Somut olayda, takibe konu 13.01.2009 tarih ve 1078 yevmiye numaralı ipotek akit tablosunun incelenmesinde, borca karşılık 200.000,00 TL bedelle 1. derecede, faizsiz ve fekki bildirilinceye kadar süre ile kurulan ipoteğin kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmesi nedeniyle kesin borç ipoteği niteliğinde olduğu, dolayısıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmlı takip yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nın hükmün kapsamını düzenleyen 297. maddesinin 1. fıkrasının b bendi gereğince hükümde; tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri bulunmalıdır. Mahkemenin gerekçeli karar başlığında bu hükme aykırı olacak şekilde şikayetçilerden Termotek ... Ltd. Şti.'...
İcra Müdürlüğü'nün 2016/3356 E. sayılı dosyasına yatırıldığını, ipotek alacaklısının mirasçılarının, tebligata rağmen icra dairesine gelerek parayı almadığını ileri sürerek icra müdürlüğünden ipoteğin fekki hakkında karar verilmek üzere dosyanın icra mahkemesine gönderilmesini talep etmiş, icra müdürlüğü kanalıyla dosyanın gönderildiği mahkemece istemin kabulüne karar verildiği görülmüştür. İİK'nun 153/1. maddesi ile; "İpotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklısının gaip ve yerleşim yerinin meçhul bulunduğunu veya borcu almaktan ve ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse, icra dairesi, on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ eder....
İİK'nun 153. maddesinde; "İpotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklısının gaip ve yerleşim yerinin meçhul bulunduğunu veya borcu almaktan ve ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse icra dairesi on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ eder. Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelip de kanunen makbul bir sebep beyan etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde borçlu borcunu icra dairesine tamamıyla yatırırsa icra mahkemesi verilen paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir. Bu karar tapu dairesine tebliğ edilerek ipotekli taşınmazın siciline geçirilir" hükmü yer almaktadır. Somut olayda...1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/707 E.-2015/814 K. sayılı kararının incelenmesinde, şikayete konu 4 ve 6 numaralı bağımsız bölümlerle ilgili bir karar verilmediği görülmektedir....
İİK'nun 153/1. maddesinde "İpotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklısının gaip ve yerleşim yerinin meçhul bulunduğunu veya borcu almaktan ve ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse, icra dairesi, on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ eder. Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelipte kanunen makbul bir sebep beyan etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde borçlu borcunu icra dairesine tamamiyle yatırırsa icra mahkemesi verilen paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir... " düzenlemesine yer verilmiştir....
Somut olayda, takibe konu 13.01.2009 tarih ve 1076 yevmiye numaralı ipotek akit tablosunun incelenmesinde, borca karşılık 200.000,00 TL bedelle 1. derecede, faizsiz ve fekki bildirilinceye kadar süre ile kurulan ipoteğin kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmesi nedeniyle kesin borç ipoteği niteliğinde olduğu, dolayısıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmlı takip yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nın hükmün kapsamını düzenleyen 297. maddesinin 1. fıkrasının b bendi gereğince hükümde; tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri bulunmalıdır. Mahkemenin gerekçeli karar başlığında bu hükme aykırı olacak şekilde şikayetçilerden ....'...
İcra Müdürlüğü'nün 2014/6175 E. sayılı dosyasına yatırıldığını, ipotek alacaklısının, tebligata rağmen icra dairesine gelerek parayı almadığını ileri sürerek icra müdürlüğünden ipoteğin fekki hakkında karar verilmek üzere dosyanın icra mahkemesine gönderilmesini talep etmiş, icra müdürlüğü kanalıyla dosyanın gönderildiği mahkemece istemin kabulüne karar verildiği görülmüştür. İİK'nun 153/1. maddesi ile; "İpotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklısının gaip ve yerleşim yerinin meçhul bulunduğunu veya borcu almaktan ve ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse, icra dairesi, on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ eder....
Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine karşı açılmış menfi tespit davası ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Davaya konu olan 28.05.2010 tarihli ipotek belgesinde 50.000 TL üst sınır ipoteği tesis edildiği, davacı ...'nun ipotek borçlusu, davalının ipotek lehtarı olduğu anlaşılmaktadır. Kural olarak, davalı ipotek alacaklısının alacak miktarını ve alacağın varlığını yazılı belgeyle kanıtlaması gerekir. Mahkemece bu yönden davalıya alacağın varlığını ispat imkanı tanınarak, davalının lehtar olduğu 50.000 TL bedelli 10.01.2010 keşide tarihli senet de dikkate alınarak karar verilmesi gerekir....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Tarih : 13.06.2008 No : 373-383 Taraflar arasındaki ipoteğin fekki-maddi manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin taşınmazı üzerinde oğlu dava dışı ...’ın kullandığı ticari kredinin teminatı olarak davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç tamamen ödendikten sonra ipoteğin kaldırılmasının bankadan talep edildiğini, davalı bankanın önce ipoteğin fekkini kabul etmişken daha sonra dava dışı ...’in Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinden kaynaklanan borcunun bulunduğu gerekçesiyle taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırmadığını, müvekkilinin bu durumdan olumsuz olarak etkilendiğini ileri sürerek taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine, 450 YTL maddi, 5.000,00....
Asliye Ticaret Mahkemesince, yargılama sırasında davacının ipoteğin fekki talebinin davalı tarafça yerine getirildiği, davacı tarafından dava açılmadan evvel taşınmaz üzerindeki ipoteğin terkini için noter ihtarnameleri ile talepte bulunulmasına rağmen davalının terkin edilmesi gereken ipoteği terkin etmediği, dava açıldıktan sonra terkin ettiği, bu haliyle davanın açılmasına sebep olduğu gerekçesiyle, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına davalının yargılama giderleriyle sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bankası lehine birinci derecede ipotek tesis etttiği" şeklinde düzenleme bulunduğu yine benzer şekilde ayrıca bunların dışında hangi sebepten dolayı her ne ad altında olursa olsun bankaya karşı doğmuş ve doğacak gerek TL veya döviz cinsi, gerekse dövize endekslenmiş bilcümle borçlarına da teminat teşkil etmek üzere banka lehine tesis edilmiş şekilde düzenleme bulunduğu, ipoteğin, ileride doğabilecek alacağı da teminat altına alması dikkate alındığında, niteliğinin üst sınır ipoteği olduğu, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dışı şirketlerin davalı banka nezdinde 190.080,35.TL riskinin bulunduğunun belirlendiği, dava konusu ipoteğin kuruluş şekli üst sınır ipoteği olduğundan, ipoteğin doğacak borçların da temini olarak verildiği ve borcun halen devam etmesi sebebiyle, davacının ipoteğin kaldırılmasını talep edemeyeceği, ipoteğin, sonradan çekilen kredi borcunun teminatını oluşturmadığı yönündeki iddianın yersiz olduğu, ipoteğin fekki şartlarının oluşmadığı...


