Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdüne rağmen ipoteği terkin etmezse taşınmaz maliki rehnin fekkini (kaldırılmasını) dava yoluyla isteyebilir. Somut olaya gelince; Kaldırılması istenen ipotek malikinin davacı olduğu Küçükçekmece, 634 parsel sayılı taşınmazdaki 10/1600 arsa paylı zemin kat 33 numaralı dükkân niteliğindeki tapu kaydı üzerindedir. Davalılar, 12.09.2000 tarihli resmi senetle tesis olunan ipoteğin davalıların miras bırakanı ...’in davacının eşi olan ....e, Güzelkent Hukukçular ve İdareciler Konut Yapı Kooperatifindeki tripleks villanın satışından kaynaklanan alacağın teminatı amacıyla konulduğunu bu alacağın ödenmediğini savunmuş, mahkemece de savunma doğrultusunda dava reddedilmiştir....
Bu kural uyarınca üst sınır ipoteğinde alacak bakımından bir üst sınır tespit edilerek teminatın kapsamı saptanmaktadır. Bu şekilde rehin edilen alacağın tutarı değil, ipotekli gayrimenkulün sorumlu olduğu üst miktar belirlenmektedir. O halde teminat, alacağı ve alacaklı icra takibi yapmışsa takip giderleri ile temerrüt faizlerini, üst sınıra kadar sınırlamaya tabi olmaksızın sağlamaktadır. Bu bakımdan üst sınır ipoteği kurulurken akit tablosuna üst sınır belirlenmesi yapıldıktan sonra “ bu meblağa ilaveten” denilmek suretiyle ilave yapma olanağı bulunmamaktadır. Yapılsa da geçerli sayılmaz. Kısaca, ipoteğin üst sınır ipoteği olması durumunda borçlu sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Diğer taraftan taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunludur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı belediye, davalı şirketler ile aralarında hizmet sözleşmeleri bulunduğunu, dava dışı işçinin iş mahkemesinde açtığı dava sonunda işçiye 15635 TL ödediklerini, bu miktardan işçiyi çalıştıran davalı şirketlerin sorumlu olduklarını ileri sürerek, bu miktarın davalılardan tahsili istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir....
ye geçmiş olup dava tarihinin 13/01/2021 olduğu dikkate alındığında , dava tarihi itibariyle dava konusu alacak muaccel hale gelmiştir. Söz konusu ipotek akit tablosu incelendiğinde belirlenen bedelin kesin ipotek bedeli olduğu anlaşılmakla, ipotek akit tablosunda belirlenen 200.000 USD 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir....
Bankası A.Ş ... şubesinden 25/02/2016 tarihli genel kredi sözleşmesi ile kullandığı kredinin müteselsil kefili olduğu ve ayrıca taşınmazını ipotek verdiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacının kredi borcunun 170.000-TL'lik kısmını ödemek zorunda kaldığı, davacının davalılar aleyhine ödediği bedelin rücuen tahsili amacıyla İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2018/12994 sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu, toplam takip çıkışı alacağın 195.779,45 TL olduğu, davacının davalı şirketin alacağı için kendi aleyhine başlattığı İzmir 13. İcra Müdürlüğü' nün 2018/7700 sayılı dosyasındaki 40.465,47 TL' yi mahsup ettiği ve kalan 155.313,98 TL için eldeki davayı açtığı, davacının aynı zamanda ipotek borçlusu olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz....
