Davacının işten çıkarılmasında farklı nedenle bahane edildi ancak ben bu husuları fazla bilmem davacının işten çıkarılmasının asıl nedeni sendikalı olmasıdır. “ şeklinde, Davalı Taniği DAVA TÜRÜ: İŞE İADE;”davacı benim dolabıma sendika broşürleri asıyordu. Daha önce ben bu durum gördüm ancak sesimi çıkarmadım ikinci defa yine gönrüm mescitlere ve wc'lere sendika büroşürleri bıraktığnıı birebir gördüm. Ben broşürleri alıp yanımda Kıymet ile birlikte davacının yanına gittim. Orada davacı ... ... vardı ancak ...'a birşey demedim. Davacıya " benim dolabıma sendika broşürü yapıştırmayın, benim mescidime ve wc tuvaletime sendika broşürü bırakmayın" dedim o da " ben atarım" dedi. Bende " sen sendika broşürü atmayacaksın ben kimsenin attığı sendika broşürünü temizletmek zorunda değilim " dedim. Ben davacıya başka bir şey demedim. Davacıya " o broşürleri sana yediririm" demedim....
de bulunan fabrikada çalışan sendika üyesi 7 işçinin iş akdinin farklı tarihlerde feshedildiği, 10 işçinin ise sendika üyeliğinden istifa ederek işyerinde çalışmaya devam ettiği, işyerinde yetkili bir sendika bulunmadığı, sendika tarafından iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği bildirilen Hamdi Dinçer ve Abdullah Korkut isimli işçilerin iş akdinin haklı nedenle feshedildiği ve açmış oldukları işe iade davalarının reddine yönelik kararların Dairemizce onandığı ( 23.12.2014 tarih 2014/15941 E ve 23110 K sayılı ve 26.03.2014 tarih 2014/1434 E ve 6906 K sayılı kararlarımız) , Fikret Demircan isimli işçinin ise iş akdinin davranışlarından kaynaklanan nedenlerle feshedildiği ve açmış olduğu dava neticesinde Dairemizce işe iadesine kararı verilmiş ise de bu işçinin sendikal nedenle iş akdinin feshedildiği yönünde bir iddiasının ve sendikal tazminat talebinin bulunmadığı (26.05.2015 tarih 2015/9349 E-9997 K sayılı kararımız ), davacının 26.07.2012 tarihinde Çelik İş Sendikasına üye olduğu...
Somut olayda, mahkemece karara esas teşkil eden bilirkişi raporu, sendika üye kayıt fişi, şahit beyanları ve tüm dosya kapsamından işyerinde sendikal örgütlenmenin muhtelif sendika yazışmalarına göre fesihten on beş gün önce başladığı ve kırk işçinin sendika üyesi olduğu, davacının 01.04.2013 tarihinde sendika üyesi olduğu ve işçinin aynı gün iş sözleşmesinin feshedildiği, fesih tarihi itibariyle davacının sendika üyesi olup olmadığının kesin olarak belirlenemediği, dosya kapsamında dinlenen şahitlerin beyanlarına göre işyerinde fesih tarihinden önce sendikal faaliyet olduğunun ispat edilemediği ve emsal işçilerin sendikal gerekçe ile fesih iddiası ileri sürülen işe iade istemlerine ilişkin olarak sendikal sebep bulunmadığına ilişkin kararlarının (Dairemizin 21.04.2014 tarihli 2014/9193 esas 2014/8936 karar ve 2014/9194 esas 2014/8934 sayılı kararları) Dairemiz denetiminden geçerek onandığı anlaşılmaktadır....
Fıkrasının düzenleniş şekli nedeniyle iş güvencesi kapsamında kalmayan davacı işçinin işe iade davası açamayacağı ve sendikal tazminat isteyemeyeceği kabul edilmiştir. Ne var ki, iş akdine sendikal nedenle son verilen bir işçinin işe iade davası açmasını ve sendikal tazminat talep edebilmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenen iş güvencesi kurallarına bağlamak yukarıda sayılan Uluslararası sözleşmelere, insan haklarına, Anayasa’daki temel hak ve hürriyetlere, eşitlik ilkesine ve sosyal hukuk devletinin gereklerine aykırı olduğu gibi Uluslar arası Çalışma Örgütü (ILO) Denetim Organlarının (Uzmanlar Komitesi, Sendika Özgürlüğü Komitesi) raporlarındaki değerlendirmelerinde de açıkça görüleceği üzere örgütlenme özgürlüğünün teminatına ilişkin genel tutumuna da ters düşmektedir....
