Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhlerin terkini davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 27.09.2007 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 715 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki “... ... Vakfı” şerhinin terkini istemi ile açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kayıtlardaki vakıf şerhinin on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra işlendiğinden bahisle dava kabul edilmiştir. Hükmü, taraflar temyiz etmiştir. 1-5737 sayılı ... Kanunu 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir....
Ancak, Anayasanın 169. maddesinin koruyucu hükmü karşısında ormanlar üzerine hiç bir kısıtlayıcı şerh konulamayacağı gözetilmeden taşınmazın tapu kaydında yer alan haciz şerhinin kaldırılmasına karar verilmemiş olması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1. fıkrasında yer alan “tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” ibaresinden sonra gelmek üzere “taşınmazın bu bölümleri üzerinde yer alan haciz şerhinin kaldırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK'nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 20/12/2017 günü oy birliği ile karar verildi....
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HUMK.nun 440. maddesinde yazılı nedenlere uymadığından yerinde görülmemekle birlikte; Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davalı hissesi üzerindeki haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmadığı ve 7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun .../... fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği bu sefer yapılan incelemede anlaşılmakla, Davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 07.06.2018 gün ve 2018/101-2018/11823 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yeniden yapılan incelemede; Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun .... maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescili istemine ilişkindir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu iptali ve tescili davasının devamı sırasında ... adına kayıtlı taşınmazların tapu kaydına davalı ... tarafından 05/08/2019 tarihinde, davalı ... tarafından 11/09/2019 tarihinde haciz uygulandığı, davacının açtığı 2016/118 Esas sayılı tapu iptal ve tescil davasında verilen kabul hükmünün 17/04/2019 tarihinde kesinleşmesiyle davacının hissesini geri aldığı, tapu iptal ve tescil istemli davanın tarihinin davalı idarelerce konulan haciz tarihlerinden önce olduğu, davacının hissesini geri almasıyla bu hacizlerden sorumlu olmayacağı, "ayni hakkın üstünlüğü ilkesi" uyarınca dava konusu 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlarda davacı ...'in hissesi üzerindeki 05/08/2019 ve 11/09/2019 tarihli hacizlerin terkini gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının hissesi üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Hukuk Dairesi'nin bozma ilamından sonra açılan birleşen davada davacı vekili, iddialarını tekrarlayarak dava konusu taşınmazların tapu kayıtları üzerindeki şerhlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada, davalı H.Bankası A.Ş., A. T.A.Ş, L.. A... ve A. Varlık A.Ş. vekilleri davanın reddini istemişti. Birleşen davada davalı E.. A.. vekili, teslim şartları gerçekleşmiş ise davacı adına olan daireler üzerindeki haciz şerhinin kaldırılmasını kabul ettiklerini, kabulden dolayı yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalarına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada, diğer davalılar yargılamaya katılmamıştır....
Bu nedenle taşınmaz üzerine haciz şerhi koyduran üçüncü kişileri bağlamayacaktır. Zaten yok hükmünde olan şerhinin tapuya hiç şerh edilmediği varsayılarak Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi uyarınca taşınmaza haciz koyduran üçüncü kişinin bu hakkının korunması, taşınmazların üzerindeki haciz şerhleriyle birlikte davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyoruz....
Tesbite esas alınan tapu kaydı yüzölçümü 27570 m2 olup, revizyon gördüğü, dava dışı 367 parselin (21400 m2) ve yine 381 parselin orman sayılmayan kesiminin(24874 m2), 368 parselin orman sayılmayan kesiminin (14145 m2)toplamı tapu kaydı miktarından çok fazladır.381 numaralı parselin orman sınırı içine alınıp, dava konusu edilen 13686 m2 bölümü, güneydeki tamamı orman sınırı içine alınıp kesinleşen 379 numaralı orman parseline bitişiktir. Bu durumda önceki bozma kararında açıklandığı gibi 6831 sayılı yasanın 1/F ve 1/G maddelerinin somut olaya uygulanma olanağı bulunmamaktadır. O halde davacıların orman kadastrosuna itiraz davalarının reddine karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın kabulüne ve kabule göre de taşınmazın tapu kaydında 2/B şerhi bulunmadığı, orman şerhi bulunduğu halde 2/B şerhinin silinmesine karar verilmesi ibabetsizdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar tarafından, davalı aleyhine 07.04.2005 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.02.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava tapu kaydı üzerindeki vakıf şerhinin silinmesi istemiyle açılmıştır. Mahkemece, 5334 sayılı yasayla 3402 sayalı yasanın 12. maddesine yapılan ekleme uyarınca kadastro Kanununun 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmayacağından diğer yandan kayıtlardaki vakfın sahih vakıflardan olduğu davalı idarece bildirildiğinden açılan davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacılar temyiz etmiştir....
ın bu vekaletname ile davacının 2 parsel sayılı taşınmazdaki payını sözleşmeye aykırı olarak davalı kooperatife devrettiğini, sözleşme tarihinden bu yana taşınmaz hakkında hiçbir iş ve işlem yapılmadığını, yapı ruhsatının dahi alınmadığını, davalı yüklenicilerin edimlerini ifa etmediklerini, dava konusu hisse üzerine diğer davalılar ....Dairesi tarafından da haciz şerhi konulduğunu ileri sürerek, sözleşmenin geriye dönük olarak feshini, 2 parsel sayılı taşınmazda davalı kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, tapu kaydı üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar .... vekilleri davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemişlerdir....


