İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/ 284 E. 2014/ 291 K. sayılı kararının borçlunun kendi kredi borcunu ödediği, bu nedenle kefaletinden dolayı borcunun bulunmadığı iddiasıyla takibe itiraz ederek borçlu olmadığına karar verilmesi talebi üzerine, mahkemece itirazın reddine ilişkin 05/05/2014 tarihli karar olduğu, bu dosyada ise hacizlerin kaldırılması yönündeki talebinin reddine ilişkin müdürlük kararını şikayet niteliğinde olduğu dolayısıyla önceki itiraz hakkında verilen kararın bu şikayet yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır. O halde mahkemece, şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
İcra (Hukuk) Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/820 E., 2015/856 K. sayılı kararı ile; mahkemenin gerekçeli kararında ve Özel Dairenin bozma kararında yazılı olduğu üzere alacaklı vekilinin hacizlerin kaldırılması yönündeki talebi üzerine icra dairesince hacizlerin fekki yönünde müzekkere yazıldığının ve hacizlerin fek edildiğinin sabit olduğu, dolaysıyla hacizlerin fekki yönündeki talebin konusuz kaldığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 9. Direnme kararı süresi içinde borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. UYUŞMAZLIK 10. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; haczedilmezlik şikâyetinden sonra haciz konulan banka hesabından icra dosyasına para gönderilerek alacaklıya ödenmesi ve alacaklı vekilinin hacizlerin kaldırılması talebi üzerine icra dairesince haczin kaldırılmasının haczedilmezlik şikâyetinin esasının incelenmesine engel olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. III....
KARAR Borçlu vekili, vekiledeni aleyhine icra takibi başlatan Av. ...’ın 07.01.2013 tarihli noter senediyle müvekkili tarafından azledildiğini, azil tarihinden sonra vekil tarafından yapılan hacizlerin usulsüz olduğunu, iş bu hacizlerin kaldırılması için icra müdürlüğüne yaptıkları başvurunun haksız olarak ret edildiğini belirterek 12.12.2014 tarihli memur işlemenin iptalini istemiştir. Mahkeme’ce, borçlunun iddialarının Borçlar Yasası hükümleri çerçevesinde genel mahkemede incelenebileceği gerekçesi ile şikayet reddetmiştir. Hüküm, şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. İcra takibi, ilamda asil lehine hükmedilen vekalet ücreti alacağına ilişkindir. Vekiledeni adına icra takibi başlatan Av. ...'ın Zeytinbumu 4. Noterliğinin 07.01.2013 tarih, 421 yevmiye sayılı azilnamesi ile azledildiği görülmektedir. Azil tarihinden sonra azledilen vekilin vekiledeni adına haciz isteme yetkisi bulunmamaktadır....
Bir başka deyişle idari yargının görev alanında olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmekle İİK'nun 40/2. maddesi uyarınca ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen eski haline iade olunacağından icra dosyasında borçlu aleyhine yapılan hacizlerin kaldırılması gerekmektedir. Öte Yandan Her dava ve şikayet açıldığı tarihteki hukuki durum gözetilerek hükme bağlanır (28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı İ.B.K. ve HGK'nun 17.03.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararı). Somut olayda; takip dayanağı ilam bozulmakla dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair kararın 27.11.2014 tarihinde verildiği, kesinleşme tarihinin 29.09.2015 olduğu, şikayetin ise 26.03.2013 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla şikayet tarihi itibariyle ortada verilmiş bir görev yönünden ret kararı olmadığından mahkemenin davanın konusuz kaldığı yönündeki gerekçesi yerinde değildir....
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığı tarihin 20/06/2007 olarak düzeltilmesi ve hakkında uygulanan hacizlerin kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir....
Sonradan mahkemesince verilen 14/04/2014 tarihli açıklama, ihtiyati hacizlerin kaldırılması sonucunu doğurmayacağı gibi, bu tarihten önce konulmuş ihtiyati hacizleri de etkilemez. 14/04/2014 tarihli açıklamada 17/03/2014 tarihli tedbirin takip yasağını da içerdiği ifade edilmiş ise de, bu açıklama geriye etkili sonuçlar doğurmayacağından önceki yapılan takiplerin iptalini gerektirmez. Borçlu vekilinin 17/04/2014 tarihinde yaptığı eldeki şikayet tarihinden sonra; ... 11....
Mahkemece ''borçlu vekiline gönderilen icra emrinin iptaline, haczedilen buzdolabı ve televizyon üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına, yürüme bandı üzerindeki haczin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı borçlu vekili temyiz etmiştir. İcra Mahkemesi'nce yargılamada vekillikten çekilen Av. ...adına çıkarılan icra emri iptal edilmiş olduğundan bu durumda kesinleşmiş takipten ve yasaya uygun hacizden söz edilemez. O halde haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesi ve yürüme bandı üzerine konulan haczin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/79 E. sayılı dosyasında ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz yapıldığınıileri sürerek şikayette bulunduğu, mahkemece şikayetin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin 17.02.2014 tarihi olarak düzeltilmesine, takibin kesinleşmesinden önce uygulanmış hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, borçlunun ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/79 E. sayılı kararına dayanarak alacaklıya ödenen paranın iadesi için İİK'nun 361. maddesine göre muhtıra çıkarılmasını talep ettiği, alacaklı muhtıraya karşı icra mahekemesine şikayet yolu ile başvurmuşsa da, alackalının şikayetinden feragat etmesi nedeniyle İİK'nun 361. maddesine göre düzenlenen muhtıranın kesinleştiği, borçlu ....'nin, ... aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/20 D.İş sayılı, 13.03.2014 tarihli ihtiyati haciz kararını alarak, ... İcra Müdürlüğü'nün 2014/1275 E. sayılı dosyasında infaz ettirdiği, ...'ın İİK'nun 266 maddesine göre ihtiyati hacizlerin kaldırılması için ...'...
Somut olayda, Dairemizce, mahkeme kararının, borçlu belediyenin haczedilmezlik şikayetinin esası incelenerek, şikayete konu banka hesapları, araçlar ve taşınmazların fiilen kamu hizmetinde kullanılıp kullanılmadığı ya da niteliği gereği hacizlerinin mümkün olup olmadığı belirlendikten sonra karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, mahkemece, bozma ilâmına uyulmasına rağmen hacizli araçlar yönünden mahallinde yapılan 08/04/2016 tarihli keşfin yalnızca fotoğrafçı bilirkişi refakati ile gerçekleştirildiği, bozma ilamında belirtildiği şekilde şikayet konusu yapılan araçların tamamı yönünden, fiilen kamu hizmetinde kullanılıp kullanılmadıkları, nitelikleri gereği hacizlerinin mümkün olup olmadığı yönünden konusunda uzman bilirkişilere inceleme yaptırılarak rapor aldırılmadan, yalnızca mahkeme gözlemine dayalı olarak bir kısım araçlar üzerindeki hacizlerin kaldırılması isteminin reddine karar verildiği görülmüştür....
maddesinin son cümlesinde hacizlerin kaldırılması usul ve yöntemini “söz konusu fıkra hükümleri dikkate alınarak kaldırılır.” şeklinde açıkça belirtildiğinden, Mahkemece İcra Müdürlüğü'nce 6552 sayılı Kanun'un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda 15. maddenin son fıkrasına eklenen hüküm gereğince işlem yapılması yönünde talimat verilmesi şeklinde hüküm kurulması gerekirken doğrudan hacizlerin kaldırılması yönünden karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Borçlu vekilinin ve alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....


