"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasındaki davadan dolayı ... 10.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 07.09.2018 gün ve 2014/276 Esas - 2015/396 Karar sayılı ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup davanın kabulüne ilişkin hüküm Dairece 12.09.2017 gün 2016/2319-2017/4195 sayılı kararla bozulmuş, karar düzeltme isteği üzerine 30.05.2018 gün ve 2018/151-10772 sayılı kararla karar düzeltme isteği kabul edilerek yerel mahkeme hükmü onanmış davalı vekili yeniden karar düzeltme istemiş, mahemecede ek kararla karar düzeltme isteği reddedilmiştir....
-KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, davacı hile (aldatma) hukuksal nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açtığına ve hile olgusu da ispatlanamadığına göre; davacı ...'ın temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL - ALACAK Taraflar arasındaki davadan dolayı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinden verilen 21/02/2020 tarihli ve 2019/947 Esas - 2020/220 Karar sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü. -KARAR- Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde eksik ödenen paranın tahsili isteğine ilişkindir. Mahkemece, verilen süreye rağmen davacının TBK′nın 97. maddesi çerçevesinde kendi edimini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin mahkeme kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine dair verilen karar Dairece onanmıştır. Davacı 01.07.2021 tarihli dilekçesi ile Daire kararına karşı karar düzeltme istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir....
-TL para cezasının davalılardan alınmasına, tashihi karar harcın peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,04.07.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi -K A R Ş I O Y Y A Z I S I- Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, iddianın yazılı dellille ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddi kararı, özetle; “davalı ...’in cevap dilekçesinde, davacının çekişmeli taşınmazı teminat amacıyla kendisine devretmesi üzerine davacının TMSF’ye olan borcunu ödediğini beyan ederek inançlı işlemin varlığını ikrar ettiği gözetilerek 6100 sayılı HMK’nın 187/2. maddesi uyarınca davacı ve davalı ... arasındaki inançlı işlemin artık yazılı bir delil ile ispat edilmesinin gerekmediği” gerekçesiyle bozulmuştur. Davacı tarafından yapılan karar düzeltme talebi üzerine yeniden yapılan inceleme sonucu; sayın çoğunluk ile aramızda, inançlı işlemin esasları ile ilgili bir ihtilaf bulunmamaktadır....
Kaldı ki davalı taraf da davayı “muris muvazaası” hukuksal nedenine dayalı olduğu şeklinde yorumlamış ve cevap dilekçesinde muvazaanın olmadığı, murisin vefatından on yıl sonra muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası açılamayacağına dair savunma yapmıştır. Bu noktada belirtmek gerekir ki olayları ortaya koymak tarafların, uygulanacak kanun hükmünü bulmak, diğer bir anlatımla olayların hukuki sebebini tayin etmek, kanunları kendiliğinden (resen) uygulamak hâkimin görevi olup, hukuki nitelendirmenin hâkim tarafından yapılacağı konusunda tartışma bulunmamaktadır. Buna göre hâkim, tarafların sunduğu vakıaları, talep ve cevap sonuçlarını incelemeli fakat dava ya da şikâyetin vasıflandırılmasında onların beyanlarına bakmayıp, açık bir nitelendirme yoksa bu belirlemeyi kendisi yapmalıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı ...’nın eski eşi olduğunu, davalının, çocuklarına zarar vereceği tehdidi ile üzerinde baskı kurduğunu, bu nedenle maliki olduğu 45 parsel sayılı taşınmazın devri için eşine vekaletname verdiğini, taşınmazın eşinin arkadaşının yengesi olan davalı ...’a satış suretiyle temlik edildiğini, devrin taşınmazın ileride geri verileceği inancı ile bedelsiz olarak yapıldığını, ancak kira bedelleri ödenmeyince durumu farkettiğini, davalı Hakkı ile boşandıklarını, tapu iptali ve tescil istemli dava açtığını ancak yine davalı Hakkı’nın baskısı ile davadan feragat ettiğini, sonradan feragatin iptali istemli açtıkları davanın kabulüne karar verildiğini, temlikin irade bozukluğu nedeniyle geçersiz olduğunu, konu ile ilgili ceza soruşturmasının devam ettiğini ileri sürerek davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescil isteminde bulunmuştur....
Karar, davalı ... tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 11.02.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat ... geldi davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde bedel isteğine ilişkin olup, inançlı işleme dair iddianın 26.05.2010 tarihli protokol ve aynı tarihli ek protokol ile sabit olduğu gibi, davalı ...'in beyanları ile de davacı iddiaları doğrulanmıştır....
Dava dilekçesi içeriğinden, ehliyetsizlik ve inançlı işlem hukuksal nedenlerine dayanıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki; dayanılan nedenlerden birinin ehliyetsizlik olması hâlinde kamu düzeniyle ilgili bulunması ve ehliyetsizliğin saptanması halinde öteki nedenlerin incelenme gereğinin ortadan kalkacağı hususları dikkate alındığında öncelikle bu neden üzerinde durulması gerektiği kuşkusuzdur. Bilindiği üzere; ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil davalarının zamanaşımı ya da hak düşürücü süreye tabi olmadığı, davanın niteliğine göre bu tür iddiaların süreye tabi kılınmaksızın her zaman ileri sürülmesinin olanaklı bulunduğu tartışmasızdır. Somut olayda, Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu'nun 26.12.2008 tarih ve 4441 sayılı raporu ile mirasbırakanın 05.01.1998 tarihi itibari ile fiil ehliyetini haiz olmadığı sabittir. Eldeki davada çekişme konusu ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, maliki olduğu 4 nolu bağımsız bölümü önce ...'e satış suretiyle temlik ettiğini, gerçekte taşınmazın kendisine ait olduğunu, ilerleyen aşamalarda ekonomik sorunlar nedeniyle bankadan kredi çekebilmek için dava dışı ...'e tapuda devir yapıldığını, karşılığında alınan kredi taksitlerinin kendisi tarafından ödendiğini, taksit ödemesinin bitmeden yine aynı amaçla taşınmazı bu kez torunu ...e tapuda devrettiğini, karşılığında bankadan kredi alındığını, bu kredininde ödenmesinde güçlük çekince taşınmazı ...'...


