WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, kısa kararda itirazın kaldırılması talebinin kabulüne ve ... adresindeki taşınmazdan davalının tahliyesine karar verildiği halde gerekçeli kararda itirazın kaldırılması talebinin kabulüne ve davalının ... adresindeki taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir. Bu durumda kısa karar ile gerekçeli karar çelişkili bulunmaktadır. 10.4.1992 gün, 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni oluşturur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile yeni bir karar vermekten ibarettir....

- K A R A R - Menfi tespit davası, taraflar arasında derdest itirazın kaldırılması iflas davasında menfi tespit davasındaki iddianın savunma sebebi olarak ileri sürülebileceği gerekçesiyle reddedilmiştir. Menfi tespit davasının açılmasında davacının dava tarihi itibariyle hukuki yararının bulunması gerekir. İİK.nun 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali ve İİK.nun 158 ve 173. maddelerinde düzenlenen itirazın kaldırılması ve iflas davasından sonra menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Somut olayda kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip 10.08.2005 tarihinde başlatılmış olup, menfi tespit davası 18.08.2005 tarihinde açılmıştır. Alacaklı 28.11.2005 tarihinde takip yolunu iflasa çevirmiş, borçlunun itirazı üzerine itirazın kaldırılması ve iflas davası açılmıştır....

Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan tahliye istekli icra takibine vaki itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesine, tazminat isteğinin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacı vekilinin icra inkar tazminatına ilişkin temyizine gelince; Davacı vekili, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine itirazın kaldırılması, tahliye ve icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir....

Dava itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir. Davacı alacaklı tarafından sözlü kira ilişkisine dayanılarak, davalı borçlu hakkında tahliye istemli icra takibi yapılmıştır. Takip talepnamesinde, aylık 500 TL üzerinden 2009/Ocak – 2011/Şubat arası toplam 13.000 TL kira alacağı ve 1.264,58 TL işlemiş faizin davalı borçludan tahsili istenilmiştir. Davalı borçlu yasal süresinde verdiği borca itiraz dilekçesinde; alacaklıya her hangi bir borcu bulunmadığını bildirmiştir. İtirazın kaldırılması ve tahliye istemiyle açılan işbu dava sonunda mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmiştir. Kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesi İİK.’nun 269 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 269/b maddesi hükmü takibe itiraz edilmesi halinde itirazın kaldırılması ve tahliye istenmesi gereğini düzenlemiştir....

Şayet itirazın kaldırılması davası devam etmekte ise tahliye davası yargılama devam ettiği sürece her zaman açılabilir. Eğer itirazın kaldırılması kararı kesinleşmiş ise bu takdirde tahliye davası itirazın kaldırılması kararının kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Zira İİK.nun 269/a maddesinde "takibin kesinleşmesi halinde tahliye davasının ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde açılması gerektiği" öngörülmüştür. Yasa koyucunun amacının 269/a maddesinde olduğu gibi tahliye davası için süre bakımından bir sınırlama getirmek olduğuna göre bu madde de öngörülen sürenin itirazın kaldırılması kararının kesinleşmesini müteakip açılacak tahliye davalarında da uygulanması gerekir....

Olayımıza gelince; Davacı vekili 03.10,2012 tarihli dava dilekçesinde borçlunun aleyhine yapılan takibe itiraz etmediğini belirterek temerrüt nedeniyle tahliye davası açtıktan sonra 15.10.2012 tarihli dilekçesiyle davasını itirazın kaldırılması ve tahliye olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir. Davacı vekili başlangıçta itirazın kaldırılması isteminde bulunmadığı halde yeni bir dava niteliğinde olan itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Bu şekilde yapılan ıslah HMK.'ya göre geçerli ve usulüne uygun bir ıslah olarak kabul edilemez. Bu durumda mahkemece usulüne uygun bir ıslah bulunmadığından süresinde yapılan itirazın kaldırılması istenmeden tahliye davası açılamayacağından davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, Ağustos 2012 ay kirasının ödendiği, diğer aylar yönünden muacceliyet koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir....

Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, icra inkar tazminatı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, yargılama aşamasında kiralanan tahliye edildiğinden tahliye hususunda karar verilmesine yer olmadığına, itirazın kaldırılması isteminin reddine ve şartları oluşmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine karar davalılar vekili tarafından icra inkar tazminatına yönelik olarak temyiz edilmiştir. İcra İflas Yasası’nın 68/son maddesi hükmü gereğince itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı diğer tarafın istemi üzerine % 40’dan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir....

Mahkemece takipten önce ödenen miktarın takipte istenen miktardan indirildikten sonra kalan miktar üzerinden itirazın kaldırılmasına ve bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde alacağın tamamı üzerinden itirazın kaldırılması ve inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değildir. SONUÇ: 1. bentte açıklanan nedenlerle tahliyeye ilişkin kararın ONANMASINA, 2. bentte yazılı gerekçe ile itirazın kaldırılması ve inkar tazminatına ilişkin kararın BOZULMASINA ve onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçluların itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davalı kiracının icra dairesine ileri sürdüğü itirazı İcra İflas Kanununun 62. maddesi kapsamında geçerli bir itiraz olmadığından davacı tarafın itirazın kaldırılmasına yönelik talebi fuzuli işlem olduğundan itirazın kaldırılması talebinin reddine, davalının tahliyesine karar verilmiş karar davalı borçlular tarafından temyiz edilmiştir....

Davalı itirazında 18.203 TL ana para borcunu kabul ettiğini, bunun dışında kalan miktara itiraz ettiğini beyan etmiştir.Davalı borçlu kabul ettiği 18.203 TL’yi 22/07/2010 tarihinde icra dosyasına yatırmıştır.İcra dosyasına ödenen paranın faizi ve diğer ferileri yönünden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi doğru değildir. 3-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İ.İ.K.68/son maddesi gereğince “itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu,talebin aynı nedenlerle reddi halinde alacaklı diğer tarafın talebi üzerine icra tazminatına mahkum edilir.” Davalılar vekili, davanın reddi istemi yanında davacının %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini de talep etmiştir. Mahkemece itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verildiğine göre,reddedilen kısım üzerinden davalı lehine icra tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir....

UYAP Entegrasyonu