Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere sadece soruşturmada değil, kovuşturma aşamasında da müdafiinin bulunması ve tutukluluk hususunda görüşünün alınması zorunluluğuna işaret edilmiştir. Zira gözlem altına alınma ve tutuklamaya sevk gibi özgürlük ve güvenlik hakkının kısıtlanma tehlikesinin doğduğu anda müdafi zorunluluğuna işaret eden kanun koyucu, tehlike gerçekleşip şüpheli veya sanık tutuklandıktan sonra müdafi gerekmez düzenlemesi yaptığı sonucunu çıkaracak şekilde yorumlanmasının olanağıda yoktur. CMK. 188/1. maddesinde; "Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve kanunun zorunlu müdafiiliği kabul ettiği hallerde müdafiinin hazır bulunması şarttır." şeklinde duruşmada hazır bulunması gerekenler gösterilirken "zorunlu müdafiiyi" mahkeme heyetinden saymıştır....
Davacının tedavi giderlerine ilişkin talebi de bulunduğundan bu konuda ayrıca hekim bilirkişiden rapor alınmış, 27/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının SGK ca karşılanmayan 7561,27 TL tutarındaki tedavi giderinin hesaplandığı bildirilmiştir. 11-Bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; karşı tarafın aracının sigorta şirketine, işletenine ve sürücüsüne karşı yöneltilen maddi tazminat istemi bakımından; toplanan deliller ve Mahkememiz’ce yukarıda anılan ilkeler gözetilerek, Mahkememiz’ce de benimsenen maluliyet raporu ile ATK kusur raporu ve benimsenen aktüer bilirkişi raporu asıl ve ek raporları ile hekim bilirkişi raporları uyarınca davacının davalılardan sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri talep edebileceği, bu bağlamda yukarıda anılan ilkeler gözetilerek dosyamıza sunulan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda, dava dilekçesi ve değer artırım talebi gibi davanın geçici ve kalıcı iş göremezlik talebi ve...
CMK'nın 150/3 maddesi alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda istem aranmaksızın müdafii görevlendirileceğini hüküm altına almıştır. Sanığa atılı suç, TCK'nın 314/2 maddesinde yazılı silahlı terör örgütüne üye olma suçudur. Beş yıldan on yıla kadar hapis cezasını gerektirmektedir. 5560 sayılı Kanunun 21. maddesi ile CMK'nın 150. maddesinde yapılan değişiklikten sonra silahlı örgüt üyesi olmak suçundan yapılan yargılamada sanık istemi dışında müdafii bulunmasının zorunlu olmadığı gerek Yargıtay 9. Ceza Dairesi gerekse Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından kabul edilmiştir....
Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın, yaya olan davacılar Gülten ve Hayrünnisa'ya çarpması sonucu davacıların yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri, kazanç kaybı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2....
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere sadece soruşturmada değil, kovuşturma aşamasında da müdafiinin bulunması ve tutukluluk hususunda görüşünün alınması zorunluluğuna işaret edilmiştir. Zira gözlem altına alınma ve tutuklamaya sevk gibi özgürlük ve güvenlik hakkının kısıtlanma tehlikesinin doğduğu anda müdafi zorunluluğuna işaret eden kanun koyucu, tehlike gerçekleşip şüpheli veya sanık tutuklandıktan sonra müdafii gerekmez düzenlemesi yaptığı sonucunu çıkaraçak şekilde yorumlanmasının olanağıda yoktur. CMK 188/1 inci maddesinde; "Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve kanunun zorunlu müdafiiliği kabul ettiği hallerde müdafiinin hazır bulanması şarttır." şeklinde duruşmada hazır bulunması gerekenler gösterilirken "zorunlu müdafiiyi" mahkeme heyetinden saymıştır....
