İİK’nın 50. maddesi; “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25' inci maddesi hükmü tatbik olunur” düzenlemesini içermektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, itirazın iptaline konu ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu vekilinin yasal süre içinde ödeme emrine itiraz dilekçesinde "yetkiye itiraz ediyoruz" şeklinde icra dairesinin yetkisine ve ayrıca borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır....
Esas sayılı dosyasından 2.250,00-TL asıl alacak için icra takibi başlatıldığını, davalının rağmen başlatılan icra takibine itirazı sonucu icra takibinin durdurulduğunu, işbu dava konusu icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, mevcut itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; işbu davaya konu Ankara ... İcra Müdürlüğü ......
İtirazın iptali istemine konu,------- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır....
Dava; ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının vaki itirazının iptali talebine ilişkindir. Mahkememizce; tarafların gösterdikleri deliller usulünce toplanmış, dava konusu belgeler, fatura ve ödeme belgeleri dosya arasına alınmış, Antalya ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, taraflara ticari defterlerini dosyaya sunmaları için süre verilerek taraflarca dosyaya sunulan ticari defterler incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır. Antalya ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı ... Şti. tarafından davalı borçlu ... A.Ş aleyhine bakiye cari hesap alacağına istinaden toplam ...-Euro alacak için ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya ... tarihinde tebliğ edildiği, ... tarihinde davalı borçlu vekilinin icra takibine, ödeme emrine, işlemiş faize, borca ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır....
G E R E K Ç E / Dava; Cari hesap alacağına istinaden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, dava konusu icra dosyası celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu ....İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklı tarafndan davalı borçluya karşı cari hesap alacağına istinaden 19.041,10 TL asıl alacak ve 427,25 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 19.468,35 TL alacak üzerinden 01.07.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu şirket vekilince 04.07.2019 tarihinde sunulan itiraz dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, bunun üzerine davacı alacaklı tarafça eldeki itirazın iptali davasının İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca 1 yıllık yasal sürede anlaşılmış olduğu anlaşılmıştır....
Celbedilen icra dosyasında, dosya üzerinden yapılmış bir ödemeye rastlanılmamış ise de, davacı, davalı tarafın takibe konu asıl borca istinaden 07/10/2020 tarihinde 2.320,00 TL ödeme yaptığını beyan etmiş olup, davaya konu takibin 17/09/2020 tarihinde başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 08/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından 14/10/2020 tarihinde borca itiraz edildiği, ödeme emri tebliğinden önceki bir tarih olan 07/10/2020 tarihinde 2.320,00 TL'nin ödendiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK m. 67/1)....
Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır....
Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır....
SAVUNMA: Davalı vekili; cevap dilekçesinde, Davalı Şirket tarafında ----- tarihinde borca itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, ödeme emrine takip borçlusu davalı şirketin vekilleri vasıtasıyla yasal süresinde ----- tarihinde vermiş oldukları itiraz dilekçeleriyle, takip alacaklısı davacı şirkette borcu bulunmadığını beyanla, borcun tamamına, faize faiz oranına her türlü ferilerine ve dayanak belgelere itirazda bulunarak takip durdurulmasını talep etmektedir. lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, fatura alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ----- sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik ----- alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır....
İcra İnkar tazminatı açısından ise; 2004 Sayılı İcrave İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak geçerli bir icra takibinin yapılması, borçlunun süresi içerinde ödeme emrine itiraz etmesi, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması ve borçlunun haksızlığına karar verilmesi gerekir. Dosya kapsamında geçerli bir icra takibinin bulunduğu, 7 günlük itiraz süresi içerisinde davalının ödeme emrine itiraz etmiş olduğu ve yine itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Borçlunun haksızlığından kasıt ise alacak miktarının likit yani belirlenebilir olmasıdır. Borçlu şayet alacak miktarını belirlemek için bütün unsurları biliyor ise alacak likit sayılır. Ayrıca borçlunun icra takibine kötü niyetle itiraz etmesi şartı kanunda aranmamıştır....


