"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Düşme Gereği görüşülüp düşünüldü: Ceza Muhakemesi şartının bulunmaması halinde yargılamaya devam edilemez, şikayete bağlı suçlarda suçtan zarar görenin şikayeti bir muhakeme şartıdır. Bu nedenle şikayetten vazgeçme halinde sanığın savunmasının tespiti zorunlu değildir. Gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmesine rağmen temyiz talebinde bulunmayan sanık, şikayetten vazgeçme beyanına zımnen muvafakat göstermiş sayılır. Bu açıklamalar ışığında yapılan temyiz incelemesinde; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 309. maddesine göre, sanığın yararına olan hukuk kurallarına aykırılık, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet Savcısına bir hak vermeyeceğinden, temyize hakkı bulunmayan Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin CMK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, 25.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Şikayetçinin takibin mükerrer olduğu yönündeki şikayeti incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle takibin iptali yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2001/791 esas ve 30.06.2005 karar tarihli ilama göre, tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, TCK'nın 58/3. maddesine göre, yüklenen suç için öngörülen seçimlik cezalardan hapis cezasının uygulanma zorunluluğuna uyulmaması, Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/05/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
İcra Mahkemesi'nce şikayet nedenleri arasında yer almayan haczedilmezlik şikayeti değerlendirilerek takibin iptaline karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine 24.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi...
(HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 19.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
(HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 0,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK.nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
(HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir....
Somut olayda; takip dayanağı ilamın kesinleşmesi gerektiği yönünde borçlunun bir şikayeti bulunmamaktadır. Bu nedenle İcra Müdürlüğü'nce verilen 03.09.2014 tarihli ret kararının kaldırılması gerekir. Mahkemece, şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 12.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Borçlu tarafın şikayeti İcra Müdürlüğü'nce ilamın infazı sırasında yapılacak işin maliyetinin hesabı için aldırılan 18.01.2014 tarihli bilirkişi raporuna itiraz olup Mahkemece denetlenmesi gerekir. Böylece Mahkemece işin esası incelenip sonuca gidilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK'nun m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 19.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....


