TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihalenin iptaline ilişkin yasal yollar gösterilmeyerek Anayasa’nın 40. maddesinin ikinci fıkrasının ihlâl edildiği, ihalenin iptaline ilişkin kararın süresinde verilmediği, kanunlara aykırı olarak keyfî hareket edildiği, ihaleye konu araç niteliklerinde ve sayılarındaki değişikliğin ihalenin iptaline yol açacak hangi değişiklik sonucu doğduğu ve bu durumun öngörülen yasal yollar izlenmesine rağmen son çare olarak ihalenin iptali kararı alındığına ilişkin hiçbir hukukî dayanak bulunmadığı, davalı idarece ihalenin ...’e bırakıldığı süreçte ihalenin iptaline ilişkin bir iradenin ortaya konulmadığı, ihalenin kendisi üzerinde bırakıldığı gün kötü niyetli ve hukuka aykırı bir şekilde iptal edildiği, ihale yetkilisi tarafından belirtilen araç nitelik ve sayısında ortaya çıkan değişikliğin somutlaştırılamaması nedeniyle ihalenin iptali kararının hukuka uygun olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılmasına imkân bulunmadığı, davalı idarece...
Davalı, davacı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip neticesinde taşınmazın cebri icrada alacağa mahsuben alındığını, ihalenin feshi davasından haberdar olunca da taşınmazın herhangi bir kişiye devredilmediğini, ihalenin feshedilmesi sebebi ile ihalenin tüm hukuki sonuçları ile ortadan kalktığını, ipotek şerhinin silinmiş olması sebebi ile taşınmazın tescilden önceki eski haline getirilerek tescili gerektiğini, kendilerine atfedilecek kusur bulunmadığından haklarındaki davanın reddedilerek taşınmazın satış öncesi eski haline getirilmesine ve ipoteklerinin yeniden tesisine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın davalı adına tesciline dayanak ihalenin mahkeme kararı ile fesedilerek kararın kesinleştiği ve tescilin yolsuz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeye konu 7 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile işlem öncesindeki ipotek ve tüm takyidatlarla birlikte davacı adına tescile karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sarız İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/03/2014 NUMARASI : 2014/3-2014/2 İhalenin feshine ilişkin davada Sarız Sulh Hukuk ve Sarız İcra Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar uyarınca yapılan ihalenin feshine ilişkindir. Sulh hukuk mahkemesince, İİK'nın 134/2. maddesi uyarınca ihalenin feshi taleplerinde icra mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....
O halde, yukarıda anılan yasa maddesi uyarınca, zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığından, mahkemece, ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile ile ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Sadece, (ihalenin Borçlar Kanununun 226. maddesinde yazılı) (Satış ilanı tebliğ edilmemiş olması), (Satılan malın esaslı niteliklerindeki hata) ve (ihaledeki fesat) nedeniyle ihalenin bozulabileceğine değinilmiştirİhalenin bozulma nedenleri gerek doktirinde gerekse Yargıtay uygulamasında;1-İhaleye fesat karıştırmış olması,2-Artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler,3-İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler,4-Alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması şeklinde sıralanabilir.Somut olayda yapılan ihalenin, satış ilanının yerel gazetede yapıldığından, ayrıca Ayvalık Kaymakamlığına yerel gazetede ilanı için yazılan yazıda da 2 adet gayrimenkulun satışının ilanının istendiği, oysa ihaleye konu tek gayrimenkul olduğu belirtilerek mahkemece feshine karar verilmiş ise de bu olaylar yukarıda açıklanan fesih nedenleri arasında bulunmamaktadır.O halde şikayetin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir....
un ihale alıcısı olduğu ve ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olduğu, şikayetçi tarafından feshi istenilen ihalenin ise 17.01.2011 tarihinde yapıldığı, ihalenin feshine dair şikayetin ise 7 günlük yasal sürenin son günü olan 24.01.2011 tarihinde icra mahkemesine yapıldığına göre şikayetin esası yönünden incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde süre aşımından reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 27/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
iptali kararının iptaline karar verildiği, ihalenin iptaline yönelik işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır....
İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 15/05/2023 tarihinde dava konusu ihalenin gerçekleştirildiği, ihalenin davacıların oluşturduğu iş ortaklığı üzerinde bırakıldığı, ihale süreci sonuçlanmadan önce dava dışı ......
İli, Muratpaşa İlçesi, Demircikara Mahallesi, 8477 Ada 2 Parselde kayıtlıı 7 nolu bağımsız bölüme ilişkin 28.12.2021 tarihli ihalenin feshine karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP II.A.İhale Alıcısı İhale alıcısı, şikayetçi borçluların satış ilanının tebliğinden itibaren yedi günlük sürede kıymet takdirine itiraz etmemesi sebebiyle bu hususun ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülemeyeceğini, hangi tebligatların usulsüz olduğunun ve sebebinin belirtilmediğini, borçlu Mukka Kahvecilik Ltd. Şti'ne usulüne uygun tebligat yapılmadığı iddia edilmiş ise de borçlu Mukka Kahvecilik Ltd.Şti'nin ihalenin feshini istemediğini, taşınmazın muhammen bedelin altında bir bedelle satılmış olmasının tek başına ihalenin feshi sebebi olmadığını ileri sürerek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Zarar unsurunun gerçekleşmemesi halinde şikayetçinin ihalenin feshini istemesinde hukuki yararı bulunmayıp, icra mahkemesince, yapılacak ilk inceleme sonucunda, ihalenin feshini isteyen kişinin ihalenin feshedilmesinde hukuki yararı bulunmadığı kanısına varılırsa ihalenin feshi talebi esasa girilmeden usulden reddedilmelidir. Bu sayede cebri artırmalara katılım artacak ve buna bağlı olarak da malın gerçek değerinde ihale edilmesi sağlanacaktır. (ARSLAN Ramazan; (1984), İcra – İflas Hukukunda İhale ve İhalenin Feshi, Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara)....


