Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.03.2012 tarihli ve 2010/364 E., 2012/131 K. sayılı kararı ile; davalının takip tarihi itibariyle davacıya 59.365,99TL borçlu olduğu, davalının bu miktarı ödeme emrine itiraz süresi içinde ödediği, itirazın iptali davalarında haklılık durumunun takip tarihi itibariyle belirleneceği, ancak bu davalarda icra takibinden önce ve takipten sonra ödeme emrine itiraz süresi bitmeden yapılan ödemelerin de dikkate alınacağı, davalının ödeme emrine itiraz süresi dolmadan davacı hesabına 59.365,99TL ödeme yaptığı, buna göre takip tarihi itibariyle borç miktarının bilirkişi raporuyla 7.549,65TL olarak hesaplandığı, davacının bu miktar dışındaki borca yapılan itirazın iptalini talep etmekte hukukî yararının bulunmadığı gerekçesiyle asıl alacağın 7.549,60TL’lik kısmına yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin bu tutar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 3.019,80TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, reddedilen...
Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalının müvekkili şirketten makine satın aldığını, ödeme hususunda taraflar arasında protokol yapıldığını, ancak davalının borcunu ödememesi üzerine girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının yetkisiz icra müdürlüğünde takibe geçtiğini, itiraz üzerine yetkili icra müdürlüğünce yeniden ödeme emri gönderildiğini bu davanın yetkisiz icra müdürlüğünce girişilen takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğundan davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının yetkisiz olan......
İlamsız icra takibinde gönderilen ödeme emrine karşı, borçlu vermiş olduğu itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itirazla birlikte borcun esasına da itiraz etmiştir. Bu itirazdan sonra açılan itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine de itiraz etmiştir. Bu durumda mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığı üzerinde durularak bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmaması doğru olmadığı gibi, taraflar arasında akdedilen genel kredi ve teminat sözleşmesinin 52.maddesindeki yetki şartının da gözetilmeden yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.1.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi. -KARŞI OY YAZISI- Davalı borçlu, icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettikten sonra açılan itirazın iptali davasına bakan mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir....
İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmiş ise de icra müdürlüğüne gönderilen yazıda dosya hesabının 03.07.2017 tarihi itibariyle hesaplanması istenmiştir. Denetime elverişli olmayan icra müdürlüğünün hesabında depo emrine esas hesaplama tarihi 03.07.2017 olarak gösterilmiş olup bu tarih mahkemenin gerekçeli kararından sonraki bir tarihtir. Mahkemece uzman bilirkişiden açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp İİK'nın 158. Maddesi hükmüne uygun depo emri çıkartılması gerekirken mahkemenin karar tarihinden sonrasını kapsayan usulüne uygun olmayan depo emri üzerine yazılı şekilde iflasa karar verilmesi doğru olmamıştır. Yargıtay 23....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirkete sattığı ürün bedelinin tahsili için ....esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalı borçlunun ödeme emrine itirazı üzerine ...karar sayılı 27.03.2012 tarihli ilamıyla itirazın kısmen iptaline, % 40 icra inkar tazminatına karar verildiğini, mahkeme ilamının 01.06.2012 tarihinde kesinleştiğini, ilamın icra dairesine sunulduğunu, takip dosyasının icra müdürlüğü tarafından hataen düşürülmesi sebebiyle dosya yenilenerek 2012/7182 esas numarasını aldığını, başlangıçta ilamsız takip olarak açılan icra takibinin kesinleşen mahkeme ilamı sonrasında iflas yoluyla takibe çevrildiğini, borçlu şirkete iflaslı ödeme emrinin 26.05.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlunun itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, herhangi bir ödemenin de bulunmadığını ileri sürerek borçluya depo emri tebliğini, borcun ödenmemesi halinde davalı borçlu şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece; davalının icra dosyasına yaptığı yetki itirazının kabulü gerektiği, çekin işlem yerinin Bursa olduğu gerekçesiyle yetki itirazının kabulü ile davanın yetki nedeni ile reddine, süresi içerisinde müracaat edildiğinde dosyanın yetkili Bursa Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. İlamsız icra takibinde gönderilen ödeme emrine karşı, borçlu vermiş olduğu itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itirazla birlikte borcun esasına da itiraz etmiştir....
Hukuk Dairesi---- Esas,------Karar ve 11/06/2020 tarihli kararı) yetki itirazı halinde yetki itirazının kabulüne karar veren icra müdürlüğünün dosyayı yetkili icra müdürlüğüne göndermesi bu şekilde dosyanın yetkili icra müdürlüğünden yeni bir esas alarak borçluya yeniden ödeme emri göndermesi gerekmektedir. Bu yeni ödeme emrine itiraz edilmesi halinde itirazın iptali davasının açılması gerektiği, davacı tarafından davamıza ilişkin olarak ----- İcra Müdürlüğünün -----sayılı dosyasındaki itirazın iptali talep edilmiş ise de bu icra dosyasının yetkisizlik sebebiyle kapatıldığı, bu sebeple bu icra müdürlüğündeki bu dosya yönünden itirazın iptali davasının görülemeyeceği, zira davacı-alacaklı tarafından yetkili icra dairesi olan-----....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, davalı ... ile ödeme emrine ilişkin tebligatı alan ....'ın ödeme emrinin tebliği edildiği 17/08/2017 tarihi itibarıyla ... köyünde birlikte ikamet ettikleri, tebligatın usulüne uygun olduğu davalının itiraz süresi dolduktan sonra 08/11/2017 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiği, takip kesinleştiğinden davacı alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, yapılan yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, 17,900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur....
Mahkemece;: toplanan delillere, dosya içeriğine, yeminli tanık anlatımlarına göre davanın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %40 'ı oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlamsız icra takibinde gönderilen ödeme emrine karşı, borçlu vermiş olduğu itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itirazla birlikte borcun esasına da itiraz etmiştir. Mahkemece icra dairesinin yetkisine itiraz hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Yetkili icra dairesinde ilamsız takip yapılması, itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Bu durumda mahkemece, öncelikle İİK.nun 50. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir....