Asıl davada davalı ... ... ... plakalı aracın maliki olup ...6 plakalı aracın sürücüsü ise ... ... , ...plakalı aracın maliki ... şirketi , davalı ... sigorta ...plakalı aracın zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı , diğer davalı ... sigorta şirketi ise... Plakalı aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacı olup kaza esnasında davacının ... plakalı araç içerisinde yolcu olduğu anlaşılmıştır. Asıl davada davacı vekili ... tarihinde vermiş olduğu dilekçesi ile maddi tazminat talebinde maddi tazminat talebinin tedavi süreci boyunca çalışamadığı için 2643 Euro kazanç kaybı, kırılan gözlük bedeli, ulaşım bedeli, ve tedavi giderine ilişkin olduğunu açıklamıştır. Bileşen dava araç sürücüsü, araç maliki, aracın karayolu zorunlu taşımacılık sigortacısı ve ferdi kaza koltuk sigortacısına karşı açılan trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacının bileşen dosyadaki maddi tazminat talebi sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, şizofreni tanısı ile psikolojik tedavi gören dava dışı babası ...’in çekişme konusu 4 parça taşınmazını davalılara bedelsiz devrettiğini, babasının ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/62 Esas sayılı dosyasında vesayet altına alınıp kendisinin yasal danışman olarak atandığını ileri sürerek ön inceleme duruşmasında dava dilekçesinin istem kısmını açıklayıp tapu kayıtlarının iptali ile babası ... adına tescilini istemiştir. Davalılar, davanın usulden ve esastan reddini savunmuşlardır....
Hemen belirtmek gerekir ki, vesayet altına alınan kişi, ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun ise tam ehliyetsizlerin, buna karşılık, ayırt etme gücüne sahip bir kişi ise sınırlı ehliyetsizlerin hukuki rejimine tâbi olur. 38. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 404 ile 408. maddeleri arasında vasi atanmasını gerektiren hâller düzenlenmiş olup, vesayet altına alınan kişilere vasi tayin edilir. Vasi kanunda düzenlenen vesayet organlarından biridir ve tayin edildiği küçük veya kısıtlının gerek kişiliği gerekse malvarlığına ilişkin menfaatlerini muhafaza etmek, kısıtlıyı korumak, bütün kişisel işlerinde ona yardım etmek ve hukuki işlemlerinde onu temsil etmekle sorumludur (TMK m. 447-448). Ayrıca vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek zorundadır (TMK m. 454/1). 39. Vasi ataması TMK’nın 419/1. maddesi gereğince gecikmeksizin yapılmalıdır....
giremeyecekleri; 407. maddesinde, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her erginin kısıtlanacağı, cezayı yerine getirmekle görevli makamın, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlü olduğu; 413. maddesinde, vesayet makamının, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atayacağı; 462. maddesinin 8. fıkrasında, vasinin dava açabilmesi için vesayet makamının izni gerektiği; 471. maddesinde ise, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı hüküm altına alınmıştır....
Bu durumda, davalı sigorta şirketi zorunlu trafik sigortacısı, diğer davalılar ise; işleten ve sürücü olarak 2918 sayılı KTK’nın 85 ve 91.m. gereğince kazazede davacının bilirkişi raporları ile sabit olan geçiçi ve sürekli işgöremezlik ile davacının uğradığı sunulan bilirkişi raporları ile sabit tedavi gideri ve bakıcı gideri zararı ile ayrıca faturasını dosyaya sunduğu trafik kazası sonucunda cep telefonunun zarara uğraması nedeni ile oluşan zararını da maddi zararını tazminle yükümlüdür. Diğer taraftan, dava konusu trafik kazası nedeni ile 90 gün süre ile geçiçi ve kaza tarihi olan 25.05.2016 itibari ile yürürlükteki 28603 sayılı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik % 30 oranında sürekli işgöremezliğe düçar olan davacının oluşan ağır psikolojik travma nedeni ile üzüntü ve elem duyması hayatın olağan akışı gereğince kaçınılmazdır....


