"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Y A R G I T A Y K A R A R I Dava, icra müdürlüğü hatalı işlemlerinin tespiti ile takip talebi ve icra emrinin iptali istemine ilişkindir. Davanın bu niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 12.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 12.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 23.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Borçlu aleyhine Sayıştay ilamında belirlenen alacağın tahsili amacıyla ilamlı takip başlatıldığı, borçlu vekilinin; takibe konu borcun zamanaşımına uğradığı, müvekkilinin bu borçtan yasal olarak sorumlu olmadığı ve kararın ilam vasfında sayılmaması nedenleriyle icra emrinin iptali talebinde bulunması üzerine, Mahkemece, Sayıştay'ın yargı organı olmadığı ve kararının da mahkeme ilamı niteliğinde bulunmadığı ve İİK'nun 38. maddesinde sayılan belgelerden olmadığı gerekçeleriyle icra emrinin iptaline karar...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 15.12.2015 tarih, 2015/21385-31757 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı vekili tarafından takip borçlusu .... aleyhine, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte, şikayetçi icra kefili, icra mahkemesine başvurusunda; 22.07.2014 tarihli icra kefalet işleminin geçersiz olduğunu ileri sürerek anılan icra kefilliği işlemi ile buna dayalı icra emrinin iptali isteğinde bulunmuş, mahkemece kefalet beyanında borç miktarının kefilin el yazısı ile yazılmadığı gerekçesiyle icra emrinin iptaline karar verildiği görülmüştür. İİK.'...
Bu durumda hesaplamanın, dosyanın infaz edildiği tarih itibariyle, takip talebi ve icra emrindeki istemlere uygun şekilde yapılması, yapılan ödemeler nedeniyle bakiye alacak kalıp kalmadığının belirlenmesi, bakiye alacağın bulunduğunun anlaşılması halinde, dosya infaz edilmediğinden ilama aykırılık şikayetinin, süresiz olarak inceleneceği düşünülerek icra emrinde fazla talep varsa bu miktar için icra emrinin iptali gerekir. Dosyanın infaz edildiğinin anlaşılması halinde ise, icra emrinin iptali talebi reddedilmelidir. Mahkemece anılan hususlar değerlendirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; icra memur muamelesinden kaynaklanan nedenler yüzünden icra emrinin kanuni zorunlulukları taşımadığını, icra emrinin iptali talebini kabul ettiklerini, kendilerine yüklenecek bir kusuru olmadığından aleyhlerine vekalet ücreti hükmedilmeyerek icra emrinin iptali ile yeni bir icra emri düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet edilen alacaklı 11.02.2021 tarihli celsede alınan beyanında; takibin iptali talebini ve davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın davayı kabul ettiği gerekçesi ile davanın kabul sebebi ile kabulü ile takibin davacılar/borçlular yönüyle iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Somut olayda, takip dayanağı ilamda borçlunun vekil ile temsil edilmesi nedeniyle, icra takibinde tebliğ işlemlerinin bu vekile yapılması gerekmektedir. ancak icra emrinde vekil ismi yazılı olmasına rağmen icra emri borçlu asile tebliğ olmuş ise de vekilin takipten haciz günü olan 10.08.2012 tarihinde haberdar olduğunu bildirdiği bu tarihten sonra borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde icra mahkemesine başvurarak, tebligatın asile gönderildiğinden bahisle, icra emrinin iptali istemi yanında ilamın kesinleşmeden infaz olunamayacağı gerekçesiyle takibin iptaline ilişkin şikayetlerini de ileri sürdüğü görülmektedir. Böylece borçlu vekilinin tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle icra emrinin iptalini talep etmesinde hukuki yararı kalmamıştır. Yerleşik Yargıtay uygulamalarıda bu yöndedir. Sonuç olarak Mahkemenin takibe dayanak... 3....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamlı takip başlatılmış ve borçluya ait banka hesapları üzerine haciz konulması üzerine borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne yaptığı başvurusunda; icra emrinin, vekil olduğu halde asile çıkarıldığını, asile gönderilen icra emrinin iptali ile hacizlerin kaldırılmasını talep edilmiştir....
Somut olayda, alacaklının takibine dayanak yaptığı rehin sözleşmesinin onaylama şeklinde noter senedi niteliğinde olduğu ve rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine dayanak yapılamayacağı görülmekle birlikte Bölge Adliye Mahkemesince icra emrinin iptali yerine takibin iptaline karar verilmesi yerinde değildir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, "icra emrinin iptali" yerine "takibin iptaline'' karar verilmesi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzelterek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 23....
Şti. hakkında verilen ihtiyati tedbir kararı gereğince geçersiz olduğunu, ayrıca ipoteğin limit ipoteği olması nedeniyle takip alacaklısının İİK’nun 150/ı gereğince ilamlı takip yapamayacağını ve sair iddialarını ileri sürerek takibin dudurulmasını talep ettiği, mahkemece, takip konusu limit ipoteği olup alacaklı kredi kuruluşu olmadığından İİK’nun 150/ı maddesi gereğince takip yapamayacağından bahisle şikayetin kısmen kabulü ile icra emrinin iptaline, icra müdürlüğünce yeniden düzenlenecek ödeme emrinin 10 milyon TL üzerinden düzenlenmesine karar verildiği, kararın taraflarca istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verildikten sonra, ilk derece mahkemesinin icra emrinin iptali kararının yerinde olduğu belirtildikten sonra, yeniden düzenlenecek ödeme emrindeki miktarın hükümde düzenlenmesinin hatalı olduğuna değinilerek bu kısım çıkartılmak suretiyle, icra emrinin iptali yönünde yeniden hüküm kurulduğu, kararın taraflarca temyizi...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Şikayet eden borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda; borçlu hakkında yapılan ilamlı takipte, takip dayanağı ilamın boşanma hükmünün eklentisi niteliğinde olan çocuklarla kişisel ilişki kurulmasına yönelik olduğu ve kesinleşmeden takibe konamayacağını belirterek, takibin iptalini istemiştir. Mahkemece, dayanak ilamın takip tarihi itibariyle henüz kesinleşmediği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile, "icra emrinin iptali" şeklinde hüküm kurulmuştur....


