Davacı vekilinin ihtiyati tedbir ara kararına süresi içinde itiraz ettiği, ilk derece mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde; İLK DERECE MAHKEMESİNİN İHTİYATİ TEDBİR ARA KARARINA YAPILAN İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİNE YÖNELİK 09/10/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "...Taraflar arasındaki uyuşmazlık sebebiyle bir borç/alacak ilişkisinin olup olmayacağı hususunun yargılamayı gerektirdiği, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yada tamamen imkansız hale geleceğinden gecikme sebebi ile bir sakıncasının yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesinin bulunduğu, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin itirazları yerinde görülmediğinden Mahkememizin 15/09/2025 tarihli kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine..." karar verilmiştir....
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir ara kararına süresi içinde itiraz ettiği, ilk derece mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde; İLK DERECE MAHKEMESİNİN İHTİYATİ TEDBİR ARA KARARINA YAPILAN İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİNE YÖNELİK 09/10/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "...Taraflar arasındaki uyuşmazlık sebebiyle bir borç/alacak ilişkisinin olup olmayacağı hususunun yargılamayı gerektirdiği, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yada tamamen imkansız hale geleceğinden gecikme sebebi ile bir sakıncasının yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesinin bulunduğu, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin itirazları yerinde görülmediğinden Mahkememizin 15/09/2025 tarihli kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine..." karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : İHTİYATİ TEDBİR KARARINA İTİRAZIN REDDİ Yerel mahkemede taraflar arasında derdest olduğu anlaşılan tapu iptal ve tescil davasında ittihaz edilen tedbir kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mahkemece verilen kararın davalılar tarafından temyizen incelenmesi istenilmiş olmakla dosya (evrak) tetkik edildi, gereği görüşülüp, düşünüldü; -KARAR- 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK. İle yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK.nun 101. ve takip eden maddelerindeki düzenlemelerde ihtiyati tedbire ilişkin yerel mahkemelerce tesis edilen kararlara karşı ancak itiraz edilebilmekte temyiz yolu kapalı iken 6100 sayılı HMK.nun 389. ve devamı maddelerinde değişik ve yeni bazı düzenlemelere yer verilmiştir....
TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARINA İTİRAZIN REDDİ KARARI:İstanbul 1.FSHHM'nin 02.12.2024 tarihli 2024/60E.sayılı ara kararıyla; "...Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu, marka devir sözleşmesi, hizmet sözleşmesi incelendiğinde, huzurdaki davacıya münhasıran marka kullanım lisansı ve dava açma hakkının verildiğine dair somut delil sunulmadığı, hizmet sözleşmesi içeriğinde tek başına davacıya münhasır bir lisans verildiğine ilişkin düzenlemenin yer almadığı, aktif dava ehliyeti bulunmayan davacının tedbir talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteminin reddi kararına yönelik itirazın reddine" karar verilmiştir....
reddi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden yeniden hüküm kurularak, konusuz kalan ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
TEDBİR KARARINA İTİRAZ: Davalı vekili itiraz dilekçesi ile; müvekkilinin yıllardır aynı faaliyet alanında tescil ettirdiği markasının sınıflarında ticaretini gerçekleştiren bilinçli bir tacir olduğunu, davacının müvekkile ikame ettiği dava müvekkilin ticaretini aksatmaktan ve ona zarar vermekten başka bir amacı olmayan bir davadan ibaret olduğunu, müvekkilin kullanımındaki "tanzim et balık mağazaları" ibaresinin, aynı zamanda müvekkilin yetkilisi bulunduğu şirketin ticaret unvanının çekirdek unsurunu oluşturmakta olup, TTK uyarınca ilgili kullanımdan kaynaklı tüm hakların da müvekkiline ait olduğunu, davacının markası ile hiçbir benzerliği olmadığından, müvekkilinin markası üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 26.03.2025 tarihli 2025/23 E. sayılı ara kararıyla; "...Geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK'nın 389....
İHTİYATİ TEDBİR KARARINA İTİRAZ: Davalı vekili 24/04/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Mevcut durumda şirket aleyhine ihtiyati tedbir kararı uygulanmasının mümkün olmadığını, şirketleri hakkında hakkında Yalova 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/119 Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulduğunu ve mahkemece kesin mühlet kararı verildiğini, verilen tedbir kararı gereği yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağını ve evvelce başlamış takiplerin duracağını, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanamayacağını, konkordato sürecinde olan şirketin mağduriyetini giderek artırdığını ve konkordatonun ruhuna aykırılık taşıdığını ileri sürerek ihtiayti tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI:İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/267 Esas 13/05/2025 tarihli ara kararı;"...Talep, esas dava içerisinde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemidir....
İş Esas ve 2024/595 sayılı kararı ile, " karşılığının ödenmemesi yönünde ödeme yasağı konulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı ile çeklerin davalılar tarafından icra takibine konu edilememesine ve ileride başlatılan muhtemel icra takibinin durdurulmasına şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğunu, tedbir kararını aşmak amacıyla talepte bulunanın kötü niyetli şekilde Mahkemeden ihtiyati haciz talep ettiğini, mahkemenin tedbir kararı uyarınca icra takibi başlatma yasağı bulunduğundan talepte bulunanın ihtiyati haciz talep etmekte hukuki yararı bulunmadığını belirterek ihtiyati haciz talep edenin istinaf talebinin reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz istemine yöneliktir. Mahkemece ibraz edilen çek ve sözleşmeye dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmiş, aleyhine karar verilen vekilinin itirazı üzerine mahkemece yapılan inceleme sonunda itirazın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir....
Şöyle ki, 6100 sayılı HMK.nun 391/3. maddesinde ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurabileceği, 394/5. maddesinde de ihtiyati tedbirle ilgili yerel mahkemece itiraz üzerine tesis edilen karara karşı da yine kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş, aynı yasanın “İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar” başlıklı 341. maddesinin birinci fıkrasında da, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, 361. maddesinde temyiz edilebilen kararlar, 362. madedesinde ise temyiz edilemeyen kararlar duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tek tek sayılmıştır. 361. maddede, ihtiyati tedbire ilişkin verilen kararların temyize konu edileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmezken 362. maddenin birinci fıkrasının ( f ) bendinde geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararların açıkça temyiz edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır....
Şöyle ki, 6100 sayılı HMK.nun 391/3. maddesinde ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurabileceği, 394/5. maddesinde de ihtiyati tedbirle ilgili yerel mahkemece itiraz üzerine tesis edilen karara karşı da yine kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş, aynı yasanın “İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar” başlıklı 341. maddesinin birinci fıkrasında da, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, 361. maddesinde temyiz edilebilen kararlar, 362. madedesinde ise temyiz edilemeyen kararlar duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tek tek sayılmıştır. 361. maddede, ihtiyati tedbire ilişkin verilen kararların temyize konu edileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmezken 362. maddenin birinci fıkrasının ( f ) bendinde geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararların açıkça temyiz edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır....


