Somut uyuşmazlıkta; davalı borçlu tarafından aleyhine başlatılan dava konusu icra takibine süresinde yapmış olduğu itirazında sadece takibe, takibin dayanağına, ödeme emrine, talep edilen asıl alacağa, asıl alacağın cinsine, faize, faiz miktarına ve başlangıç tarihine ve diğer tüm ferilerine itiraz edilmiş, açıkça icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğu ileri sürülmediği gibi yetkili icra dairesi de belirtilmemiş olup, takibin yapıldığı icra daire yetkili hale gelmiştir. Yukarıda belirtilen yasal mevzuat uyarınca Mahkemenin kesin yetki kuralının olmadığı bir uyuşmazlıkta icra takibine yapılan itirazda açıkça yetki itirazında bulunularak yetkili icra dairesinin gösterilmediği sürece resen icra dairesinin yetkili olup olmadığını denetlemesi yetkisi bulunmamaktadır....
-TL’lik faturadan bakiye alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili, müvekkilinin Antalya’da ikamet ettiğini, Antalya İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetki yönünden davanın reddi gerektiğini, fatura sevk irsaliyesi ve cari hesap ekstresi tebliğ edilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre faturayı alan davalının TTK.nun 25/3.maddesine göre iki ve sekiz gün içinde itiraz etmediğinden davanın kısmen kabulüne, 5.838.31.-TL üzerinden itirazın iptaline, davacının işlemiş faiz talebinin reddine %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmemiş, davaya verdiği cevap dilekçesinde ise, icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir....
Davalı ... mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; İcra takibine dayanak çek'in keşide yerinin ... olduğu, çekte borçlu olarak gözüken tarafında ... ilinde ikamet ettiğini belirtilerek yetki itirazında bulunduğunu, çek üzerindeki imza ve yazıların tarafına ait olmadığını, davacı alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, haksız ve yersiz olarak açılan icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı tarafından süresinde ibraz edilmemiş çeke dayalı olarak yapılan ilamsız takipte borçlu davalı tarafından borca ve yetkiye itiraz edilmiş, itiraz üzerine alacaklı tarafından itirazın iptali isteminde bulunulmuş, cevap dilekçesinde davalı borçlu tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu itirazında bulunulmuştur. Yargıtay 19....
. - K A R A R - Davacı vekili, davalıdan olan alacağı için icra takibine giriştikten sonra davalının asıl borcu ödeyerek takibe yetki ve fer’ileri yönünden itiraz ettiğini, davalının yetki itirazını kabul ederek, yetkili icra dairesinde, icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücretleri için başlattıkları takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek davalının haksız itirazının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin ödeme emri tebliğinden önce borcunu ödediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibin fer'ileri yönünden itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir....
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, vuku bulacak ihtilaflarda ----- yetkili kılındığını, davanın işbu yetki sözleşmesi uyarınca usulden reddi gerektiğini, icra müdürlüğünün de yetkisine de itiraz edildiğini, öncelikle icra müdürlüğünün yetki problemi çözülmesi ve buna göre karar verilmesi gerektiğini, Müvekkil şirketin icra müdürlüğü yetkisine itiraz etmiş, yetkili icra müdürlüğünden usule uygun bir icra takibi de yapılmadığını, yetkili icra müdürlüğünden bir icra takibi bulunmadığından koşulları oluşmayan icra takibine vaki itirazın iptali davasının da reddine karar verilmesi gerektiğini, İcra takibine konu evraklar müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen faturanın müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, Faturanın usule uygun tebliğ edildiğini ispat külfeti davacı yanda olduğunu, faturayı tebliğ ettiğini ve fatura içeriğinde yer alan hizmeti verdiğini ispat etmesi gerektiğini, Müvekkil şirketin...
Mahkeme, Yargıtay'ın bozma kararına uyulmasına karar verirse (HUMK 429 (HMK 363) ve devamı maddeleri) artık bu uyma kararı ile bağlıdır; Bozmaya uyma (ara) kararı ile, bozma yararına olan taraf için usule ilişkin kazanılmış hak doğmuştur. Diğer yandan İİK.nun 4. maddesi gereğince takip hangi icra dairesinde başlamış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu İcra Mahkemesinde çözümlenir. Anılan yetki kuralı kamu düzenine yönelik olup, kesin niteliktedir ve mahkemece re’sen gözetilmelidir. (HGK. 21.3.2001 tarih, 2001/12-235) Yasada, koşulların oluşması halinde İİK’nun 79 ve 360. maddeleri bu husustaki yetkiyle ilgili istisnalardır. Somut olayda takip Ağrı İcra Dairesinde başlatılmış olup, bu takiple ilgili yetki itirazına bakmakla görevli ve yetkili mahkeme takibin yapıldığı yer icra dairesinin bağlı olduğu Ağrı İcra Mahkemesi'dir....
İcra takibine yapılan itiraz üzerine itirazın iptali davası açılmışsa ve icra dairesine yapılan itirazda aynı zamanda yetki itirazında da bulunulmuş ise itirazın iptali davasını gören mahkemenin ilk önce icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı incelemek suretiyle icra takibinin yetkili icra dairesinde yapıldığına kanaat getirmesi halinde işin esasına girmesi, icra dairesinin yetkili olmadığının belirlenmesi durumunda ise esas hakkındaki itirazlara girişilmeksizin, yetkili icra dairesinde yapılan bir icra takibi bulunmaması sebebiyle itirazın iptali davasının reddine karar vermesi gerekir. Bu durumda İİK'nun 50. maddesi gereğince öncelikle icra dairesinin yetkilerine yönelik itiraz incelenerek takip konusu icra dairesi yetkili ise dosyanın esasına girilecektir....
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının Gebze olduğunu, HUMK'nun 9.maddesi uyarınca da yetkili icra dairesinin Gebze olduğunu, takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, HUMK’ nun 9 ve İİK’ nun 50 maddeleri uyarınca yetkili icra müdürlüğünün davalının ikametgahı icra dairesi olan Gebze İcra Daireleri olduğu, davacının yetkisiz İcra Müdürlüğü’nde takibe geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davalı borçlu şirket vekili, icra takibine karşı verdiği itiraz dilekçesinde yalnızca icra dairesinin yetkisine itiraz edip borcun esası hakkında herhangi bir itirazda bulunmamıştır. İİK’ nun 50/2.maddesi uyarınca yalnızca icra dairesinin yetkisine yapılan itirazların incelenmesi İcra Hukuk Mahkemesinin görevi dahilindedir....
-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 25/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02/07/2021 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına, faize ve Küçükçekmece icra dairesinin yetkili olduğunu, icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 07/04/2022 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 5.010,92.-TL asıl alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf icra dairesine verdiği borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. TBK.nun 89 para borçları götürülecek borçlardan olması, sözleşmede yetki kuralı olsa bile yetki şartının genel yetki kuralını kaldırmayacağından yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır....
Davacı davasında davalı ile aralarında düzenlenen sözleşmeye göre üstlendiği edimleri yerine getirdiğini, ancak alacağının ödenmediğini, yapılan icra takibine de itiraz edildiğini belirterek itirazın iptâline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı savunmasında ve icra takibindeki itirazında, davacının dayandığı sözleşmedeki imzanın geçerli olmadığını bu nedenle ifa yeri olarak açıklanan Konya mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olmadığını, ikametgahlarının ... olduğunu belirterek icra dairesi ve mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir. İtirazın iptâli davasını gören mahkemece öncelikle takip dosyasındaki icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması bu incelemenin yapılmasına etkili değildir. Diğer yandan itirazın iptâli davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli takip yoksa itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur....


