WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/803 Esas, 2014/923 Karar sayılı kararı ile hükme bağlanan ortaklığın giderilmesi davasının davacısı olan ...ın adres bilgileri ve TC. kimlik numarasının, dosya arasında mevcut takip dosyası ve ortaklığın giderilmesine ilişkin dava dosyası içerisinde yer alması nedeniyle adı geçenin adres bilgilerine ulaşılabileceği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece; İİK.nun 18. maddesi uyarınca şikayette uygulanacak usul gereğince, alacaklı ...'a usulüne uygun duruşma davetiyesi tebliğ edilip yargılamaya katılması imkanı tanınarak, bu konudaki eksiklik tamamlandıktan sonra, mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Taşınmaz hissedarı olan şikayetçinin sulh hukuk mahkemesine başvurusunda; ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürdüğü sair iddialarının yanı sıra kendisine satış ilanı tebliğ edilmediğini de ileri sürerek, ortaklığın satış yoluyla giderilmesi kararına dayalı olarak satış memurluğunca gerçekleştirilen ihalenin feshini istediği, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. İİK'nun 127. maddesi gereğince; taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği satışı yapılan taşınmazın paydaşlarına tebliğ edilmelidir....

Mahkemec...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/266 Esas ve 2010/472 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği, kararın 24.03.2011 tarihinde kesinleştiği, ortaklığın giderilmesi dosyasının satış memurluğuna tevdi edildiği ve tapu kaydına satışa arz şerhinin verildiği gerekçesiyle açılan davanın konusuz kaldığı sonucuna varılarak karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur. İncelenen... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/266 Esas ve 2010/472 Karar sayılı ortaklığın giderilmesi konulu dava dosyasında; davacı ve davalıların paydaş olduğu ve aynı zamanda bu dosyada da dava konusu olan taşınmazın ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir....

Bu itibarla hasmın yanlış, hatalı ya da eksik gösterilmiş olması, ihalenin feshi talebinin esasının incelenmesine engel teşkil etmez. Aksi halin kabulü aşırı şekilcilik olup, hak düşürücü sürelerin geçirilmesi sonucunu doğurur ki, bu da kabul edilemeyecek bir durumdur. Somut olayda, mahkemece, başvuru dilekçesinde gösterilmemeleri nedeniyle ortaklığın giderilmesi davasındaki taraflar ile ihale alıcısının davaya dahil edilmesi için kesin süre verilerek bu eksikliğin tamamlanmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği görülmektedir. Ancak şikayetçinin başvurusu, şikayet niteliğinde olan ihalenin feshi talebine ilişkindir. HMK'nun 119. maddesinin eldeki şikayette uygulama yeri bulunmadığı gibi, başvuru dilekçesinde eksik olan hususların satış dosyasında mevcut olduğu ve tebligatlar için gider avansının da bulunduğu görülmektedir....

in Karşı Oy Yazısı: İİK 134/II maddesine göre ihalenin feshi yalnız şikayet yolu ile icra mahkemesinden istenebilir. Satışa (paraya çevirmeye) hazırlık işlemleri öncesinde ve arttırmaya hazırlık işlemlerinde veya arttırma sırasında yapılmış usulsüzlük ya da kanuna aykırılıklar nedeniyle ihalenin feshi istenir. Şikayet hakkının kullanılmasının birinci şartı şikayet ehliyeti ise de, ikinci şartı şikayette hukuki yarardır. İhalenin feshi talebinde bulunacak kimsenin somut bir olayda ihalenin feshini isteyebilmesi için bunda hukuki yararının bulunması gerekir. Fesih isteyen kişi belirgin bir fesih sebebine dayanmalı ve bu yanlış işlem nedeniyle hukukça korunan menfaati ihlal edilmiş olmalıdır. İcra ve İflas Kanununda 134. maddenin 8. fıkrasında bu husus açıkça belirtilmiştir. Kanun hukuki yarar şartını "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur.” şeklinde düzenlenmiştir....

İİK’nun 7343 sayılı Kanunun 27. maddesi ile değişik İİK’nun 134. maddesinin 3.fıkrasına göre pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin ve ihalenin feshini isteyecek kişiler arasında sayılmayan kişilerin ”… ihalenin feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nisbi harca tabiidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü halinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve itirazı halinde iade edilir. Talebin reddi halinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir…” İhalenin feshi aslında bir tür şikayet olmakla birlikte önemi nedeniyle ihalenin feshi sebeplerini ve prosedürü ayrıca düzenlenmiştir....

Bu durumda zarar unsuru gerçekleşmediğinden şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece istemin zarar unsurunun bulunmaması nedeniyle reddi gerekirken, işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur. Ancak İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca istemin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi halinde işin esasına girilmemiş olunacağından, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ......

Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi; 1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle, 2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle, 3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. " hükmü getirilmiştir. Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır....

Bozma kararı üzerine mahkemece ihalenin feshi talebinin feragat nedeniyle reddine, şikayetçinin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, 145.000.-TL muhammen bedelli aracın 230.000.-TL' ye satıldığı ve dolayısıyla satış bedellinin muhammen bedelin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. İİK 134/2 maddesi uyarınca, mahkemece bozma öncesi verilen ilk karar ile de hukuki yarar yokluğundan şikayet reddedilip, işin esasına girilmediğinden, feragat sonrasında da şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması cihetine gidilmiştir....

Bu durumda, borçlunun taşınmazların değerine yönelik bir itirazı da bulunmamakla kıymet takdirleri kesinleşmiş olduğundan zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece istemin zarar unsurunun bulunmaması nedeniyle reddi gerekirken, işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış olup belirtilen nedenle sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. İİK'nun 134/2. maddesi son cümlesi uyarınca; şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilebilmesi için, işin esasına girilerek istemin reddi gerekmekte olup, somut olayda ihalenin feshi isteminin zarar unsuru yokluğu nedeniyle işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir....

UYAP Entegrasyonu