olan ---- takibinde imzaya itiraz ettiğini ve---- dosyasında dava açıldığını, ancak davacı ---- adına feragat ettiğinden davanın reddine karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini,--- iflasın ertelenmesine ilişkin-----dosyasında tedbir kararı verildiğinden ---- icra takibinin durduğunu ve takip kesinleşen davacı hakkında takip işlemlerine devam edildiğini ve davacının --- haciz konulduğunu, davacının bu kez ---- dosyasında borca itiraz davası açtığını, ancak davanın reddine karar verildiğini,----- esas, ----- karar sayılı kararı ile onandığını, davacının bu kez haczin kesinleşme tarihi ile ilgili bir dava dava açtığını, bu davanın da hukuki yarar yokluğundan reddedildiğini, akabinde işbu davanın açıldığını, sonrasında ---- feragatin feshi ve tespiti talepli dava açıldığını, davalı olarak kendilerinin derdestlik itirazında bulunulması üzerine bu davayı maddi ve manevi tazminat davası olarak ıslah ettiğini, aynı şekilde işbu davayı da "çekin çek vasfına haiz olmadığı" gerekçesiyle borçlu...
Mahkemece, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, şikayetçi tarafça yürütülen kambiyo senedine özgü ilamsız ... takibinde ödeme emrinin borçluya ........2011 tarihinde tebliğ edildiği, takibin İİK'nın 264/.... maddesine göre borçlunun ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra ... günlük itiraz süresi içerisinde borca itiraz etmemesi ile takibin kesinleştiği, ayrıca .... .... ... Müdürlüğü'nün 2011/14725 esas sayılı dosyasındaki haciz ve paraya çevirme masrafları için ....315,65 TL eksik hesaplandığı gerekçesiyle, ... .... ... Dairesi'nin 2011/15250 esas sayılı takip dosyasında düzenlenen ........2012 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. Karar, şikayet olunanlar vekili tarafından temyiz edilmiştir....
DAVA Borçlu İcra Mahkemesine başvurusunda; takibi 15.02.2020 tarihinde öğrendiğini, ödeme emrinin tevziat saatlerinden sonra dönüp dönmeyeceği araştırılmadan okuma yazma bilmeyen eşine tebliğ edildiğini ve usulsüz olduğunu, bononun zaman aşımına uğradığını ileri sürerek şikayetin kabulü ile borca, faize, tüm ferilere ve zaman aşımına yönelik itiraz sebebiyle icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet ve itiraz dilekçesi alacaklıya tebliğ edilmemiş, cevap dilekçesi sunulmamış ve dosya üzerinden karar verilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi K A R A R Asıl ve birleşen dosyada şikayetçi vekilleri, şikayet olunanın takibinin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip olmasına karşın takibe dayanak tutulan senette tanzim yeri bulunmadığını ve bu itibarla senedin bono niteliğine haiz olmadığını ileri sürerek şikayet konusu sıra cetvelindeki şikayet olunanın 1. sıradaki yerinin iptali ile şikayet olunana ayrılan payın alacağı oranında müvekkillerine ödenmesini istemiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini savunmuştur....
İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde senedin kambiyo vasfına şikayet ve borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile icra takibinin iptaline karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Somut olayda; takip dayanağı senedin incelenmesinde, senedin keşide tarihinin 15.02.2012, vade tarihinin senedin üst kısmında ve metin kısmında 15.08.2014, bedelinin 140.000TL, keşide yerinin ... /... olduğu, itiraz eden borçlu tarafından lehtar ... emrini düzenlendiği ve alacaklının yetkili hamil olduğu anlaşılmaktadır. Takip dayanağı senedin, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776. maddesinde belirtilen yasal zorunlu unsurları içeren kambiyo senedi vasfına haiz bono olduğu anlaşılmaktadır. Bononun keşide tarihinin tediye kısmında tekrar yazılmasının bonoda çift vade olduğu anlamına gelmez ve bononun kambiyo senedi vasfını ortadan kaldırmaz. O halde mahkemece, borçlunun sair şikayet ve itiraz nedenlerinin incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Somut olayda borçlunun istemi, bononun kambiyo vasfına haiz olmadığına yönelik İİK'nun 170/a maddesi kapsamında şikayet olup, anılan madde kapsamında şikayetin reddi halinde tazminat verileceğine dair yasal düzenleme bulunmadığından mahkemece borçlunun tazminatla sorumlu tutulması isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ......
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda,şikayetçi tarafça borçlu aleyhine yürütülen kambiyo senedine özgü ilamsız icra takiplerinde ödeme emrinin borçluya 28.11.2011 ve 29.11.2011 tarihlerinde tebliğ edildiği, İİK'nın 264/5 maddesine göre, borçlunun ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra 5 günlük itiraz süresi içerisinde borca ve sair itiraz etmemesi ile takiplerin kesinleştiği, ancak, İİK'nın 264. maddesinde belirtildiği üzere, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takiplerde ihtiyati haczin 10 günlük ödeme süresinin dolması ile kesin hacze dönüştüğü, Bursa 19.İcra Müdürlüğü'nün 2011/15250 Esas .../... S.2. sayılı dosyasında hazırlanan 10.12.2012 tarihli sıra cetvelinin derece kararı itibari ile doğru olduğu gerekçesiyle, şikayetin redddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir....
Takip dosyasının incelenmesinde; borçluya 19/11/2015 tarihinde örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun 23/11/2015 tarihinde yasal sürede icra mahkemesine başvurarak kambiyo şikayeti ile birlikte borca (ve icra dairesinin yetkisine) itiraz ettiği, yine borçlunun, -arasında fiili haciz işlemi uygulanan aracının da bulunduğu adına kayıtlı tüm araçların üzerindeki haciz ve yakalama şerhinin kaldırılması amacıyla- bakiye miktarı itiraz tarihinden sonra 29/12/2015 günü ödediği ve dosyanın aynı tarihte infazen işlemden kaldırıldığı görülmektedir. Açıkça itiraz ve şikayetten vazgeçilmeksizin, borcun cebri icra tehdidi altında ödenmesi itiraz ve şikayeti konusuz kılmaz. Her dava ve şikayet, davanın açıldığı (şikayetin yapıldığı) andaki şartlara göre değerlendirilir....
yeniden borca itiraz ve tahrifat iddialarının reddine hükmedildiği görülmektedir....


