WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

"İçtihat Metni" KARAR Görevi yaptırmamak için direnme, tehdit ve kasten yaralama suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/3-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 32/1-son cümlesi uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun'un 57/1. maddesi gereğince sanığın yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına dair İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2016 tarihli ve 2014/985 esas, 2016/17 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24/02/2017 gün ve 10963 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi....

Somut olayda, vasi, borçlunun fiil ehliyeti olmadığını, vesayet altına alındığını bildirerek takibin iptalini talep etmiş olup, borçlunun takip tarihi itibariyle kısıtlanmasını gerektirecek bir hastalığı var ise, borçlunun takip ehliyeti bulunmadığından, takip talebinde borçlu ile birlikte vasinin de gösterilmesi ve ödeme emrinin, borçluya vesayeten vasiye tebliği zorunludur. O halde, mahkemece, varsa tarafların delilleri ile birlikte borçluya ait raporların, tüm tedavi ve hasta takip evraklarının, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı veya tam teşekküllü bir devlet hastanesine gönderilerek, takip borçlusu ...u'nun, takip tarihi itibariyle medeni hakları kullanma (fiil) ehliyetine sahip olup olmadığının raporla tesbiti ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

KTK'na göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü (belgeli tedavi giderleri), 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeyle sona erdirilmiş bulunmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı yasanın 98. maddesi kapsamında tüm tedavi giderlerinden değil, ancak sözkonusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderlerleri, 6111 sayılı yasa kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi sorumludur. Somut olayda davacı trafik kazası sonucu yaralanmış ve tedavisi ile ilgili bir kısım belge ibraz etmiştir....

Üniversitesi'nin 19/08/2013 tarihli dökümün esas alındığı, buna göre 20.03.2015 tarihli hesap raporunda ... denetmen raporunda belirenen 25 davacı kusuruna göre tenzilat yapıldığı, ayrıca kusura ilişkin biirkişi raporu bulunmadığı anlaşılmaktadır. 506 sayılı Yasa ve 5510 sayılı Yasada, iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolunun getiriliş amaç ve nedeni, sigortalıların belirtilen türde bir zararla karşılaşmaları halinde onları doğrudan koruma altına alma ve kendilerine yardım yapacak kuruluşu belirlemektir. Şu halde, iş kazası nedeniyle sigortalının başvuracağı ilk merci kendisini bu yönde güvenceye alan Kurum ve onun sağlık kuruluşlarıdır. İş veren ancak Kurum tarafından karşılanmamış SUT'u aşan zorunlu tedavi giderlerinden sorumlu tutulabilir....

Davacı yanın feragat beyanı dışında kalan asıl davaya konu (davalı sürücü, davalı işleten şirket, davalı ...sigorta şirketi aleyhine) tedavi giderleri ile manevi tazminat istemi (davalı sürücü, davalı işleten, davalı kasko şirketi ... sigorta şirketi aleyhine) ve birleşen davaya konu tedavi giderleri istemi (davalı ... aleyhine) yönünden dava dosyası tetkik edilmiştir. Bu kapsamda yapılan incelemede; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/3655 esas, 2020/1754 karar sayılı ilamında da işaret edildiği üzere; ''...Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun ...'na geçtiğinde kuşku yoktur....

Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletil- mesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğra- masına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzen- lenmiştir. K. Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır....

Karayolları Trafik Kanunu’na göre zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen belgeli (faturalı) tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı ...'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir. Somut olayda hem kaza hem de dava tarihi, 6111 Sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonradır. Davacı belgeli tedavi giderlerine dayalı rücuen tazmin talebini ayı anda ...'ya ve zorunlu trafik sigortacısına karşı ileri sürmüştür....

Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre, tedavi ve iyileşme için yapılan masrafların dışında, kişinin iyileşmesi için ilerde yapılması zorunlu tedaviler ve henüz yapılmayan ameliyat masrafları, yaşam boyu kullanılacak ilâçlar, protez ve benzeri aygıtlar için yapılacak masraflar “gerçekleşmiş zarar” olarak nitelenmekte, uzman bilirkişi aracılığıyla bütün bunların hesaplatılıp hüküm altına alınması öngörülmekte, harcama yapılmadan da tedavi gideri istenebileceği kabul edilmektedir. Somut olayda davacı Metin için yapılan ve yapılacak tedavi gideri talep edildiğinden Mahkemece davacının tüm hastane tedavi belgeleri getirtilerek SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri tespiti için kaza ile ilgili olarak talep edilen tedavi gideri kalemleri yönünden bir doktor bilirkişiden rapor alınmadan eksik inceleme ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır....

Davacı, maddi tazminat kapsamında tedavi gideri, zorunlu yaptığı/yapacağı estetik tedavi giderleri ve bakıcı giderlerine ilişkin zararlarını talep etmiş, mahkemenin önceki kararı, davacının her bir isteğine ilişkin karar verilmediğinden eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da, bozma gereğince araştırma ve inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Sorumluluğu doğuran olayın zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali, BK.'nun 46/I maddesinde özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”....

Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2017 tarihli ve 2016/449 Esas, 2017/731 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında yapılan yargılama sonunda, tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve 5237 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca koruma ve tedavi altına alınmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 20.12.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 07.11.2022 tarihli ve 94660652-105-27-6119-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2023 tarihli ve 2022/142689 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I....

UYAP Entegrasyonu