İİK'nın 96/1. maddesi uyarınca istihkak iddiasının mülkiyet, rehin vb. haklardan birisine dayanılarak ileri sürülmesi gerekir. Gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında “mülkiyet ve rehin hakları” sözcüklerinin sınırlandırıcı anlam taşımadığı, ayrıca sınırlı ayni haklara, tapuya şerh verilmiş kişisel haklara, hapis hakkına, mülkiyeti muhafaza sözleşmesine, intifa hakkına dayanarak da istihkak davası açılabileceği kabul edilmektedir. Ancak somut olayda, üçüncü kişi yalnızca kiracılık sıfatına dayanmıştır. Kural olarak kiracının istihkak iddiasında bulunma hakkı yoktur. Diğer bir deyişle borç ilişkisinden kaynaklanan şahsi haklar sözleşmenin tarafı olmayan kişilere karşı ileri sürülemez. Dolayısıyla üçüncü kişi tarafından ileri sürülen geçerli bir istihkak iddiası yoktur....
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiası ile alacaklının karşı dava olarak İİK'nin 97/17 maddesi gereğince açtığı tasarrufun iptali talebine ilişkindir. 1. Davaya konu haczin borçlu şirketin güncel ticaret sicil adresinde yapıldığı dosya kapsamındaki ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmaktadır. Ayrıca haciz mahallinde borçlu şirkete ait tabela, çalışma talimatı, acil durumda aranacak kişiler başlıklı yazıda borçlu firma yetkilisi ...'ın adı ve numarası yer almaktadır. Tüm bu bilgi ve belgeler karşısında, İİK’nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğunun kabulü ile yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir....
Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. Mahkeme üçüncü kişinin açtığı bu davayı reddederken gecikme tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesini de kararlaştırmıştır. Oysaki İİK’nun 97/13. maddesinde: "(Değişik fıkra: 09.11.1988 – 3494/11 md.) İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın (Değişik ibare: 02/07/2012–6352 S.K./19.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur." düzenlemesi yer almaktadır....
Uyuşmazlık İİK 99 ve devamı maddeleri gereğince alacaklı tarafından açılmış 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılması davasına ilişkindir. 1-İstihkak davalarına İİK 97/11.madde hükmünce genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usülüne göre bakılır. Mahkeme, yasada belirtilen durumlar ayrık olmak üzere tarafla- rı çağırıp dinlemeden hükmünü veremez (HUMK. Md.73, 97/11,507-511)....
İİK.nun 96 vd. maddesine göre istihkak iddiası borçlu tarafından 3.kişi lehine veya 3.kişi tarafından bizzat kendi lehine yada İİK.nun 85/2 maddesi uyarınca borçlu ile malı birlikte elinde bulunduran kişiler, diğer bir 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunabilirler. Bu kişiler tarafından yasal sürede yapılan istihkak iddiası ile dava açma süresi kesilir. İİK.nun 97/1 maddesinde öngörülen prosedürünün işletilmesi halinde icra mahkemesinin takibin devamına veya ertelenmesine ilişkin kararının 3. kişiye tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde istihkak davasının açılması gerekir. Bu karar tebliğ edilmediği takdirde hacizli mal satılıp bedeli alacaklıya ödeninceye kadar davacı 3. kişi tarafından istihkak davası açılabilir. Somut olayda, 13.07.2012 tarihinde yapılan taşınır mal haczi sırasında hazır bulunan borçlu haciz esnasında önce dava dışı .......
İcra Müdürlüğünce, 2015/1974 sayılı takip dosyasında 11.06.2015 tarihinde yapılan hacze ilişkin üçüncü kişi tarafından öne sürülen istihkak iddiası uyarınca İİK’nin 96-97. maddeleri gereğince takibin devamı ya da taliki konusunda bir karar verilmesi için icra dosyası İcra Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece, üçüncü kişinin istihkak iddiasına ilişkin varakanın borçlu tarafa 24.06.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak borçlu şirket temsilcisinin üç günlük yasal süre geçtikten sonra 09.07.2015 tarihinde istihkak iddiasına itiraz ettiği gerekçesi ile borçlu tarafın istihkak iddiasına ilişkin itirazın reddine karar verilmiş, karar borçlu şirket vekilince temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, İİK’nin 97/1. maddesi uyarınca İcra Müdürlüğünün İcra Mahkemesinden takibin taliki ya da devamı konusunda bir karar verilmesi isteğine ilişkindir. 1....
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. İİK.nun 96 vd. maddesine göre istihkak iddiası borçlu tarafından 3.kişi lehine veya 3.kişi tarafından bizzat kendi lehine yada İİK.nun 85/2 maddesi uyarınca borçlu ile malı birlikte elinde bulunduran kişiler, diğer bir 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunabilirler. Bu kişiler tarafından yasal sürede yapılan istihkak iddiası ile dava açma süresi kesilir. İİK.nun 97/1 maddesinde öngörülen prosedürünün işletilmesi halinde icra mahkemesinin takibin devamına veya ertelenmesine ilişkin kararının 3. kişiye tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde istihkak davasının açılması gerekir....
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir. Kural olarak, 3.kişinin istihkak iddiasına itiraz etmeyen borçlunun istihkak dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmesi gerekmez. Çünkü istihkak davasında asıl çekişme 3.kişi ile takip alacaklısı arasındadır. Davanın borçluya yöneltilmesi için borçlunun istihkak iddiasına karşı çıkması haczedilen malın kendisine ait olduğunu ileri sürerek çekişme yaratmış olması gerekir.Somut olayda davalı borçlu şirketin böyle bir çekişme yaratmadığı anlaşıldığından davaya dahil edilmesine gerek olmadığı gibi bu yöndeki ara kararının yerine getirilmemiş olmasının da davanın red sebebi yapılması doğru görülmemiştir. İİK 97/9 madde gereğince, kendisine istihkak talebinde bulunma imkanı verilmemiş 3.şahıs, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında hacze ıttıla tarihindeh itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açabilir....
Hemen belirtmek gerekir ki, İİK'nin 97/1 maddesinde öngörülen prosedürün işletilmesi halinde icra mahkemesinin takibin devamına veya ertelenmesine ilişkin kararının üçüncü kişiye tefhim ya da tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde istihkak davasının açılması gerekir. Bu karar tefhim veya tebliğ edilmediği takdirde hacizli mal satılıp bedeli alacaklıya ödeninceye kadar 3. kişi tarafından istihkak davası açılabilir. İstihkak iddiasını daha önce ileri sürme olanağı bulamayan üçüncü kişi, haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde, hacizli mal hakkında, doğrudan istihkak davası açabilir. Somut olayda, İİK 97/ 1 maddesinde öngürülen prosedür dava dışı... Et ve Et ürünleri...Şti hakkında işletilmiş olup eldeki dava ise üçüncü kişi... Gıda Traım ve Et ve Et ürün...Şti tarafından doğrudan açılarak istihkak iddiasında bulunulmuştur ki bunu engelleyen yasal bir düzenleme yoktur....
İİK’nin 97/3. maddesinde: “…Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan 36 ncı maddede gösterilen teminat alınır.…“ düzenlemesi ve aynı maddenin 13. fıkrasında ise: “…Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/11 md.) İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur…“ düzenlemesi yer almaktadır. İstihkak davası red ile sonuçlanıp, teminat karşılığında takip de durduğuna göre İİK’nin 97/13. maddesi uyarınca ala- caklı yararına tazminata da hükmedilmesi gerekir. Esasen buradaki tazminat niteliği itibarı ile de kötü niyet ya da inkâr değil gecikme tazminatı olarak değerlendirilmelidir....


