WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1125 Esas sayılı dava dosyasıyla borçlular aleyhine tasarrufun iptali istemi ile dava açıldığından dolayı haczin devamına karar verilmesi istenmiştir. İcra Müdürlüğü'nce 26.06.2014 tarihinde, alacaklı vekilinin 24.06.2014 tarihinde . Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tasarrufun iptali davası açtığından itirazın bu dava sonucuna göre değerlendirilmesine karar verilmiştir. Davacı vekilinin, İcra Müdürlüğü'nün bu kararının ve haczin kaldırılmasının tekrar talep edilmesi üzerine İcra Müdürlüğü'nce 03.07.2014 günü 26.06.2014 tarihinde ret kararı verildiğinden ret kararı kaldırılmadan yeni karar verilmesi uygun olmayacağından talebin reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından, İcra Müdürlüğü'nün her iki kararının iptali için İcra Mahkemesi'ne şikayet talebinde bulunulmuştur....

Şti'nin 07.12.2009 tarihinde idareye şikayet başvurusunda bulunduğu, idarece şikayetinin yerinde görülmemesi üzerine Kamu İhale Kurulu'na itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu, Kamu İhale Kurulu'nun 14.01.2010 tarihli kararı ile şikayetin reddine karar verildiği, şikayetin reddi kararı üzerine idari yargıda iptâl davası açtığı ve idari yargıda yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi üzerine Kamu İhale Kurulu'nun 26.04.2010 tarihli kararı ile idari yargıda verilen yürütmenin durdurulması kararı gereğince 14.01.2010 tarihli şikayetin reddine dair kurul kararının iptaline ve düzeltici işlem belirlenmesine karar verildiği, davalı idarece 12.05.2010 tarihli yazı ile dava dışı .... tarafından yapılan başvuru sonucunda idari yargı kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verildiği gerekçesi ile yükleniciye işin durdurulduğunun bildirildiği, idari yargı kararı ile...Kamu İhale Kurulu'na yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine dair kararın iptaline karar verildiği anlaşılmıştır....

Danıştaş Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun K:1992/97 sayılı bozma kararı; tarafların dava hakkında aynı Dairenin verdiği K:1990/3374 sayılı kararına karşı yaptığı başvurulardan sadece davalı istemi kabul edilerek verilmiştir. Aynı kararla, davacı bankanın faiz yönünden yaptığı temyiz başvurusu reddedilmiş ve bu hüküm kesinleşmiştir. Faiz istemi hakkında hüküm verilmemiş olması, bozma kararı üzerine verilen karara dayanılarak yeniden temyiz nedeni yapılamayacağından, istemin reddine karar verildi....

DAVA Şikayetçi/borçlu vekili dava dilekçesinde; takibin iptali yönünde dava açtıklarını, henüz davanın sonuçlanmadığını, takip kesinleşmeden satış işlemi yapılmış olduğunu, mahkemece tedbiren satışın durdurulmasına karar verildiğini, ancak mahkemenin bu kararından vazgeçerek 24.05.2022 tarihinde satışın durdurulması kararını kaldırılarak icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde karar verdiğini, bu durumun ihaleye katılımı azalttığını, satış ilanının yerel bir gazetede yapıldığını, satış ilanının hiçbir şekilde borçlu asile tebliğ edilmediği gibi diğer ilgililere de tebliğ edilmediğini, taşınmazın gerçek değerinin yüksek olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini talep etmişlerdir. II. CEVAP 1....

Mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak borçlunun açıklandığı üzere bulunduğu yerden daha mütevazı koşullara sahip yerlerde haline münasip daha küçük evi alabileceği değer belirlendikten sonra borçlunun haline münasip ev alabileceği miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yetersiz rapora dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir." gerekçesiyle bozulmuştur. 3. Karar Düzeltme Borçlunun, Dairenin 26.09.2016 tarihli ve 2016/18320 Esas - 2016/19787 Karar sayılı kararına yönelik karar düzeltme istemi 30.03.2017 tarihinde reddedilmiştir. 4....

