi itibariyle henüz yapılmamıştır. Hukuki tavsif hakime ait olup başvuru tarihi itibarıyla talebin satışın durdurulması niteliğinde olduğu gözetilmelidir. Buna göre, yargılama sırasında ihale gerçekleşmiş olduğundan satışa hazırlık işlemlerindeki usulsüzlükler ihalenin feshi şikayetinde ileri sürülebilir. İhale yapılmadan da ihalenin feshi talep edilemeyeceğine göre konusuz kalan şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde isteminin esastan incelenerek ihalenin feshi talebinin reddi ile şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmekte ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile ......

DAVA Şikayetçi üçüncü kişiler vekili şikayet dilekçesinde; meskeniyet şikayetine konu taşınmazda aile fertleri olarak ikamet ettiklerini, borçlunun haline münasip evi olan taşınmazın haczedilemeyeceğini,anılan aile konutuna yönelik icra takibinin iptalini, haczin kaldırılmasını ve satışın iptalini talep etme zorunlulukları olduğunu kaldı ki alacaklı bankanın borçlunun eşine haczi uygularken bilgi vermekle yükümlü olduğunu, ödeme emrinde talep edilen borcu, faiz ve ferilerini de kabul etmediklerini, borçlunun pandemiye bağlı olarak yükümlülüklerini yerine getiremediğini, ödeme emrinde belirtilen faizin çok yüksek olduğunu, talep edilen faizi kabul etmediklerini ve davanın kesinleşmesine kadar icra takibinin ve satışın durdurulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III....

İcra Müdürlüğü'nün 2008/12 ve 2007/4749 sayılı takip dosyalarındaki mahcuz malların satışına ilişkin işlemlerin iptalini ve satışın durdurulmasını istemiş, mahkemece şikayetin kabulüne ve haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hükmü alacaklılar vekili temyiz etmiştir. Borçlu ...(Petrol Pazarlama Şirketi kısa adı ...) ile 3. kişi Irak Cumhuriyeti Petrol Bakanlığı davaya asli müdahale talebinde bulunmuş ve mahkemece 07.06.2012 tarihli celsede müdehale talebinin kabulüne karar verilmiştir. Öncelikle davacı 3. kişinin istemi şikayet niteliğinde olup, şikayet, HMK anlamında bir dava olmayıp, takip hukukuna özgü bir kanun yoludur. Şikayetin, şikayet eden ve şikayet olunan (karşı taraf) olmak üzere iki tarafı olup, davaya müdahale söz konusu olamaz. Zira şikayet, mümkün olduğu kadar çabuk sonuçlandırılmalıdır ve katılma imkanı ile müdahalede bulunan kişiye şikayetin süresinden sonra talepte bulunma imkanı tanımaz. Bu nedenle Borçlu ......

Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, icra müdürlüğünce yapılan kıymet takdirine itiraz ve satışın durdurulması talebine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nın 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin REDDİNE; 2- İpoteğin fekki şikayetine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Somut olayda; şikayetçi ...’in takipte borçlu sıfatı bulunmadığı gibi, adı geçen taşınmaz maliki de değildir. Şikayetçinin ipotek verilen taşınmaza ilişkin tapu iptal tescil davasının davacısı olması ve lehine aile konutu şerhi konulması kendisine tarafı olmadığı takibe yönelik şikayet hakkı vermez....

Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.11.2013 tarih ve 2013/72570 Sayılı yazıları ile müşteki (borçlu) ...’ın çekteki ciroda sahtecilik yapıldığını ileri sürerek şikayetçi olması nedeni ile 6100 Sayılı HMK’nun 209/1 maddesi uyarınca yasal gereğinin takdirinin istenmesi üzerine, icra müdürlüğünün 03.01.2014 tarihinde bu talep doğrultusunda alacaklının da bu yönde talebi bulunduğu dikkate alınarak satışın durdurulmasına, bilahare aynı gün satışın düşürülmesine karar verildiği görülmektedir. İcra müdürlüğünün satışın durdurulması ve düşürülmesi hakkındaki bu kararı, .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/11-11 Sayılı ve 06.01.2014 tarihli kararı ile kaldırılmış ve bu karar aynı gün (06.01.2014 olan ihale tarihinde) icra müdürlüğüne ulaşmış ise de; yeniden satış günü belirlenmeden yapılan ihalede, satışın durdurulma kararı talep ve tâlibi etkilediğinden ihalenin feshi sebebini oluşturduğu kuşkusuzdur. Bu hususun ayrıca ispatına gerek bulunmamaktadır....

Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece şikayetin reddine dair verilen kararın dairemizce bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez alacaklı vekilinin kıymet takdiri kesinleştikten sonra İİK.nun 106. maddesine göre yasal süre içerisinde taşınmazların satışını talep ettiği, mahkemece satışın durdurulması yönünde karar verildiği, icra müdürlüğünün bu mahkeme kararından sonra satışa devam edemeyeceği, ilk ve kesin haczi uygulayan icra dairesi olan ... 12. İcra Müdürlüğü'nün 2001/3337 esas sayılı dosyasından İİK.nun 106. maddesine uygun olarak süresinde satışın talep edildiği gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Şikayet olunanın, sıra cetvelindeki alacaklı olduğu dosyadaki haciz tarihi 12.03.2001 olup, bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde 26.10.2001 tarihinde satış talep edildiği, 22.06.2004 tarihinde satış avansının yatırıldığı icra dosyası ile sabittir....

Artırma suretiyle satışın şartları başlığını taşıyan 224. maddede ise bazı maddelerin tahdidi olarak artırma suretiyle yapılacak satışlarda uygulanacağı hükmü getirilmiş olup, bunların kıyas yolu ile pazarlıkla satışa uygulanması mümkün değildir. ilK.nda pazarlıkla satışın şekline ilişkin bir hüküm bulunmaması karşısında, pazarlıkla satışın normal bir satış olduğunun kabulünden hareketle bu satışın BK.nun 225 ve onu izleyen maddelerine göre genel mahkemelerden satışın iptali istenebilir. Zira, Hukuk Genel Kurulunun 1989/12-413 esas, 1989/583 karar sayılı 8.11.1989 tarihli kararında da genel mahkemede pazarlıkla satışın iptalinin istenebileceği belirtilmiştir. Bu nedenlerle mahkemece ihalenin iptaline ilişkin şikayet ile ilgili olarak görevsizlik kararı verilerek ve miktarı da dikkate alınarak görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine şeklinde karar vermek gerekirken, işin esası incelenerek ihalenin feshine karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir....

Hüküm bu kez davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 02.03.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 363/1. maddesi "İcra Mahkemesince 85 inci maddenin uygulanma biçimi, icra dairesi tarafından hesaplanan vekâlet ücreti, 103 üncü maddenin uygulanma biçimi ve bu maddede düzenlenen davetiyenin içeriği, yediemin ücreti, yediemin değiştirilmesi, hacizli taşınır malların muhafaza şekli, kıymet takdirine ilişkin şikayet, ihaleye katılabilmek için teminat yatırılması ve teminatın miktarı, satışın durdurulması, satış ilânının iptali, süresinde satış istenmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi, 263 üncü maddenin uygulanma biçimi, iflâs idaresinin oluşturulması, icra mahkemesinin iflâs idaresinin işlemleri hakkında şikâyet üzerine verdiği kararlara karşı, iflâs idare memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap pusulası ve 36 ncı maddeye göre icranın geri bırakılmasına ilişkin kararları dışındaki kararlarına karşı, ait olduğu alacak, hak veya...

İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/124 Esas sayılı dosyasında verilen kararın temyiz edildiğini, halen dahi kesinleşmediğinden İİK'nın 364/3 maddesine göre satış yapılmayacağını, bu durumun görmezden gelindiğini, satışın durdurulması için açılan ve temyiz dahi edilmeksizin kesinleşen şikayet üzerine verilen kararın temyiz edildiği varsayımına dayalı olarak karar verildiğini, oysa bu karara İİK'nın 364/3 maddesi gereğince istinaf sebebi olarak dayanılmadığını, borçlunun açtığını ihalenin feshine ilişkin şikayet üzerine verilen kararın şikayetin reddine gerekçe yapılmayacağını, belediye ilanı yapılmadığını, Adliye divanhanesinde satış ilanı yapılmadığını, satış isteyen alacaklı tarafından satış yapılan ihaleye fesat karıştırıldığını, muvazaalı ve yok hükmünde olduğunu, asıl borçlu ... Gıda ... Ltd. Şti'nin davaya dahil edilmemesi nedeniyle taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, dava sonuna kadar satışın durdurulması karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Temyiz istemi İstanbul İcra Hukuk Mahkemesi'nin 06/05/2016 tarih 2016/528 Esas sayılı “güncel takip borcunun % 20'si oranında teminat yatırılması durumunda dava sonuna kadar satışın durdurulmasına” dair ara kararına yöneliktir. İcra Mahkemesi'nce verilen tedbir kararları HMK'nun 389 ve bu maddeyi izleyen maddeler kapsamında ihtiyati tedbir kararı olmayıp, İcra ve İflas Kanunu'nda özel olarak düzenlenmiş takip hukukuna özgü bir karar niteliğinde bulunduğundan HMK'nun ihtiyati tedbirle ilgili verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurulacağına ilişkin hükümleri uygulanamaz....

UYAP Entegrasyonu