WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/42 E.-2016/20 K. sayılı dava dosyasında; icra müdürlüğünce satışın durdurulması talebinin reddine dair işlemin iptalini istedikleri, şikayetin reddine karar verilmesi üzerine 04.02.2016 tarihinde kararı temyiz ettikleri, görülmektedir. Bu durumda, mahkemece, İİK.nun 365. maddesine göre, temyizi kabil olmayan bir şikayete dayalı olarak satış dahil hiçbir icra muamelesinin durmayacağı düzenlemesi karşısında, icra müdürlüğünün 04.02.2016 tarihli satışın devamına ilişkin kararı yerindedir. O halde borçlunun şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken, şikayetin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Şikayet eden borçlu vekili, dosyada satışın durdurulması için yatırılan paranın İİK'nın 149/a maddesi kapsamında tazminat olarak nitelendirilemeyeceğini, bu miktarın dosya borcuna mahsup edilmesi gerektiği yönündeki isteklerinin İcra Müdürlüğü'nün 26.03.2012 tarihli kararı ile reddine karar verildiğini açıklayarak, anılan kararın iptaline ve yatırılan miktarın dosya borcundan mahsubuna karar verilmesini istemiştir. İİK'nın 149/a maddesinde, "İcranın geri bırakılması hakkında 33.üncü maddenin 1, 2 ve 4 üncü fıkraları uygulanır....

O halde; Mahkemece, borçlulardan ...’ın malik olduğu taşınmaz ipoteği yönünden satışın durdurulması isteminin reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsiz olmuştur. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

İİK.nun 134/2.maddesi gereğince; ihalenin feshi istemi şikayet yoluyla icra mahkemesinden ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde istenebilir. Aynı maddenin 7.fıkrasında ise; “Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet, ihaleden itibaren 1 seneyi geçemez” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, şikayetçi vekili tarafından verilen 25/09/2013 tarihli şikayet dilekçesinde; her ne kadar, satışa ilişkin hiçbir tebligatın yasaya uygun yapılmadığı ileri sürülmüş ise de, aynı dilekçe içeriğinde; satış memurluğu tarafından gönderilen tahliyeye ilişkin tebligat ile satışın öğrenildiğinin beyan edildiği görülmektedir. ... Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu'nun 2013/4 Satış sayılı dosyasından şikayetçi ...'...

İli, ... ilçesi, ... mahallesi 2511 Ada 182 parsel 2.kat 3 nolu bağımsız bölümün ihalesinin feshi istemine ilişkin olup, başvuruda ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülen işlemlerin ihaleye hazırlık safhasına ait işlemler gibi ifade edilmesi ve satışın iptalinin istenilmesi 6100 sayılı HMK'nun 33. maddesinde yer alan hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu kuralı karşısında sonuca etkili değildir. O halde, mahkemece, başvuru ihalenin feshi şikayeti olarak nitelendirilerek ve taraf teşkili sağlandıktan sonra, başvuruda ihalenin feshi istemi yönünden somut bir sebep ileri sürülmemiş olsa bile resen dikkate alınması gereken hususlar yönünden inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

ın 24.04.2008 tarihli 1. haczi sonrasında 14.04.2009 tarihinde satışın ve sonrasında satışla birlikte haczin düştüğünün, 02.03.2010 tarihli yeniden haciz yazısından anlaşıldığını, 05.03.2010 tarihli 2. haczinin de F...'ın 04.08.2010 tarihli talebiyle düştüğünü ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2012/117 Esas ve 2012/209 Karar sayılı dosyada şikayetçi T.. M.. vekili, 05.03.2010 tarihli menkul haczinin, Tuzla İcra Müdürlüğü'nün 2008/1349 esas sayılı dosyasındaki 04.08.2010 tarihli satışın düştüğüne dair yazıdan ve bir yıllık sürenin sonu olan 05.03.2011 tarihine kadar yeniden satış istenmediğinden düştüğünü ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen dosyalarda şikayet olunanlar F... ve F... Şirketleri vekili, asıl ve birleşen şikayetlerin reddini istemiştir....

Sayılı dosyası üzerinden 04.10.2023 tarihinde gerçekleşecek satışın ve satış işlemlerinin, müvekkili şirket hakkında konkordato talebinde bulunulması ve konkordato sürecinin gerçekleşecek olması nedeniyle İİK'nın 308 ve devam eden maddeleri gereği tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Talep, müflis şirketin tasfiyesi sırasında yapılan satışın ve satış işlemlerinin durdurulması istemine ilişkin olup, mahiyeti itibariyle iflas tasfiyesi sırasında yapılan işlemlerle ilgili İİK'nın 16. maddesi uyarınca şikayet kapsamına girmektedir. Görev sorunu, kamu düzenine ilişkin olup, açıkça veya hiç ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir....

Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, talebin İİK 16. maddesi kapsamında memur işlemini şikayet başvurusu olduğu, satışı talep edilen menkullerle ilgili değişik mahkemelerde derdest istihkak davaları bulunduğu, bu davalarda mahcuzların satışlarının durdurulması yönünde tedbir kararı alınabileceği, satışın durdurulmasını haklı kılacak belgelerin sunulmadığı gerekçesi ile satışın durdurulmasına ilişkin şikayetin reddine karar verilmiş, karar davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece her ne kadar dava şikayet talebi olarak görülüp sonuçlandırılmış ise de ; maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad.33). İddianın ileri sürülüş şekline ve nispi harç yatırılarak açıldığına göre dava, üçüncü kişinin İİK’nin 228. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir....

Maddesi uyarınca İtirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına mahkum istemi ile açılan davanın genel veya aradaki hizmet ilişkisi nedeni ile iş mahkemelerinde görülebilmesi için, takibin aynı kanunun 66. Maddesi uyarınca borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine durdurulması gerekir. Aynı kanunun 193. Maddesi uyarınca takibin durdurulması kararı ise iflasın açılması halinde sözkonusudur. İflasın açılması durumunda durdurma kararı yasadan kaynaklanan bir icra müdürlüğü işlemidir. Burada borca itiraz yoktur. İcra Müdürlüğünün işlemine karşı, ancak icra mahkemesinde şikayet veya itiraz yoluna başvurulabilir....

İcra Müdürlüğü’nün 2008/28828 esas sayıl dosyasına konu haczin tezkerenin ilk oluşma tarihi olan 11.02.2009 tarihi itibari ile tapu üzerine şerh edilmesine, satışın telafisi güç zararlara sebebiyet verilmemesi amacı ile tedbiren durdurulması talep ettiği anlaşılmıştır.O halde, anılan hacze karşı şikayeti inceleme yetkisi haciz yazısını doğrudan tapu sicil müdürlüğüne yazan icra dairesinin bağlı bulunduğu İcra Mahkemesine aittir. Bu durumda uyuşmazlığın İcra Hukuk Mahkemesi tarafından görülüp, çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Silivri 1. İcra Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 18.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu