Her ne kadar Dairemiz bozma kararında şikayet olunanın alacaklı olduğu dosyadan, borçlu...’ın payına ....08.2005 günü haciz konulduğu ve satışın istendiği ....08.2007 günü itibariyle iki yıllık yasal sürenin (İİK.m.106, 110) geçmesi nedeniyle haczin düştüğü belirtilmiş ise de, yeniden yapılan incelemede tapu kaydında haczin ....08.2005 günü konulduğu, Dairemizce dikkate alınan ....08.2005 tarihinin tapuya konulan şerh tarihi olmayıp, haciz yazısının tarihi olduğu; bu durumda yasal iki yıllık sürenin sona erdiği ....08.2007 gününün hafta sonuna isabet etmesi karşısında, ....08.2007 günü yapılan satış istemi üzerine haczin ayakta olduğu anlaşıldığından şikayet olunan vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Kıymet takdirine ve mükellefiyetler listesine itiraz ile satışın durdurulması istemi yönünden; İcra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK.nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir....
Kıymet takdirine ilişkin şikayete dair icra mahkemesince verilen kararlar, İİK'nun 128/a-son. maddesi uyarınca temyizi kabil kararlardan olmayıp, kararın temyiz edilmiş olması İİK'nun 365/2. maddesi uyarınca satışın durdurulması sonucunu doğurmaz. Bir başka deyişle, kıymet takdirine ilişkin şikayet hakkında mahkemece verilen davanın açılmamış sayılmasına dair kararla kıymet takdiri artık kesinleşmiş olup, bu aşamadan sonra, kıymet takdirine yönelik itirazlar ancak ileri sürülmesi halinde ihalenin feshi davasında irdelenebilir....
Davacı tarafından bir ticari faaliyetle ilgili olarak üretici, tedarikçi ve satıcı arasında oluşan doğal piyasanın bu kural ile bozulduğu, örneğin ekmek satış fiyatı konusunda üst sınırı belirlenmiş iken bu düzenleme ile bir de üst sınır belirlenerek, daha düşük fiyattan satışın engellendiği ileri sürülmesine karşın, davalı idarece, düzenlemede tavan veya taban fiyat uygulamasının yer almadığı, üreticiye yapılan ödemeler için bir alt sınır getirildiği davacının üretim maliyetinden ziyade kâr marjının düşüyor olmasından şikayet ettiği belirtilmektedir. Perakende işletmelerin faaliyetleri ile bunların birbirleri, üretici ve tedarikçilerle ilişkilerinin düzenlenmesi amacı ile yasa koyucu tarafından kabul edilen ve yukarıda hükümlerine yer verilen Yasa ile davalı idare yetkilendirilmiştir....
nin kullandığı konut kredisi nedeniyle şikayet edilen bankaya rehinli olan taşınmazın banka tarafından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ... takibi sonucunda satıldığını, ... Müdürlüğü'nün şikayetçi bankanın dava dışı borçlunun kefil olduğu başka bir kredi sözleşmesi dolayısıyla ipotekli taşınmaza dayanarak borçlu aleyhine başlattığı diğer takip dosyasını da satışın yapıldığı dosyayla birleştirerek satış parasının tamamının şikayet olunan bankaya ödenmesine karar verdiğini, ancak birleşen dosyadaki alacağın ipotek kapsamına dahil olmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, ipotek belgesi ve resmi senedin birinci maddesinde, satılan taşınmazın dava dışı borçlu ...'nin veya kefillerinin bankaya ve bankanın diğer şubelerine karşı asaleten veya kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olduğunun açıkça yazılı olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir. ......
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/120 Esas sayılı dosyasında meskeniyet şikayetinde bulunduğunu ve şikayetin halen derdest olduğunu, bu şikayetin sonucu beklenmeden yapılan satışın usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece, satıştan önce yapılan meskeniyet şikayeti başvurusunun kabulü sonucu taşınmazdaki haczin kaldırılmış olması nedeniyle ortada geçerli bir haciz kalmadığından şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir. Somut olayda, şikayete konu taşınmaz hakkında ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/120 Esas sayılı dosyasında yapılan meskeniyet şikayetinin başvuru tarihinin 14.02.2013 olduğu, söz konusu şikayet dosyasında, satışın durdurulmasına yönelik olarak mahkemece verilen bir tedbir kararının bulunmadığı, ihalenin ise 15.3.2013 tarihinde gerçekleştirildiği, meskeniyet şikayetinin kabulüne ilişkin mahkeme kararının 17.9.2015 tarihinde, yani ihaleden çok sonra kesinleştiği anlaşılmıştır....
İcra Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.10.2015 tarih ve 2015/13-113 Esas ve Karar sayılı kararın temyiz yolu açık olmak üzere verildiği ve henüz kesinleşmemesi nedeniyle İİK'nun 364. maddesi gereğince icra müdürlüğünün vermiş olduğu satışın düşürülmesi kararının şikayet konusu yapıldığı, mahkemece temyiz isteminin Yargıtayca reddedilmesi gerekeceğinden bahisle icra müdürlüğü işleminin yerinde olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür....
Mahkemesince de şikayetin reddine karar verildiğinde de satışın talebinin reddi kararının kesinleşeceği, bu sebeple de alacaklının şikayete zorlanmasının gereksiz olacağı, şikayet olunanın süresi içindeki satış talebinin usulüne uygun olduğu, mahcuz aracın satışının yapıldığı tarih itibariyle anılan dosyalardan konulan haczin devam ettiği, bu sebeple şikayetçi vekilinin sıra cetveline itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine dair verilen karar, şikayetçi vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 05.....2012 tarih ve 4479 E, 6395 K sayılı ilamıyla, “Şikayet olunanın, avans yatırmak suretiyle ....09.2009 tarihinde yapmış olduğu satış talebi, ....09.2009 tarihinde ... Müdürü tarafından reddedilmiş olup, bu karara karşı şikayet yoluna başvurulmamıştır. Satışın reddine ilişkin ... Müdürü kararının, bu şekilde kesinleşmesi nedeniyle, geçerli bir satış talebinin varlığından söz edilemez....
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edenler tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; ...’ya ait ... İli ... İlçesi 1 Mahalle 982 Ada 388 Parsel kayıtlı taşınmazda eşi ve ... ikamet ettiğini bu evin haline münasip bir aile konutu olduğunu, İİK m.82/2-12 gereğince haline münasip evin haczedilmesi caiz olmadığını, davacı ... yönünden AYM’nin emsal kararına göre aile hayatına saygının ihlali yönünden dava açma ve haczin kaldırılması talebinde bulunma hakkı olduğunu belirterek şikayetlerinin kabulü ile satışın durdurulması ile satışın iptali ve haczin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacı ...'...
in şikayet yoluyla İcra Mahkemesi'ne yaptığı başvuruda; taşınmazın usulüne uygun olarak satılmadığını, maddi ve manevi olarak mağdur olduğunu, yasalara uygun olarak yapılmayan işlemlerden dolayı satışın iptali ve mağduriyetinin giderilmesini istediği, mahkemece, şikayetin satışa hazırlık işlemlerine ilişkin olmayıp borcun doğumu ve tarafların sıfatlarına ilişkin olduğu gerekçesi ile istemin usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Borçlunun, icra mahkemesine 16.10.2014 tarihli başvurusu 13.10.2014 tarihinde yapılan 15 nolu bağımsız bölümün ihalesinin feshi istemine ilişkin olup başvuruda satışın iptali denilmesi HMK'nun 33. maddesinde yer alan hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu kuralı karşısında sonuca etkili değildir....


