Kabule göre de; hizmet tespiti davasının kısmen kabulüne karar verilmişken davanın kabulüne denilmek sureti ile davalılar vekili lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi ve kabul edilen bir kısım işçilik alacakları yönünden ise, davalı Kurumun sadece hizmet tespiti davası bakımından yasal hasım olmasına ve işçilik alacakları davası ile birlikte görülen davada, işçilik alacakları açısından davacı vekili lehine hükmedilen avukatlık ücretinden davalı Kurumun sorumlu tutulması hatalı olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin ve yukarıda belirtilen hususlara uygun araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ :Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.12.2012 gününde oy birliği ile karar verildi....
Kabule göre de; hizmet tespiti davasının kısmen kabulüne karar verilmişken davanın kabulüne denilmek sureti ile davalılar vekili lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi ve kabul edilen bir kısım işçilik alacakları yönünden ise, davalı Kurumun sadece hizmet tespiti davası bakımından yasal hasım olmasına ve işçilik alacakları davası ile birlikte görülen davada, işçilik alacakları açısından davacı vekili lehine hükmedilen avukatlık ücretinden davalı Kurumun sorumlu tutulması hatalı olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin ve yukarıda belirtilen hususlara uygun araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ :Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.12.2012 gününde oy birliği ile karar verildi....
Prime esas kazanç tespiti davası kamu düzeninden olduğuna göre kural olarak işçilik alacakları davasında saptanan ücret, prime esas kazanç tespiti davasında kesin delil niteliğinde kabul edilemez. Ancak bu işçi ile işveren arasında kesinleşmiş ve tahsil edildiğinde anılan ücret, fazla mesai, tatil ücret alacakları gibi alacaklarda sigorta primi kesintisi yapılarak kuruma ödeneceğinden, bir anlamda prime esas kazanç dolaylı olarak belirlenmiş olacaktır. Dolayısı ile unsur etkisi yaratarak kuvvetli(ciddi) delil niteliğinde kabul edilmesi kaçınılmazdır. İşçilik alacakları davasında tespit edilen ücretin, prime esas kazanç tutarı olarak kabulü gerekir(Y. HGK. 16.07.2020 tarih ve 2016/10-2141 Esas, 2020/585 Karar). Nitekim Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru üzerine verdiği kararda: “Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere hizmet tespiti davalarıyla işçilik alacakları davaları birbirini etkileyebilecek bağlantılı davalardır....
Prime esas kazanç tespiti davası kamu düzeninden olduğuna göre kural olarak işçilik alacakları davasında saptanan ücret, prime esas kazanç tespiti davasında kesin delil niteliğinde kabul edilemez. Ancak bu işçi ile işveren arasında kesinleşmiş ve tahsil edildiğinde anılan ücret, fazla mesai, tatil ücret alacakları gibi alacaklarda sigorta primi kesintisi yapılarak kuruma ödeneceğinden, bir anlamda prime esas kazanç dolaylı olarak belirlenmiş olacaktır. Dolayısı ile unsur etkisi yaratarak kuvvetli(ciddi) delil niteliğinde kabul edilmesi kaçınılmazdır. İşçilik alacakları davasında tespit edilen ücretin, prime esas kazanç tutarı olarak kabulü gerekir(Y. HGK. 16.07.2020 tarih ve 2016/10-2141 Esas, 2020/585 Karar). Nitekim Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru üzerine verdiği kararda: “Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere hizmet tespiti davalarıyla işçilik alacakları davaları birbirini etkileyebilecek bağlantılı davalardır....
Mahkemece, davacı tarafından açılan ve görülmekte olan işçilik alacakları ve hizmet tespiti davalarının karara bağlanabilmesi için davalı şirketin terkin ile sona eren tüzel kişiliğinin yeniden kazandırılması ve ek tasfiyesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile tasfiye edilerek sicilden terkin edilen davalı şirketin ihyasına ve D.. Ş... C...'un tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir....
E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir 2-Somut olayda; davacı, işyerinden ayrılan bir başka kişinin işverene karşı ikame ettiği davada tanıklık yaptığından dolayı işverenden baskı gördüğünü ve iş akdinin haksız feshedildiğini ileri sürmüştür.Ancak, davacı 11/03/2008 tarihinde iddia ettiği davada tanık olarak dinlenmesine rağmen fesih işlemi 21/11/2010 tarihinde gerçekleşmiştir.Davacının ödenmeyen işçilik alacakları da bulunmakla işyerini eylemli olarak terk ettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ödenmeyen işçilik alacakları bulunan davacının feshinin haklı sebebe dayandığı görülmektedir.İş akdini haklı sebeple de olsa fesheden işçi ihbar tazminatı alamayacağından, ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken bu talebin kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.un 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin ödenmemiş işçilik alacakları bulunduğunu ve iş akdini haklı nedenle sonlandırdığını ileri sürerek; kıdem tazminatı ile fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücretleri ile zam farkı alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemesi'ne ilişkin işçilik alacakları yönünden her iki tarafın davacı işverene karşı müteselsilen sorumlu olmakla birlikte kendi iç ilişkilerinde taraflar arasında bulunan hizmet alım sözleşmesi kapsamı ile eki teknik şartnamede yer alan hükümler dikkate alındığında sözleşme ilişkisi esas alınarak yapılan belirlemede işçilik alacakları ile ilgili her türlü sorumluluğun davalı şirkete ait olduğunun kararlaştırıldığı, yapılan bilirkişi incelemesi kapsamına göre söz konusu işçilere ödenen işçilik alacaklarından davalı firmanın kendi dönemi ile tam olarak sorumlu olduğu, davacıya ait muavin defter kayıtlarının incelenmesinde ise davalının hakedişlerinden kesinti yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığının açıkça tespit edildiği, görüldüğünden davalı savunmalarına itibar edilmeyerek davanın kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş, alacak tutarlarına ödenme tarihlerinden geçerli avans faizi yürütülmüştür....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi -K A R A R- Dosya içerisindeki belgeler ile ileri sürülüş itibariyle dava, dava, davacının iş akdinin haksız fehsi nedeniyle işçilik alacakları istemine ilişkindir. Başkanlar Kurulu Kararı ve Yargıtay Yasasının 14. maddesine göre temyiz inceleme görevi Yüksek Yargıtay 22. Hukuk Dairesine aittir. Bu nedenlerle dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 24.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Y A R G I T A Y K A R A R I Uyuşmazlık, hizmet tespiti ile birlikte açılan bir kısım işçilik alacakları isteğine ilişkin olup, dosyanın temyizen incelenmesi 21. Hukuk Dairesinin görev alanı içerisine girmektedir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle dosyanın 21. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 05.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi....