ücreti yönünden davalının sorumluluğunun olmadığı belirtilerek, ipotek takibinden bu tutarı tahsil etmelerinin önüne geçildiğini, Mahkemenin gerekçesinde; ipotekli taşınmazın malikinin, yapılacak ödeme sonrasında ödediği tutar için alacağı takip hakkı doğacağını, bu durumda ipotek akit tablosunda imzası bulunmayan davalının vekalet ücretinden de sorumlu olacağını, açıkçası bu davayı hiç ilgilendirmeyen bir gerekçeyi yazmasının taraflarınca anlaşılamadığını, eldeki davanın ipotekli taşınmaz maliki ile davalı arasında, ipotekli taşınmaz malikinin zarar yahut ödediği meblağa ilişkin halefiyet esasına dayanan bir dava olmadığını, Mahkemece böyle bir davanın müstakbel yargılamasını da hesaba katar şekilde karar verilmesinin ve bu karar verilirken ipotek akit tablosunda yer alan bir alacağın üzerinin çizilmesinin hukuki olmadığını, davalı ile ipotekli taşınmaz maliki arasındaki müstakbel bir davada ileri sürülebilecek bir argümanın bu davada tartışılmasının, daha da önemlisinin bu taraflar arasında...
Dava konusu uyuşmazlık davacı banka ile dava dışı taşınmaz malikinin davalı bankaya olan kredi borcunu kapatmak amacıyla taşınmaz maliki ile aralarında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca taşınmaz malikinin davaya konu taşınmaz üzerindeki ipoteklerin fek edileceğini taahhüt etmesi üzerine bu taahhüde istinaden davacı tarafından davalı bankaya ödeme yapılmasına rağmen taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmaması nedeniyle davacının yapılan ödeme sonrası ipoteğin kaldırılmasını talep edip edemeyeceği hususunda olduğu anlaşılmıştır. Celp ve tetkik olunan kredi sözleşmesinin incelenmesinde davacı banka tarafından dava dışı ipotekli taşınmaz maliki ---- kullandırıldığı görülmüştür. Celp ve tetkik olunan --- tarihli ipotek belgesinin incelenmesinde dava dışı ---maliki olduğu---- bulunan ipoteğe konu taşınmaz ile ilgili davacı lehine üçüncü dereceden ---- bedel ile ipotek tesis edildiği görülmüştür....
DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : 13/03/2021 KARAR TARİHİ : 17/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15/12/2016 tarihinde satın almış olduğu dava konusu ....3 No 'lu bağımsız bölümlü gayrimenkul kaydında davalı banka lehine 10/07/2009 tarihli ipotek konulduğunu, geçen sürede gayrimenkulün kaydındaki ipotek ile güvence altına alınan alacağın sona ermesi nedeniyle bu alacağa teminat olarak verilmiş ipoteğin boşa çıktığının tespit edildiğini, alacağın sona ermesi halinde ipotek hakkının da kendiliğinden ortadan kalkacağını, alacak sona erince ipotekli taşınmaz malikinin, rehinli alacaklıdan terkine muvafakat etmesini talep edebileceğini, bu sebeple banka şubesine başvurulduğunu, teminatın sadece 2 adet çek yaprağı miktarı kadar riski olduğunun bildirildiğini, 12 kasım 2020 tarihinde bankanın Çankaya...
Taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa, bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunludur. Ancak, borçlu anapara ipotek miktarından bir kısmını ödemiş veya depo etmişse yine de davanın reddi gerekir ise de, "çoğun içinde az da vardır" kuralı uyarınca Tapu Sicil Tüzüğü'nün 31/son maddesi hükmüne göre ipotek bedelinden ödenen bölümün kütüğün düşünceler sütununda gösterilmesi gerekir....
İcra Müd. 2012/24283 sayılı takip dosyasında borçlunun 8,370,00 TL borca itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizin işletilmesine, asıl alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatı 1.674,00-TL 'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, işyeri sigorta poliçesi nedeniyle rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde işyeri sigorta sözleşmesi gereğince sigorta şemsiyesi altına aldığı işyerinde binanın davalıya ait üst kattan sızan sular nedeni ile meydana gelen zararı sigortalısına ödediğini ileri sürerek üst kat daire maliki davalıdan rücuen alacak isteminde bulunmuştur. Bu tür davalarda görevli mahkemenin sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenmesi gerekir(24.03.1944 tarih, 1944-9 sayılı İBK)....