Anılan mahkeme gerekçesinde özetle; borçlunun dava dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerin ihalenin feshini gerektirecek sebepler olmadığı, icra dosyasının ve kıymet taktiri raporunun kesinleşmiş olduğu ve kesinleşen kıymet taktirine istinaden hazırlanan satış kararının ve pandemi nedeni ile sürelerin durdurulması sonrasında verilen satış kararının da borçlunun bizzat kendisine tebliğ edildiği, dolayısı ile bu hususlarda şikayet sürelerinin tebliğ süresinden itibaren yedi gün olarak belirlendiği, yalnızca ihale sırasında ve ihale sonrasında oluşabilecek işlemlerde yapılan hatalı işlemlere karşı ihale tarihinden itibaren şikayette bulunabileceği ancak şikayet dilekçesinde belirtilen hususların icra dosyasında ihale öncesinde yapılan işlemler olduğu ve yapılan her işlemin borçlunun kendisine bizzat tebliğ edildiğinin belirtildiği görülmektedir. IV. İSTİNAF A....

II.TEMYİZ SEBEPLERİ Müşteki vekilinin temyiz istemi, alacaklısını zarara uğratmak kasdıyla mevcudu eksiltmek suçunu düzenleyen İİK'nın 331 inci ve şikayet süresini düzenleyen İİK'nın 347 inci maddelerinin son derece açık olduğu, İcra İflas Kanunu'nda da belirtildiği üzere şikayet hakkının başlangıcının fiilin öğrenildiği tarih olduğu, kanunun şikayet hakkının kullanılabilmesi için takibin kesinleşmesini aramadığı, şikayet hakkının kullanımı amacıyla takibin kesinleşmesi gerektiği düşünülecek olursa İİK'nın 331 ve 347 inci maddelerinin kullanılamaz hale geleceği, takibi kesinleştirmeyerek itiraz eden borçlular hakkında alacaklının açtığı itirazın iptali davalarının mahkemelerinin yoğunluğu nedeniyle aylarca/senelerce sürmekte olduğu, böylelikle takibin kesinleşmesini bekleyen alacaklının İİK'nun 347 inci maddesinde belirtilen üç ay ve bir yıllık hak düşürücü süreleri kaçırmış olacağı, İİK'nın 347 inci maddesinde şikayet hakkının başlangıcının fiilin öğrenildiği tarih olarak düzenlendiği,...

Ticaret Mahkemesi'nde açtığı davada borçlu şirketin kaşesi ile yetkilisinin imzasını içeren antetli kağıdın hile ile ele geçirilerek, üzerinin bilgisayar aracılığı ile bonoya dönüştürülmesi yolu ile sahtecilik yapıldığı iddiası ile İİK'nun 72. maddesine göre borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği bu dava dolayısı ile borçlunun takibin durdurulması isteminin icra müdürlüğünce 13.05.2011 tarihinde reddedildiği, bunun üzerine borçlu vekiline icra müdürünün red kararının iptali istemi ile icra mahkemesine şikayet dilekçesi verildiği anlaşılmaktadır. ... 8....

Ancak İİK.nun 72.maddesinin 3.fıkrasının ikinci cümlesi hükmü kıyasen uygulandığında tahliye işleminden sonraki, taşınmazın alıcıya teslim edilmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verebilir.(Prof.Dr.Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku)Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında;Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/03/2012 tarih ve 2012/12-37 E.-162 K.sayılı ilamında da açıklandığı üzere, genel mahkemede İİK.nun 72.maddesi anlamında menfi tespit davası açılmış olması, icra mahkemesinde görülmekte olan şikayet bakımından bekletici mesele yapılmasını gerektirmez. Hukuk Genel Kurulunca yapılan inceleme safhasında Asliye Hukuk Mahkemesinin ihale konusu taşınmazın tesliminin durdurulması hakkındaki ihtiyati tedbir kararı mevcut olup, 16/03/2012 tarihli ilamda menfi tespit davasının bekletici mesele yapılmasının gerekmediği belirtilmiş ise de, şikayet konusu edilen hususun içeriği itibariyle sözkonusu ihtiyati tedbir kararının değerlendirilmediği anlaşılmaktadır....

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ......

UYAP Entegrasyonu