WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesini tekrarla borçlunun zilyetliğindeymiş gibi menkullerin haczedildiğini, haczedilmezlik şikayetinin ve İİK 97-99 uncu maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayetinin değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet ile üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99. maddeleri 3....

Kişi lehine olduğu alacaklı vekilinin iddialarının istihkak davasının konusunu teşkil ettiği anlaşıldığından mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olmakla yerinde bulunmayan istinaf talebinin reddine “ gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine oy çokluğu ile karar vermiştir. D) Temyiz; Kararı alacaklı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: İcra Müdürlüğünün talebinin yasal dayanağı İİK. nın 97/1. maddesidir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’ nun “ Üçüncü şahsın istihkak iddiası “ başlıklı 97/1. maddesi; İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikine karar verir. İİK. nın 97/5. maddesi ise; “ Takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararı kesindir. “ hükmünü içermektedir....

Kazan İcra Müdürlüğünce İİK.nun 97/1 maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosya tevdii edilen Kazan İcra Hukuk Mahkemesince " 3. kişinin istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına" karar verilmiştir. İİK.nun 97/1 maddesi gereğince icra hakimliğince yapılacak inceleme sonunda " takibin devamına veya talikine" karar verilmesi gerekirken kanunun bu hükmüne aykırı olarak " İstihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına" karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden alacaklıya geri verilmesine 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

E) Gerekçe: İcra Müdürlüğünün talebinin yasal dayanağı İİK. nın 97/1. maddesidir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’ nun “ Üçüncü şahsın istihkak iddiası '' başlıklı 97/1. maddesi; İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikine karar verir. İİK. nın 97/5. maddesi ise; “ Takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararı kesindir. '' hükmünü içermektedir. Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki diğer sebeplerin yanı sıra '' İcra Mahkemesinin icra müdürlüğünün talebi ve hatalı hukuki değerlendirmesiyle bağlı olmadığı, '' gerekçesine yer verilmiş ise de bu gerekçe İİK. nun 97/1. maddesindeki düzenlemeye aykırıdır....

(İİK 97/6)İcra müdürlüğüne istihkak iddiasını bildirmeyen 3.kişi haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde doğrudan doğruya icra mahkemesinde istihkak davası açabilir.(97/9) Davacı 3.kişinin 09.06.2009 tarihli haczi, en geç mahkemenin 2009/38-47 E-K dosyasındaki şikayet tarihi olan 15.06.2009 tarihinde öğrendiğinin mahkemece kabulü doğrudur. Ancak, somut olayda, 09.06.2009 tarihli haciz tutanağından dava konusu aracın, araç şöförü ... huzurunda fiilen haczedildiği,araç şöförünün istihkak iddiasının 3. kişinin istihkak iddiası olduğu gerekçesiyle istihkak iddisına karşı dava açması için 3 gün süre verildiği anlaşılmaktadır. Ancak araç şöförü istihkak iddiasında bulunan 3.kişi olarak kabul edilmiş ise de davacı ve borçlu şirketle bağlantısı yönünden dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanamamıştır. Bu nedenle öncelikle, haciz sırasında hazır bulunan araç şoförü ...'ın davacı 3.kişi şirket yetkilisi veya temsilcisi olup olmadığının tesbiti gereklidir....

İstihkak iddiası üzerine İcra Müdürlüğünce İİK. nun 97/1 maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Prosedür işletilmemişse, dava açma süresi henüz başlamış olamayacağından 3.kişi davasını hacizli mal satılarak bedeli alacaklıya ödenmesine kadar açılabilir. Prosedür işletilmişse icra mahkemesince verilecek kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davasını açabilir.(İİK.97/6) Somut olayda prosedür işletilmeden icra müdürünce hatalı olarak davacının isteminin reddine karar verilmiştir. Bu işlem dava açma süresini kesmiş olan davacı 3.kişi yönünden, hacizli malın satılarak bedelinin alacaklıya ödenmesine kadar dava açmasına engel teşkil etmez çünkü İİK’nun 97/1 maddesindeki prosedür işletilmemiştir....

Alacaklı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değilse de; İİK'nın 97. maddesi ile,"(97/1. fıkra )İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra müdürü dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikine karar verir. (97/3. fıkra )Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan 36'ncı maddede gösterilen teminat alınır. (97/5. fıkra )Takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararı temyiz olunamaz. ( 97/6. fıkra )Üçüncü şahıs, icra mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmaya mecburdur. Bu müddet zarfında dava edilmediği takdirde üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır." düzenlemesi getirilmiştir....

Mahkemece yapılan inceleme sonucunda, mülkiyet iddiasında bulunulan konteynırların satımına ilişkin şirket adına düzenlenen fatura ve yine şirket adına yapılan kira sözleşmesi dikkate alındığında, yasa gereği mülkiyeti ispata yeter belgeler oldukları anlaşılmakla; İİK-97/a-2.maddesi uyarınca taktiren üçüncü kişinin istihkak iddiasını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 27/03/2013 tarihli haciz işleminin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık; üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca ileri sürdüğü “istihkak iddiası” ile ilgili İİK’nun 97/1. maddesi uyarınca takibin devamı ya da taliki yönünde bir karar verilmesi isteğine ilişkindir. İİK’nun 97. maddesinin 1. fıkrasında: "İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir....

Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkına dayalı olarak ileri sürdüğü istihkak iddiasına alacaklı tarafın itiraz edilmesi üzerine İİK’nin 97/1. maddesi uyarınca İcra Müdürlüğü'nün İcra Mahkemesi'nden takibin taliki ya da devamı konusunda bir karar verilmesi isteğine ilişkindir. Anılan gönderme kararı üzerine İcra Mahkemesi'nce yapılacak inceleme sonrası "takibin devamına veya ertelenmesine" karar vermekle yetinilmelidir. Bu inceleme yapılırken İcra Mahkemesi'nce duruşma açılabilir ise de, açılmış bir "istihkak davası" varmışçasına inceleme yapılarak haczedilen mallar üzerindeki 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilemez. Üçüncü kişinin İİK'nun 97/6. maddesi gereğince istihkak davası açma hakkı bulunmaktadır. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir....

İcra Mahkemelerinin kararları ilke olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmezse de, ihalenin feshi (İİK m.134), İstihkak davaları (İİK m.97, 99 ve 228), ilamın zamanaşımına uğramış olduğu (İİK m.33/a, II) hususunu karara bağlayan İcra Mahkemesi kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil ederler. Bu noktada, istihkak davası teknik anlamda müspet bir tespit davası olup, şikayet (İİK m16) değildir. Davacı/üçüncü kişi bu dava ile "malın mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitini" ve bu nedenle "mal üzerindeki haczin kaldırılmasını" ister. İstihkak davasında her türlü delil caizdir ve icra mahkemesi bu delilleri serbestçe takdir eder (İİK m.97/17, c.2). İşte bu nedenledir ki, istihkak davasına genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne (HUMK m507-511) göre bakılır (İİK m.97/11). Öyleyse İcra Mahkemesi, istihkak davası hakkındaki incelemesini mutlaka duruşmalı olarak yapmak zorundadır (HUMK m.73)....

UYAP Entegrasyonu