TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ......
Esas sayılı dosyasında, borçlunun üçüncü kişi banka nezdindeki tüm hesaplarına haciz ve bloke konması kararına ilişkin 11.06.2007 günlü müzekkerenin gönderildiğini, rehin ve takas hakkı nedeni ile haczin sıraya alındığının bildirilmesi üzerine 28.793,25 TL paranın bulunduğu 390099/0111 numaralı hesaptan, borç miktarının icra dosyasına gönderilmesinin istendiğini, bununla ilgili kararın iptali istemi ile yapılan şikayet başvurusunun kabul edildiğini ve verilen kararın da temyiz incelemesi sonucunda onandığını, ilamda ayrıca 99. madde uyarınca istihkak davası açılmak üzere alacaklıya süre verilmesi gerektiğinin de belirtildiğini, kendilerine süre verilmesini beklemeden bu davayı açtıklarını, davalı bankanın haciz tarihinde rehne dayalı alacağının bulunmadığını ve hacze konu hesaptaki paranın da borçlunun kullanımına açık olduğunu, istihkak iddiasının kötü niyetli olarak banka müşterisini korumak amacı ile yapıldığını belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine, banka mevcudundaki...
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 21/01/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu ...’un ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, icra emrinin iptal edildiği gerekçesi ile konusuz kalan şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ihale tarihinden sonra icra emrinin iptali istemiyle dava açıldığı, satışın durdurulması yönünde bir karar alınmadığı, başkaca ihalenin feshi sebebi olmadığı da dikkate alınarak alacaklı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihalenin feshi...
Posta giderleri avansından artan tutarın ve istemi hâlinde kullanılmayan ..-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 22/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece toplanan delillere göre: “davacı vekilinin araç üzerindeki hacizlerin kaldırılması için önce takip borçlusu vekili sıfatı ile 18.11.2008’de Mahkeme’ye şikayet başvurusunda bulunduğu, ardından üçüncü kişi vekili olarak 22.12.2008’de istihkak davasını açtığı, yasada belirlenen hak düşürücü süreden sonra davanın açıldığı,ayrıca borçlu ile üçüncü kişinin vekilinin aynı kişi olması nedeni ile aralarındaki satışın alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem niteliğinde bulunduğu” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş;hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir....
Mahkemece toplanan delillere göre: “davacı vekilinin araç üzerindeki hacizlerin kaldırılması için önce takip borçlusu vekili sıfatı ile 18.11.2008’de Mahkeme’ye şikayet başvurusunda bulunduğu, ardından üçüncü kişi vekili olarak 22.12.2008’de istihkak davasını açtığı, yasada belirlenen hak düşürücü süreden sonra davanın açıldığı,ayrıca borçlu ile üçüncü kişinin vekilinin aynı kişi olması nedeni ile aralarındaki satışın alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem niteliğinde bulunduğu” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş;hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir....
Davalı (alacaklı) vekili, istihkak iddiasının haczi öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük yasal süresinde yöneltilmediğini, satışın haczin yapılmasından sonra alacaklıdan mal kaçırmak için yapıldığını, hacizden haberdar olan üçüncü kişinin sözleşmeyi feshederek satım bedelini borçludan istemek yerine borçlu ile danışıklı olarak istihkak iddiasında bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre; “davacı üçüncü kişinin yaptığı başvuru icra memuru işlemine yönelik şikayet olarak kabul edilip, üçüncü kişinin aracı satın aldığı tarihten bir ay sonra haczi öğrendiğini belirttiği halde 7 gün içinde icra dosyası içinde istihkak iddiasında bulunmadığı gibi bu konuda dava da açmadığı” gerekçesi ile davanın süre yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir. ../......
İİK'nun 134/son maddesi uyarınca; ihalenin feshi için öngörülen şikayet süresinin geçmesinden ya da ihalenin feshi istenmiş ise, bu konudaki şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra, ihalesi yapılan taşınmazın alıcı adına tescili için tapu idaresine yazı yazılır. Yukarıda anılan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ihale sonrası mülkiyetin ihale alıcısına geçmesi için, ihalenin kesinleşmiş olması ve ihale bedelinin ödenmiş olması gerekir. Somut olayda,... 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 22.03.1994 tarih ve 1994/622 E., 1994/488 K. sayılı kararında; ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1989/67 Esas sayılı dosyasındaki dava sonuçlanıncaya kadar Dalaman İlçesi ... Köyü, ... Mevkinde parsel numaraları belirtilen taşınmazlar yönünden satışın durdurulmasına karar verildiği, ancak iş bu kararda şikayete konu ... İlçesi ... Köyü, ......
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ortaklığın giderilmesi ilamına istinaden satış memurluğunca yapılan ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece, ihalenin, süresinde fesih davası açılmadığından kesinleştiği ve davanın bu hali ile yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil davası olduğu gerekçesiyle ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nun 134/2. maddesi gereğince, ihaleden itibaren yedi gün içinde ihalenin feshi istenebilir. Aynı Kanun'un 134/6-a maddesinde ise; "Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar....


