Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelip de kanunen makbul bir sebep beyan etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde borçlu borcunu icra dairesine tamamıyla yatırırsa icra mahkemesi verilen paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir. Bu karar tapu dairesine tebliğ edilerek ipotekli taşınmazın siciline geçirilir" hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, kendisine bu madde şartlarında ihbar çıkarılan ipotek alacaklısı, ipotek bedelinin günün koşullarına uyarlanması için genel mahkemelerde dava açabilir ve böyle bir dava açtığını belirterek, icra müdürlüğündeki ipoteğin fekki talebine itiraz edebilir. İpotek alacaklısı, böyle bir dava açmadan, ipoteğin fekki talebi üzerine, ipotek bedelinin günün koşullarına uyarlanması gerektiği sebebi ile borçlunun yatırdığı parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina edebilir....
Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelipte kanunen makbul bir sebep beyan etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde, borçlu borcunu icra dairesine tamamiyle yatırırsa, icra mahkemesi verilen paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir” düzenlemesine yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, kendisine bu madde şartlarında ihbar çıkarılan ipotek alacaklısı, ipotek bedelinin günün koşullarına uyarlanması için genel mahkemelerde dava açabilir ve böyle bir dava açtığını belirterek, icra müdürlüğündeki ipoteğin fekki talebine itiraz edebilir. İpotek alacaklısı, böyle bir dava açmadan, ipoteğin fekki talebi üzerine, ipotek bedelinin günün koşullarına uyarlanması gerektiği sebebi ile borçlunun yatırdığı parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina edebilir. Bu sebep, İİK'nun 153. maddesinde yazılı "kanunen makbul" sebep niteliğindedir....
TL'si için davalının ipotek tesis ettiğini, bu güne kadar davalının hiçbir ödemede bulunmadığını, aradan geçen uzun zaman zarfında ipotek bedelinin değerini kaybettiğini ileri sürerek paranın alım gücü, gayrimenkuldeki değer artışı, ekonomik ve sosyal gelişim, piyasa durumları gözönüne alınarak satın alınan arsanın şu anki rayiç bedelinin bilirkişilerce hesaplanarak şimdilik 8.000. TL alacağın ipotek tesis tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, bilahare talebini 29.524,50.TL olarak ıslah etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, ipotekli taşınmazın rayiç bedeli olan 29.524,50.TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, ödenmeyen taşınmaz satım bedeline ilişkin tesis edilen ipotek bedelinin güncellenmiş bedelinin tespiti ile bu bedelin tahsiline ilişkin eldeki davayı açmıştır....
CEVAP Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde; icra dosyasında bilirkişi tarafından ipotek bedelinin hatalı belirlendiğini ve hatalı şekilde dosyaya depo edildiğini, kendilerine ödeme yapılmadığını, yeni bir bilirkişi ile inceleme yapılarak ipotek bedelinin günümüze göre faizi ile birlikte belirlenmesini ve davanın reddine karar verilmesini; ilama konu davanın davacı şirkete karşı açılmış istirdat davası olduğunu, davanın kökeninin icra takibine dayanmadığını, bağımsız nitelikte bir alacak davası olduğunu söyleyerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipotek alacaklısı, ipotek bedelinin günün koşullarına uyarlanması için genel mahkemelerde dava açabilir ve böyle bir dava açtığını belirterek, icra müdürlüğündeki ipoteğin fekki talebine itiraz edebilir....
Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelipte kanunen makbul bir sebep beyan etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde borçlu borcunu icra dairesine tamamiyle yatırırsa icra mahkemesi verilen paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir... " şeklinde düzenleme yapılmıştır. Somut olayda; icra daresince düzenlenen muhtıranın ipotek alacaklısı ...'e 05.01.2015 tarihinde tebliği üzerine adı geçenin vekili tarafından 19.01.2015 tarihinde icra dairesine verilen itiraz dilekçesi ile ipotek bedeline itiraz edilerek, ipotek bedeli uyarlanmadan kabul etmeyecekleri bildirilmiştir. Ayrıca ... 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/130 Esas sayılı dosyasında, ipotek alacaklısı tarafından açılan ipotek bedelinin uyarlanmasına ilişkin davanın da derdest olduğu anlaşılmaktadır....
