WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İlamlı icra takibinde, borçlunun, takipte Usd cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı istenmesi gerekirken ilama aykırı olarak TL cinsinden ve fazla faiz istendiği iddiasına dayalı ilama aykırılık şikayeti ile icra emrinin ve takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, kararın şikayetçi borçlu tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır....

Alacağın ve faizin fazla istendiğine ilişkin borçlunun iddiası ise ilama aykırılık nedenine dayalı İİK'nun 16. maddesine dayalı şikayet olup, aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca süreye de tabi değildir. Öte yandan ilama aykırı takip yapıldığı iddiası yukarıda da belirtildiği üzere İİK. nun 16.maddesi kapsamında şikayet olup, şikayeti inceleme görevi icra mahkemesine aittir. O halde mahkemece, borçlunun talep edilen alacağın ipotek akit tablosuna uygun olmadığına ilişkin şikayeti incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçe istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Takip talebinde istenilen alacak miktarının takibe konu ilama aykırı olması halinde ilama aykırılık şikayeti süresiz olarak borçlu tarafından icra mahkemesine yapılabilir. Takibe konu ilamda 374.314 TL kurum zararının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verirken parantez içinde davalı ...Ş. sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ..." ibaresi eklemiş olup şikayetçi sigortanın, ilam hükmüne göre hükmedilen miktardan sadece poliçe limiti kadar olan miktarı ile sınırlı olarak diğer davalılarla müşterek ve müteselsilen sorumluluğuna hükmetmiştir....

Takipte alacak kalemlerinin tek tek gösterilmesi ve faiz talebinin de yine ilama uygun olarak istenilmesi gerekir. Somut olayda borçlu, ilama aykırı olarak fahiş faiz talebinde bulunulduğu hususunuda şikayet konusu yapmıştır. Mahkemece şikayetin esasının incelenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken faiz şikayeti yönünden de süre aşımı nedeniyle şikayetin reddi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 28.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Somut olayda, şikayetçi borçlunun ilama aykırılık ve eda hükmü içermeyen ilam hakkında ilamlı takip yapılamayacağına dair iddialarının da bulunduğu, ancak mahkemece, bu iki hususta inceleme yapılmadığı görülmüştür. O halde mahkemece, borçlunun mükerrer takip şikayeti dışındaki sair şikayetleri konusunda da inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu iki konuda olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi isabetsizdir SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Yardımlaşma Kurumu Genel Müdürlüğü’ne yazılan yazıda “...borçlunun emekli olması halinde alacağı her türlü ikramiyenin %25'inin haczine... ” karar verildiğini, iş bu müzekkerenin dayanak ilama aykırı olduğunu açıklayarak ... tarihli işlem için şikayet başvurusunda bulunmuştur. Mahkeme’ce şikayetin 7 günlük yasal süre içerisinde yapılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Borçlu vekilinin, ... tarihli İcra Müdürlüğü işleminin dayanak ilama aykırı olduğu yönündeki şikayeti, ilamlı icra takibinde ilama aykırılık nedeni içinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle anılan başvuru İİK'nun 16/2. maddesine göre süresiz şikayete tabidir (HGK'nun ... sayılı kararı)....

İlama aykırılık süresiz şikayete tabi olup, her zaman ileri sürülebilir (HGK'nun 21.06.2000 tarih, 2000/12-1002 sayılı kararı). Borçlunun İcra Mahkemesi'ne başvurusu, icra takibinin dayanağı olan Mahkeme ilamının Yargıtay'ca "İdare harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına" ifadesiyle onandığı, borcun ve fer’ilerinin bu kapsamda hesaplanması gerektiği, İdarece 715.806,96 TL ödenerek borcun tamamen kapatıldığı, bu nedenle 15.08.2013 tarihli bakiye borç muhtırasının usulsüz olduğuna ilişkindir. Bu hali ile anılan şikayet, muhtıranın ilama aykırı olduğu şikayeti olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda şikayet kamu düzenine ilişkin olup Mahkemece şikayetin süresiz olduğu düşünülerek işin esasının incelenip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken istemin süreden reddine karar verilmesi isabetsizdir....

Öte yandan, tarafları aynı olan ve aynı ilamdan kaynaklanan alacakların, aynı takip dosyası üzerinden harcı yatırılarak tahsili mümkün iken, makul ve kabul edilebilir bir gerekçe olmaksızın ayrı takip başlatılması, yukarıda yasa ile düzenleme altına alınan usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Somut olayda; alacaklı tarafından, borçlu aleyhine ilk olarak 23.05.2014 tarihinde, .... İcra Dairesi’nin 2014/8216 Esas sayılı takip dosyası ile ..... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 12.03.2014 tarih, 2009/167 Esas ve 2014/104 Karar sayılı ilamı gereği takip başlatıldığı, yine aynı ilama dayalı olarak 26.05.2014 tarihinde ikinci takibin başlatıldığı fakat alacaklı talebi ile 30.05.2014 tarihinde ilk takip dosyasının işlemden kaldırıldığı, dolayısıyla son takip dosyası yönünden usul ekonomisine aykırılık nedeniyle derdestlik halinin oluşmadığı görülmektedir. O halde, mahkemece davanın reddine hükmolunması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emri tebliğ usulsüzlüğü şikayeti ile ilama aykırılık ve ilamın bölünmezliği ilkesi gereğince aynı ilama dayalı olarak birden fazla takip yapılamayacağı şikayetlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 16. maddesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat 3....

Bu nedenle Mahkemece, yukarıda da açıklandığı üzere borçlunun İcra Mahkemesi'ne başvurusu süreye tabi olmayan çocuğun takipte taraf ehliyeti olmadığına yönelik şikayeti ilama aykırılık niteliğinde şikayet olup, her zaman mahkeme önüne getirilebileceğinden, bu şikayetin esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmeden yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu