WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Takip konusu senedin teminat olduğuna ilişkin iddia, borca itiraz niteliğinde olup İİK’nun 168/5. Maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 5 günlük sürede yapılması zorunludur. İcra takip dosyası incelendiğinde, örnek 10 numaralı ödeme emrinin borçlu şirkete 18.12.2012 ve borçlu ...’a 26.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve 18.06.2014 olan şikayet tarihi itibarı ile anılan maddede öngörülen yasal sürenin geçtiği ve icra takibinin kesinleştiği görülmektedir. Şikayete dayanak gösterilen .Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11.02.2014 tarih ve 2013/110 E, 2014/83 K.sayılı ilamının incelenmesinde; davacının şikayetçi borçlular olduğu, davalının ise aynı takibin diğer borçlusu ..olduğu, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, kararın 01.04.2014 tarihinde kesinleştiği görülmüştür....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takibe karşı borçluların örnek 10 nolu ödeme emrinin usulsüz tebliğ ediliğini ileri sürerek, borca itiraz ettiği, borçlu .... yönünden şikayet dilekçesinde öğrenme tarihinin 12.09.2015 tarihi olarak belirtildiği, öğrenme tarihine göre yedi günlük şikayet süresinin geçtiği gerekçesi ile borçlu .... . yönünden şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....

Bu durumda mahkemece şikayet olunan.... yönünden HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerekirken, esastan reddi doğru olmamış ise de karar sonucu itibariyle doğru olmuştur. Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin şikayet olunan Hakan Gıda San.Dış Tic.Ltd.Şti.'ye yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Şikayetçi vekilinin şikayet olunan ...temyiz itirazlarına gelince; Şikayet olunan Hayri Banisi'nin alacaklı olduğu... İcra Müdürlüğü'nün 2012/300 E. sayılı dosyasında, şikayet olunanın kambiyo senetlerine mahsus yolla ihtiyati haciz kararına dayalı olarak icra takibine başladığı, ödeme emrinin 13.01.2012 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun üçüncü şahıs ...'...

(M) İİK'nun 168. maddesine göre kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte borçluya ödeme emri tebliğ edildikten sonra, borçlu 5 günlük süre içinde imzaya, borca ve yetkiye icra mahkemesinde itiraz edebilir. İcra mahkemesinde borçlu itirazının incelenmesi için borçluya tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmalıdır. Somut olayda ise borçlunun, takip dayanağı belgenin ödeme emrine eklenmediği gerekçesi ile 15/07/2015 tarihinde ödeme emrinin iptalini talep ettiği, bu şikayet görülmekte iken 21/07/2015 tarihinde icra mahkemesine başvurarak yetkiye, borca, faize itiraz ettiği, bu itirazların incelenmesi sırasında ... 14. İcra Mahkemesi'03/09/2015 tarih, 2015/805 E.-2015/855 K. sayılı kararı ile borçlu yönünden ödeme emrinin iptaline karar verildiği, mahkemece, ödeme emri iptal edildiği, mahkeme kararından sonra da yeni bir ödeme emri çıkarılmadığı gerekçesi ile itiraz süresinde kabul edilerek ......

Şikayet olunan vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu icra takibinin yasal süresi içinde kesinleştiğini, oysa şikayetçinin alacaklı olduğu dosyadan gönderilen ödeme emrine itiraz edildiğini ve itirazın iptali davasının açıldığı tarih itibariyle şikayetçinin ihtiyati haczinin düştüğünü savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Verilen önceki hükmün Yüksek 19. Hukuk Dairesi’nce bozulması üzerine İcra Mahkemesi'nce, şikayetçinin ihtiyati haczinin 14.03.2008 günü konulduğu ve itirazın iptali davası sonunda verilen kararın kesinleştiği 04.11.2009 günü itibariyle kesin hacze dönüştüğü, şikayet olunanın ihtiyati haczinin 01.04.2008 günü konulduğu ve beş günlük itiraz süresinin geçirilmesi ile 06.04.2008 günü kesinleştiği ve bu itibarla İİK’nun 268. maddesi uyarınca her iki alacağa garameten pay ayrılması gerektiği gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir....

Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, İİK'nun 168/3. maddesine dayalı kambiyo vasfına ilişkin şikayet olup, İİK'nun 170. maddesine dayalı imza itirazı değildir. Borçlu, şikayet dilekçesinde, takip dayanağı çek altındaki imzasını kabul etmiş olduğundan, mahkemece, HMK'nun 266. maddesi uyarınca yöntemince bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, takibe dayanak çekte düzeltilen keşide tarihi yanındaki parafın, keşide yerinde mevcut keşideci imzası ile aynı el ürünü olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlunun icra mahkemesi'ne yaptığı başvuruda, yetkiye ve borca itiraz ettiği ve mahkemece şikayetin kabulüne, borçluya çıkarılan ödeme emrinin iptaline, talep halinde dosyanın... İcra Dairesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borca itirazın İİK.nun 168/5. maddesi gereğince yasal 5 günlük süre içerisinde icra mahkemesine yapılması gerekir....

İcra mahkemesi hakimi yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir”, aynı Kanunun “İmzaya itiraz” başlıklı 170. maddesinde de “Borçlu, 168 inci maddenin 4 numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir.......İcra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede.....” hükümlerine yer verilmiştir. Somut olayda, borçlu icra mahkemesine başvurusunda, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte borca ve imzaya da itirazda bulunmuş olup, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda itirazın duruşmalı olarak incelenmesi zorunludur....

İcra mahkemesi hakimi yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir”, aynı Kanunun “İmzaya itiraz” başlıklı 170. maddesinde de “Borçlu, 168 inci maddenin ... numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir.......İcra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede.....” hükümlerine yer verilmiştir. Somut olayda, borçlu icra mahkemesine başvurusunda, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte borca ve imzaya da itirazda bulunmuş olup, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda itirazın duruşmalı olarak incelenmesi zorunludur....

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olmadığını ileri sürerek kambiyo hukuku gereğince borçlu olmadığının tespitini istemiş olup, bu istemin icra hukuku prosedürü içerisinde şikayet konusu yapılarak icra hukuk mahkemesinden karara bağlanmasının istenilmesi gerekirken, şikayet yoluna başvurmamış olan davacının bu talebinin genel mahkemede menfi tespit davasının konusunu oluşturmasının mümkün bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu