Dava konusu taşınmaz imar planında resmi kurum alanı iken imar planında yapılan değişiklik sonucu halihazırda özel sosyo-kültürel tesis alanı olarak ayrıldığı dosyada mevcut bilirkişi kurulu raporuna göre taşınmazın tel örgü ile çevrilmiş olduğu ve bir bölümüne moloz dökülmek suretiyle fiilen el atılmış olduğu gibi ... İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 05.09.2018 gün ve 500 sayılı yazısına göre davacının taşınmazda müstakil imar hakkının bulunmadığının belirtilmiş olduğu ve bu itibarla; davacının, imar planında tadilat yapılmadıkça müstakil kullanma hakkının olmadığı da nazara alındığında taşınmazın aynına ilişkin bu davanın görülme yeri adli yargı olduğundan işin esasına girilip hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir....
Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, imar uygulamasının iptali istemine ilişkin davanın ayrılarak ayrı esasa kaydedilmesi ve usulüne uygun olarak yargı yolu bakımından davanın reddine hükmedilmesi; 500 sayılı parselle ve 486 sayılı parselin 3341 metrekarelik bölümünün gittisi olan imar parselleriyle ilgili tapu iptal ve tescili istemi yönünden de Adli yargının görevli olduğu gözetilerek, diğer dava şartlarının incelenmesi ve dava şartlarında noksanlık olmaması durumunda, 500 parsel sayılı taşınmazla ilgili ayrılan ve idari yargının görevli olduğu idari işlemin iptali davasının sonucunun beklenmesi ve ona göre karar verilmesi; 486 parsel sayılı taşınmaz bakımından da işin esasının incelenmesi ve neticesine göre bir hüküm kurulması gerekir. Bu nedenlerle davacılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 20.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/09/2019 tarihli ve 2018/4 E., 2019/964 K. sayılı kararıyla; 25/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 1984 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları neticesinde paftasında yol yazılmak suretiyle boş bırakıldığı, taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterildiğini, (B) harfi ile gösterilen kısmın yol boşluğunda kaldığı, 1985 -1992 ve 1999 tarihli hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemede, taşınmazda 1985 yılında kullanım olmadığı, 1992 ve 1999 yıllarında kullanım olduğunun rapor edildiği, her ne kadar 05/07/2019 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi raporunda taşınmazda imar-ihyadan bahsedilmiş ise de söz konusu raporlarda imar-ihya şartlarının tam olarak değerlendirilmediği, kısmen taşlık olan taşınmazda yoğun emek ve çaba sarf ederek imar ihya gerçekleştirilmediği kanaatine varıldığı,bir taşınmazın imar-ihya edildiğinden söz edebilmek için kolayca tarım yapılması mümkün olmayan toprakta zor ve zahmetli ve gideri gerektiren bir uğraş verilmiş...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 1026 ada 3 parsel sayılı taşınmazda imar sonucu 1603/2400 oranda paydaş olduğunu, ancak imar uygulaması öncesinde bu taşınmazda diğer paydaş....’nun kızı davalı ...'e ait evin yer aldığını, imar uygulaması ve tapunun yeni hali hakkında bilgi sahibi olmadığını, davalı ...'nin babası olan... tarafından kendisine küçük pay isabet ettiği ve işine yaramayacağı şeklinde yanlış bilgi verildiğini, yaşlı ve hasta olmasının davalılar tarafından kullanıldığını ve taşınmazın davalı ...'ya muvazaalı olarak devredildiğini, satış bedelinin de ödenmediğini ileri sürerek davalı ... adına kayıtlı payın tapusunun iptali ile adına tesciline, olmadığı takidirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 32.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar veirlmesini istemiştir....
Mahallesi 1583 parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişisi raporuna göre (A) harfi ile işaretli yeşil renkte boyalı 818,36 m² lik alan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında İlköğretim Tesis Alanı olarak planlanan kısımda, (B) harfi ile işaretli sarı renkte boyalı 3615,93 m² lik alan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında Ticaret + Konut Alanı olarak planlanan kısımda kalmakta olduğu ve taşınmazda fiili el atmanın bulunmadığı, dava tarihi itibarıyla hukuki el atmanın mevcut olduğu ancak; yargılama sırasında dava konusu 1583 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının imar uygulaması ile kapatıldığı, dava konusu edilen alanın 8998 ada 3 parsel sayılı taşınmaz olarak Hazine adına tescil edildiği ve el atmanın sona ermesiyle dava konusuz kaldığından davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince yazılı gerekçelerle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu göz önüne alınarak yargılama giderleri...
Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Dava konusu taşınmaza emsal alınan 6521 parsel sayılı taşınmazın 26.09.2001 tarihli satışını gösteren tapu kaydı ve resmi satış akit tablosunun (alıcısı, satıcısı ve satış bedelini gösteren) onaylı örneğinin tapu müdürlüğünden, 2-Dava konusu taşınmazın 22.03.2010 olan değerlendirme, emsal alınan 6521 parsel sayılı taşınmazın 26.09.2001 olan satış tarihleri itibariyle imar düzenlemesi sonucu oluşmuş imar parseli olup olmadıkları, imar parseli iseler düzenleme ortaklık payının düşülüp düşülmediğinin, düşülmüş ise ne oranda düşüldüğünün belediye imar müdürlüğü ve tapu müdürlüğünden, 3-Dava konusu taşınmazın bulunduğu cadde ve sokak itibariyle belediyece belirlenen 2010 yılındaki ... vergisine esas asgari m² değerlerinin belediye başkanlığından, 4-Dosya kapsamından, dava konusu taşınmazda daha önce Karayolları Genel Müdürlüğünce kamulaştırma yapıldığı anlaşıldığından bu kamulaştırma ile ilgili bilgi ve belgelerin ilgili kurumdan, açılmış bir dava varsa...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki imar uygulaması sonucu davacılar murisinin taşınmazına karşılık daha az yer verilmesi nedeniyle eksik verilen kısmın bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın görev yönünden reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R – Dava, imar uygulaması sonucu davacılar murisinin taşınmazına karşılık daha az yer verilmesi nedeniyle eksik verilen kısmın bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, davaya bakma görevi idare mahkemesine ait olduğundan bahisle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.Dava konusu 2037 ada 37 parsel sayılı taşınmazda davalı idare tarafından 2981/3290 sayılı Yasa uyarınca imar uygulaması yapıldığı, imar uygulamasına...
Hukuk Dairesince 01.10.2013 tarihli ve 2013/8159 E. 2013/16184 K. sayılı kararı ile; “…Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davalı ... vekilinin temyizine gelince; Dava konusu edilen 1403 parsel sayılı taşınmazda davacılar toplam 53585 m² pay sahibi iken, bu hissenin 13396 m²'lik bölümünün taşınmazda imar uygulaması yapılması şartı ile düzenlenen 02.10.1990 tarihli protokol uyarınca, 18.10.1990 tarihinde ... Belediyesine hibe edildiği ve adı geçen belediyece yapılan imar uygulaması sonrasında davacılara imarın 359 ada 1, 358 ada 2, 360 ada 23, 360 ada 24, 360 ada 26, 360 ada 27, 360 ada 29, 324 ada 14, 414 ada 2, 414 ada 3, 277 ada 26, ve 358 ada 3 parsel sayılı taşınmazlardan hisseler verildiği ve davacıların bu hisselerini dava dışı şahıslara sattıkları, imar parsellerindeki hisselerin satışından sonra, dava konusu taşınmaza ilişkin imar planının ... 5....
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından yapılan araştırma incelemeye göre, çekişmeli taşınmazın (B) harfi ile işaretli 371 m2 bölümünün 61 numaralı zeytincilik parseli kapsamında kaldığı belirlenmiş ise de; 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun hükümlerine göre yetkili makamlarca oluşturulmuş bir tapu kaydı veya tescile izin veren valilik onayı bulunmadığı gibi 1963 tarihli hava fotoğrafında çalılık rumuzlu, % 15 eğimli yerlerden olduğu, halen üzerinde pırnal meşesi, kekik, delice ağaçları bulunduğu, ziraat uzmanı raporuna göre tarımsal faaliyette kullanılmayan hali arazi niteliğinde olduğu, zeytincilik parsellerinin dağıtılıp imar ve ihya koşulları tamamlandıktan sonra kişiye tahsis ve temlikinin yetkili makamlarca yapılmak suretiyle tapu kaydının oluşturulması halinde o yerin Hazinenin mülkiyetinden çıkacağı, taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddelerine göre imar ve ihyaya...
Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, öncesinin imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise buna en erken ne zaman başlanıldığı ve imar-ihyanın ne zaman tamamlandığı, taşınmaz bölümleri üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla, kim tarafından ve ne şekilde sürdürüldüğü, taşınmaz bölümlerinin sınırlarında geçmişten bugüne kadar herhangi bir değişiklik olup olmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmaz bölümlerinin eğimini, niteliğini, toprak yapısını, bitki örtüsünü, öncesinin imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığını, imar-ihya gerektiren yerlerden ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp tamamlandığını, ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihten beri hangi tasarruflarla...


