Şöyle ki, ihalenin feshi davasının sonucunun dava konusu taşınmazın mülkiyet durumunu etkileyeceği ve davacının az yukarıda bahsi geçen Kanun maddeleri uyarınca, ihale anında taşınmazın mülkiyetini kazanacağı açık olduğuna göre, ihalenin feshi davasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği ortadadır. O halde Mahkemece yapılacak iş, ihalenin feshi davasının hangi aşamada olduğunun araştırılarak, kesinleşmemiş ise kesinleşmesinin beklenmesi ve oluşacak sonuca göre, toplanmış ve toplanacak deliller çerçevesinde bir karar vermek olmalıdır. Tüm bu hususlar düşünülmeden hatalı değerlendirme ile karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de, davacı da tapuda malik olup, davacının hissesi oranında tazminata hükmedilebilmesi için ıslaha gerek bulunmadığından, bu husus değerlendirilmeden davanın tümden reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir....
İhalenin feshi istemi şikayet niteliğinde olup, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11/3. maddesine göre icra mahkemesindeki duruşmalı işlerde tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünün üçüncü sırasındaki miktar nazara alınarak maktu avukatlık ücretine hükmedileceği açıklandığı halde, mahkemece hesaplamanın nispi olarak yapılması ve şikayetçinin sorumluluğunun buna göre belirlenmesi isabetsiz olup mahkemenin kararının bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşıldığından şikayetçilerin karar düzeltme taleplerinin kabulü gerekmiştir.SONUÇ : Şikayetçilerin karar düzeltme talebinin kısmen kabulü ile Dairemizin 28.02.2013 tarih ve 2012/33713 E., 2013/6380 K.sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder.” düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda 23/07/2019 tarihli ihaleye yönelik olarak 31/07/2019 tarihinde yapılan ihalenin feshi isteminin, yasal yedi günlük süreden sonra olması nedeni ile davanın süre aşımından reddine ve işin esasına girilmemesi nedeniyle de şikayetçiye para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, şikayetçi hissedarın ihale bedelinin %1’i oranında para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz olup, kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, Bölge Adliye Mahkemesinin ihalenin feshi isteminin reddi kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan ve para cezasına ilişkin yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 12....
Dosyada öncelikli sorun " İİK. nun 7343 sayılı Kanun ile değ. 134. maddesindeki istisna taraflar dışında yatırılması gereken nispi harç ve teminatın niteliği ve buna bağlı olarak HMK. nın 114. maddesinde belirtilen dava şartı olup, olmadığı ve nispi harç ile teminatın tamamlatılma usulüdür." İcra takibi sırasında, 2004 sayılı İ.İ.K. na göre yapılan ihalenin feshine ilişkin hususlar Kanunun 134 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İhalenin feshi davaları daha önce başvuranın kim olduğuna bakılmaksızın maktu harca tabi iken 2004 sayılı İ.İ.K. nun 134. maddesinde değişiklik yapan ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7343 sayılı kanunun 27/4. maddesi ile ihalenin feshi davasını “ Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerin" açması halinde ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi kılınmıştır....
Bu düzenleme gereğince kendisine tebligat çıkarılan kişi ile, bu kişi adına tebligatı alan arasında menfaat çatışmasının bulunması halinde, tebliğ işleminin hasma tebliğ nedeniyle TK'nun 39. maddesi hükmüne aykırı olmakla usulsüz olduğundan bahsedilecektir. Ancak ortaklığın giderilmesi davaları, müşterek veya iştirak halinde mülkiyete tabi menkul ya da gayrimenkul mallardaki ortaklığın sona erdirilmesine ilişkindir ve bu davalarda usul hukukunun öngördüğü anlamda bir husumet bulunmayıp, her paydaşın payı oranında davanın sonucu üzerinde hakkı vardır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi _ K A R A R _ Dava, ortaklığın satılarak giderilmesine dair karar nedeniyle satış memurluğunca yapılan ihalenin feshi isteğine ilişkindir. 2797 sayılı Yargıtay Kanununa 6572 sayılı Kanunun 27. maddesiyle eklenen geçici 14. madde gereğince Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun Hukuk Dairelerinin işbölümünü düzenleyen 19.01.2015 tarihli ve 2015/8 sayılı Kararına göre ve davanın açıklanan niteliği itibariyle temyiz inceleme görevi Yargıtay 12. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 60. maddesinde 6644 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gereğince görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna sunulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, görev sorunu giderilmek üzere dosyanın Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 11.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece davacılar vekilinin talebinin, HMK'nın 375. maddesinde tahdidi olarak sayılan yargılamanın yenilenmesini gerektiren sebepler arasında bulunmadığı, kaldı ki davacıların murisi ... için gerekli araştırmalarıın yapıldığı ve ilanen tebligatın da yerine getirildiği gerekçesiyle yargılamanın iadesi ve ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmiştir. Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir. Dosya içerisindeki ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/581-581 sayılı mirasçılık belgesinden dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazlarda davalı olarak gösterilen ...'in 08.07.2002 tarihinde ortaklığın giderilmesi davası açılmadan önce öldüğü anlaşılmaktadır. Her ne kadar ölü kişi aleyhine dava açılamaz ise de ortaklığın giderilmesi davalarının özelliği itibariyle paydaşlardan birinin dava açılmadan önce öldüğünün anlaşılması halinde, davanın reddedilmemesi, mirasçıları davaya dahil edilmek suretiyle davanın yürütülmesi gerekir. Somut olayda, davacıların murisi ...'...
AŞ. firması tarafından 21.500,00 TL bedelle alındığını, ihale bedelinin tamamının 19/07/2006 tarihinde ihale alıcısı tarafından dosyaya yatırıldığını ancak borçlu tarafından ihaleye karşı ihalenin feshi davası açıldığını, bu nedenle ihalenin kesinleşmediğini, yapılan yargılama sonucunda ihalenin feshi davasının reddine karar verildiğini, bu kararın 01/02/2008 tarihinde kesinleştiğini, kararın kesinleşmesinin üzerine ihale bedelinin icra müdürlüğünce esas dosyasına gönderildiğini, ancak talimat icra müdürlüğünün esas dosyaya gönderdiği ihale bedelinin eksik olduğunu, İİK 134. maddesi gereğince, ihalenin feshi davası süresince icra müdürlüğünce resen yapılması zorunlu olan ihale bedelinin nemasının esas icra müdürlüğüne gönderilmediğini, icra müdürünün nemalandırma işlemi yapmaması nedeniyle müvekkilinin nema bedeli kadar mağdur edildiğini, 21.500 TL ihale bedelinin nemasının hesaplanması ve bu miktarın davalıdan tahsilinin gerektiğini belirterek zararın tazmini isteminde bulunmuştur....
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, ...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/52 Esas, 2013/49 Karar sayılı ihalenin feshine ilişkin davanın reddi kararının kesinleşmesi nedeniyle ortaklığın giderilmesi talebinin konusuz kaldığı belirtilerek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... mirasçıları vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. -2- Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur....
Bu durumda mahkemece,aynı ihaleye ilişkin Söğüt Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/121 E. sayılı dosyasındaki ihalenin feshi istemli şikayet tarihi esas alınarak şikayetin süresinde yapıldığına ilişkin değerlendirme isabetsizdir. O halde mahkemece, istemin süre aşımı nedeniyle reddi yerine esasının incelenmesi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 31,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....