Davacı vekili, müvekkilinin 43638 ada 11 parsel sayılı taşınmazı 13.04.2007 tarihinde satın aldığını, taşınmaz üzerine davalıların murisi ... lehine 25.05.1999 tarihli 70.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, davacının taşınmazı ipotek tesisinden sonra satın alması nedeniyle tapuda kayıtlı ipotek bedelinden sorumlu olduğunu, taraflarınca bu bedel depo edilmek suretiyle taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili, ipotek bedelinin güncel değerinin davacı tarafa depo ettirilmesini sonra ipoteğin kaldırılmasını, ayrıca dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden dava harç ve masraflarından davacı tarafın sorumlu tutulması gerektiğini savunmuştur. Mahkemenin ilk kararında davanın kabulü ile ipoteğin fekkine, depo edilen 0,70 TL ipotek bedelinin davalılara mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında ödenmesine karar vermesi üzerine davalılar vekili hükmü temyiz etmiş, Yargıtay 14....
Somut olayda; ipotek borçlusu yeni malike ait 1/4 hisse üzerinde, ipotek alacaklısı lehine 300.000,00 TL değerinde 1. dereceden ipotek tesis edilmiş olduğu, ipotek borçlusunun icra müdürlüğüne başvurusunda, kendisinden önceki malik olan ipotek borçlusu tarafından ipotek bedelinin 268.000,00 TL olan kısmının banka dekontları ile yatırıldığını ileri sürerek dekontları ibraz ettiği ve bakiye kalan 32.000,00 TL'nin depo edilerek ipoteğin kaldırılmasını talep ettiği, icra müdürlüğünce muhtıra düzenlendiği, muhtıranın ipotek alacaklısına 11/08/2015 tarihinde tebliği üzerine, alacaklı tarafından 14/08/2015 tarihinde icra dairesine verilen dilekçe ile ipotek bedeline ilişkin ödeme yapılmadığı, 300.000,00 TL ipotek alacağının devam ettiği ileri sürülerek itiraz edildiği görülmüştür....
Bu durumda; kamu yatırımı olan proje ile Ülke ekonomisinin büyümesine katkı sağlaması, yabancı yatırımcıların Ülkeye yatırım yapmalarının önünün açılması ve bu suretle Ülkemizdeki istihdamın artırılması hedefleri dikkate alındığında kamu yararının varlığı açık olduğu gibi, davacılar tarafından imza altına alınan protokoller doğrultusunda taahhüt ettikleri inşaata dava konusu acele kamulaştırma kararının alındığı tarihe kadar başlanılmadığı, dava konusu parselin proje alanının tam ortasında kaldığı ve proje bütünlüğü bakımından proje paydaşlarının tümü tarafından binaların tamamının yapılması gerekliliği hususları da göz önüne alındığında, inşaatı belirli bir aşamaya gelen İstanbul Finans Merkezi Projesinin bir an evvel tamamlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1....
uyarınca taşınmazın ipotek veya uygulama tarihindeki niteliği esas alınmak suretiyle bedele dönüştürülen davacılar payının o tarihteki karşılığı tespit edildikten sonra, bu bedele 3095 sayılı Kanunda belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle, bedelin dava tarihine güncellenmesi ve aynı maddenin 7. fıkrası uyarınca; harç ve vekalet ücretinin bedel tespiti davalarında öngörüldüğü şekilde maktu olarak belirlenmesi gerektiğinden, karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 12.12.2012 tarih ve 2012/18156-26375 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede; Dava, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir....
İpotek alacaklısının, satışın, ipotek bedelinden daha aşağıya yapılmasına muvafakat etmesi halinde ihalenin, rüçhanlı alacak olan ipotek alacağının altında bir bedelle yapılması mümkündür. İhale bedelinin, İİK.'nun 129. maddesinde öngörülen kriterlere uygun olmaması ise, tek başına ihalenin feshi sebebi olup; mahkemece re’sen nazara alınmalıdır....