A.Ş. işçisi olarak gösterildiğini, davacının işe iade istemiyle açmış olduğu davada Belediye Başkanlığı işçisi olduğunun kesinleştiğini, davacının Belediye Başkanlığına işe iade başvurusunda bulunduğu halde işe başlatılmadığını, davacının iş sözleşmesinden doğan kıdem, ihbar, işe iade davasından kaynaklanan 4 aylık ücret ve 4 aylık tazminatlarının Toplu İş Sözleşmesi dikkate alınmaksızın ödendiğini, yine yıllık ücretli izin alacağının da toplu iş sözleşmesine göre iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan sosyal yardımları ile ikramiye prim ve ilave tediye alacaklarının ödenmediğini öne sürerek belirtilen işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
Daha evvel, Yargıtay denetiminden geçen emsal işçiler tarafından açılan işe iade davalarında davacı ile aynı tarihlerde işten çıkarılan işçilerin sendikaya üye olmaları sebebi iş sözleşmelerinin feshedildiği kabul edilerek sendikal tazminata hükmedilmiş ve emsal nitelikteki bu kararlar onanarak kesinleşmiştir. Tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; davacının iş sözleşmesinin sendikaya üye olması sebebi ile feshedildiği ve sendikal tazminat talebinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir. Mahkemece feshin sendikal sebebe dayandığı gerekçesiyle işe iade kararı verilmesi yerindedir. Ancak dava dilekçesinde işe başlatmama tazminatı sekiz aylık ücret seviyesinden istendiği gözetilerek işçinin bir yıllık ücreti tutarında hüküm altına alınması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı olup bozmayı gerektirmiştir....
Daha evvel, Yargıtay denetiminden geçen emsal işçiler tarafından açılan işe iade davalarında davacı ile aynı tarihlerde işten çıkarılan işçilerin sendikaya üye olmaları sebebi iş sözleşmelerinin feshedildiği kabul edilerek sendikal tazminata hükmedilmiş ve emsal nitelikteki bu kararlar onanarak kesinleşmiştir. Tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; davacının iş sözleşmesinin sendikaya üye olması sebebi ile feshedildiği ve sendikal tazminat talebinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir. Mahkemece feshin sendikal sebebe dayandığı gerekçesiyle işe iade kararı verilmesi yerindedir. Ancak dava dilekçesinde işe başlatmama tazminatı sekiz aylık ücret seviyesinden istendiği gözetilerek işçinin bir yıllık ücreti tutarında hüküm altına alınması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı olup bozmayı gerektirmiştir....
Daha evvel, Yargıtay denetiminden geçen emsal işçiler tarafından açılan işe iade davalarında davacı ile aynı tarihlerde işten çıkarılan işçilerin sendikaya üye olmaları sebebi iş sözleşmelerinin feshedildiği kabul edilerek sendikal tazminata hükmedilmiş ve emsal nitelikteki bu kararlar onanarak kesinleşmiştir. Tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; davacının iş sözleşmesinin sendikaya üye olması sebebi ile feshedildiği ve sendikal tazminat talebinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir. Mahkemece feshin sendikal sebebe dayandığı gerekçesiyle işe iade kararı verilmesi yerindedir. Ancak dava dilekçesinde işe başlatmama tazminatı sekiz aylık ücret seviyesinden istendiği gözetilerek işçinin bir yıllık ücreti tutarında hüküm altına alınması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı olup bozmayı gerektirmiştir....
Şirketi'nin sigortalısı olarak 24/07/2013-20/08/2016 tarihleri arasında çalıştığını, davacının 13/07/2016 tarihinde Nakliyat-İş Sendikası'na üye olduğunu, akabinde iş akdinin iş yerinde istihdam fazlalığı oluştuğu, başka illerde değerlendirme olanağının da bulunmadığı gerekçesiyle feshedildiğini, işverenin, davacının işe iade davası açmasını önlemek için, mutabakat şeklinde fesih bildirimi imzalattığını, fesihten sonra işyerine işçi alımına devam edildiğini belirterek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmayan süre nedeniyle 4 aylık ücret tutarının ve feshin gerçek nedeni sendikal faaliyet olduğundan 6356 sayılı Yasanın 25. maddesine göre işçinin başvurusu, işverinin işe başlatması veya başlatılmaması koşuluna bağlı olmaksızın işe iade tazminatının bir yıllık ücretten az olmayacak şekilde belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir....
Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir. İşverenin, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25'inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, işe iade davası açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez....


