"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte, borçlunun; takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde dosya borcunun kısmen ödenmiş olduğunu ileri sürerek itfa nedeni ile takibin ödenen kısım üzerinden iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu,mahkemece davacının davasının kısmen kabulü ile takibin 31.738,20 TL asıl alacak ve 32.083,24 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, kalan fazla miktar yönünden takibin iptaline ve asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görülmektedir....
Sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile şikayetçi borçlu yönünden takibin iptaline karar verildiği görülmektedir. Somut olayda, alacaklının takibine dayanak yaptığı rehin sözleşmesinin onaylama şeklinde noter senedi niteliğinde olduğu ve rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine dayanak yapılamayacağı görülmekle birlikte Bölge Adliye Mahkemesince icra emrinin iptali yerine takibin iptaline karar verilmesi yerinde değildir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, "icra emrinin iptali" yerine "takibin iptaline'' karar verilmesi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzelterek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 23....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İlamlı takipte borçlunun takip konusu ilamın tespit hükmü niteliğinde olup eda hükmü içermediğini, bu nedenle ilamlı takip yapılamayacağını ve sair şikayet nedenlerini ileri sürerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, bu karara karşı alacaklının istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikayete konu takip dosyasında; mahkemece hüküm altına alınan ''2015-2016 öğrenim döneminden itibaren uygulanmak üzere...
Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R – Dava, davacı aleyhine yapılan ilamlı icranın geri bırakılması ve takibin ödeme nedeniyle iptali istemine ilişkindir. ... 9. İcra Hukuk Mahkemesince; Görevinin İİK 68.Madde ile sınırlandırıldığı, İİK. 68. Madde bağlamındaki bir belgeye dayanmayan ve kesinliği tartışmalı olan alacakla ilgili yargılamada, davanın ticari ilişkiden kaynaklandığı, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. ... Asliye 27....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Dava, ilamlı icra yoluyla başlatılan takibin şikayet yolu ile iptali istemine ilişkin olup, hükmün temyiz inceleme görevi Dairemize ait olmayıp, Yargıtay 12. Hukuk Dairesine ait olduğundan dosyanın anılan Daire Başkanlığına gönderilmesine, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu nedenle icra takibinin iptali için menfi tespit davasının kabul kararının kesinleşmesi gereklidir. Kesinleşmeyen menfi tespit ilamına dayalı olarak borçlu E… …. T… …. yönünden takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 17.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Asliye Ticaret Mahkemesince itiraz iptaline, takibin takip talebindeki koşullar dairesinde devamına ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verildiği, ancak süresinde satış istenmediği için İİK’nın 150/e maddesi uyarınca takibin düşmesi üzerine, alacaklı, borçlular aleyhinde bayilik sözleşmesinin teminatını teşkil etmek üzere alınan ipotekler, noter ihtarnamesi ve Ticaret mahkemesinin kesinleşen itirazın iptali kararı dayanak yapılarak, 18.04.2017 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere itirazın iptal kararı sadece itiraz ile duran takiplere devam edilmesi için alınması gereken bir karar olup, bu karar ilgili icra takibinden bağımsız olarak yapılacak ilamlı icra takibine dayanak olamaz. İlamlı icra takibinin iptaline karar verilmesi görüşünde olduğumdan onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 26.03.2024...
Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlular aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine başlandığı, şikayetçinin takibin yetkili icra müdürlüğünde başlatılmadığını ve ilamlı takip yoluna başvurulabilmesi için dayanak belgelerin mevcut olması gerektiğini belirterek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçi tarafından, karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır...
Somut olayda; İdare Mahkemesi'nin belli bir miktar paranın tahsili hükmünü içeren ilamına dayalı olarak, borçlu Kurum aleyhine ilamlı takip başlatılmıştır. Borçlu Kurum vekili İcra Mahkemesi'ne başvurarak, 2577 sayılı Kanun'un 28/2. maddesi hükmüne aykırı olarak, ödeme için kendilerine başvurulmadan doğrudan takibe başlanılması doğru olmadığından takibin iptali talebinde bulunmuştur. Mahkemece şikayet kabul edilerek takibin iptaline karar verilmiştir. Yukarıda yazılı yasal düzenleme uyarınca, İcra Dairesi'nin kanuna aykırı işleminin öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde şikayete konu edilmesi halinde, Mahkemece, işin esasının incelenerek sonuçlandırılması, aksi halde şikayetin süreden reddine karar verilmesi gerekir....
"İçtihat Metni" İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Borçlu İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; .... isimli kişiye Kuşkayası Kooperatifindeki işlemleri adına yürütmesi için süreli vekaletname verdiğini, vekaletnamenin süresi dolduktan sonra her nasılsa....'a vekalet verilerek kendisi adına borçlandırıcı işlem yapıldığını ve buna dayalı olarak aleyhinde ilamlı icra takibine girişildiğini açıklayarak takibin iptali talep edilmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir....


