Davalı vekilinin temyiz istemi; Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Davacının ... 3....
Davacı yargılama sürecinde tam ıslah yapmadığından, buna yönelik istemi reddedilmiştir. Öte yandan, davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri yaptığıda tespit ve ispat edilemediğinden reddedilmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları detaylı bir şekilde tespit edilmiştir. Yukarıda açıklandığı biçimde, davalı ...'nin %75 (asli) kusurlu, davalı ...'...
Buna göre, davanın gerek ilk derece Mahkemesi safhasında gerekse kanun yolu safhasında; ölüm veya tüzel kişiliğin ortadan kalkması gibi nedenlerle tarafın kişiliğinde ya da vesayet altına alınma, tasfiye sürecine girme gibi medeni hakları kullanma ehliyetini sona erdiren ya da kısıtlayan nedenlerle tarafın niteliğinde değişiklik olması halinde safahatına göre davayı veya kanun yolu başvurusunu takip hakkı kendisine geçenin başvurusuna kadar ilgili mahkeme tarafından dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilecektir. Dosyanın incelenmesinden, ...'ın 17/08/2022 tarihinde vefat ettiği, adı geçenin mirasçılarından olan ...'ın ise 22/12/2022 tarihli dilekçesiyle davayı takip edeceğini beyan ettiği görülmektedir. Her ne kadar Dairemizin bozma kararına uyularak uyuşmazlık hakkında davanın reddine karar verilmiş ise de, Dairemizin 09/10/2024 tarih ve E:2021/5469, K:2024/5178 sayılı bozma kararı ile ... Bölge İdare Mahkemesi ......
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat, birleşen dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacıların velayeten dava açtıkları ...' nun yolcu olarak bulunduğu sürücüsü ve işleteni ..., zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ... Sigorta (Yeni Ünvan: ... Sigorta A.Ş.) olan ... Plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada ...' nun yaralanması nedeniyle asıl davada tedavi gideri ve kalıcı iş göremezlik, birleşen davada tedavi gideri ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemi talebiyle açılan davada; tarafların kusur oranlarının tespiti amacıyla 12/02/2020 tarihli ATK raporu ile 16/06/2021 tarihli ......
Yine 04.04.1997 tarihinde imzalanan ve 09.12.2003 tarih ve 25311 sayılı Resmi Gazete de yayımlanıp yürürlüğe giren Avrupa Biyotıp Sözleşmesi'nde iç hukukumuzun bir parçası haline gelmiş olup, sözleşmenin amaç başlıklı 1. maddesi bu sözleşmenin "tarafları tüm insanların hayatını ve kimliğini koruyacak ve biyoloji ve tıbbın uygulanmasında, ayırım yapmadan herkesin, bütünlüğüne ve diğer hak ve özgürlüklerine saygı gösterilmesini güvence altına almakla yükümlüdürler", yine 4. maddesinde ise, “araştırma dahil, sağlık alanında herhangi bir müdahalenin ilgili mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılması gerekir” düzenlemesi mevcuttur. Avrupa Biyotıp Sözleşmesi yazılı olan veya yazılı olmayan meslek kurallarına uygun müdahaleyi güvence altına almaktadır. Ayrıca, uygulamanın tedavi ya da yaşam kalitesinin yükseltilmesi amacına yönelmesi zorunlu olduğu belirtilmektedir. Burada kastedilenin tıbbi standartlar olduğu konusunda bir duraksama bulunmamalıdır....
Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir......” hükümleri yer almaktadır. Öte yandan Anayasa'nın 36. maddesi ve İHAS'ın 6. maddesiyle koruma altına alınan adil yargılama ilkesi uyarınca da zeka geriliği nedeniyle kendisini yeterli ölçüde savunamayacak ve yargılama sürecine etkin katılım sağlayamayacak olan sanığa müdafi atanması hakkaniyete uygun olacaktır....
BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARLARI A) Mahkemenin İlk Kararı Mahkemenin 31.12.2008 tarih ve 2007/68-2008/528 Karar sayılı ilamıyla davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir B) İlk Bozma Kararı Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 10.11.2009 tarih ve 2009/15088 Esas- 2009/14506 Karar sayılı ilamı ile Mahkemece, davacının vesayet altına alınmasına dair davanın, asıl görülmekte olan tazminat davasının sona erme tarihinden önce davacı tarafından vasi tayinine ilişkin hastane raporu ibraz edilmek suretiyle mahkemeye bildirilmesine ve Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.09.2008 tarih ve 2007/568-2008/874 Esas - Karar sayılı kararıyla davacının vesayet altına alınmasına rağmen, mahkemece vasi davadan tebligat yapılarak haberdar edilmeden üç aylık süre içinde davanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur. IV....
Davacı demansiyel süreç nedeniyle 22.11.2012 tarihinde vesayet altına alınmış, eldeki dava ise 07.06.2013 tarihinde açılmış, husumete izne ilişkin karar dava açıldıktan sonra verilmiştir. Bu davada davacı tarafça imza inkârına dayanılmamış, temel olarak davacının temyiz kudretinden yoksun olduğu ve okuma yazma bilmediği iddialarına dayanılmıştır. 29. Bir kimsenin okuma yazma bilmemesi, imza kullanması hâlinde kambiyo senedi düzenlemesine engel değildir. Zira, HUMK’nın 297. maddesi adi senetlere uygulanması gereken bir hüküm olduğu gibi, kambiyo senedi olan bonoların geçerliliği için el ile imza atılmış olması gerekir. 30. Ancak, dava dilekçesinde davacı asılın medeni hakları kullanma ehliyetinden yoksun olduğu iddia edilmiş ve yargılama öncesinde de davacının vesayet altına alındığı görülmüştür....
(HGK.26.04.1995, E. 1995/11-122 K.1995/430) Somut olayda, tedaviye ilişkin dosyaya sunulan tüm faturalar ve belgeler incelenerek, 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu dışında kalan faturalı tedavi giderlerinin neler olduğu, bunların gerçekliğinin ve tedaviye ilişkin olduğunun tespiti yapılarak ayrıca, az yukarıdaki paragrafta belirtildiği biçimde fatura ile ispatlanamayan faturasız tedavi giderlerinin ne kadar olabileceği konularında bu konularda uzman Adli Tıp ve Sgk tedavi giderleri konusunda da uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre faturalı ve faturasız tedavi giderlerinin belirlenerek karar verilmesi gerekirken, onbeş aylık geçici iş göremezlik döneminde belirlenen faturasız tedavi giderlerinin oluşa ve hayatın akışına göre yetersiz olduğu da görülerek, bu hususlarda inceleme ve bilgi içermeyen yetersiz raporlara dayalı olarak karar verilmesinde isabet bulunmadığından...
(CMK m. 2/1-c) Müdafiilik ihtiyari veya zorunlu olabilir. 1412 sayılı CMUK, kişisel savunmada kural olarak ihtiyari müdafiilik sistemini benimsemiş, sınırlı bazı hallerde ise kişilerin kendilerini yeterince savunamayacakları ve kamusal bir kurum olan savunmanın zaafa uğrayacağı kabulünden hareketle zorunlu müdafiilik sistemini getirmiştir. 5271 sayılı CMK ise zorunlu müdafiilik sistemini, istisna olmaktan çıkararak adeta kural haline getirecek derecede genişletmiştir (CGK.17.02.2009 t.2008/1-172 E. 2009/26 K.). Şüpheli veya sanık soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir. Müdafiiyi kendisi yada kanuni temsilcisi seçebilir. Müdafii seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafii görevlendirilir. Bu haller isteğe bağlı müdafiiliktir. Kanunumuz bazı hallerde ise zorunlu müdafiiliği benimsemiştir. Bu durum Ceza Genel Kurulunun gündemine birçok kez gelmiştir....


