Temyiz Sebepleri ... erkek vekili; kadın tarafından ziynet alacağı davasının ispatlanamadığı, ayrıca ziynet eşyalarının güncel olarak değerlendirilmesi ve ülkemizde altının gram fiyatının fahiş oranda artışı, enflasyon durumu nazara alındığında belirttiğimiz üzere fahiş yükselme üzerinde değer tespitinin kabul edilmesi adalete, hakkaniyete, vicdana ve yasa ve usule aykırı olacağı, dava tarihinde değerinin tespit edilip ona göre hüküm kurulması gerektiği, ziynet eşyalarının fiili ödeme günündeki değerine göre tahsili şeklindeki hükmü yasa ve usule aykırı olduğu, hükmedilen ziynet ve takı ile kişisel eşyaların iadesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; ziynet ve kişisel eşya alacağı davasının kabulü yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadının ziynet ve kişisel eşya alacağı davasının kabulünün doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 01/10/2014 NUMARASI : 2012/728-2014/1186 Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen 23.06.2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. S.. I.. ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av. O.. Ö.. geldi....
Düğünde kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından takılmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Ziynet eşyaları rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardan olduğundan, olağan olan bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu ispat yükü altındadır. Davacı, evlilik sırasında takılan ziynet eşyalarının davalı eşinin askerde olduğu dönemde kayınvalidesine teslim ettiğini, ortak konuttan ayrılırken de ziynetlerini alamadığını sürmüş, davalı ise; ziynetlerin evden ayrılırken davacı tarafından götürüldüğünü savunmuştur....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Nişanın bozulması nedeniyle nişan hediyesi olarak verilen ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tazminat olarak ödenmesine ilişkin dava hakkında Ceyhan Aile Mahkemesi ile Ceyhan 2.Asliye hukuk Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Talep, nişanın bozulması nedeniyle nişan hediyesi olarak verilen ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tazminat olarak ödenmesine ilişkindir....
Davacının ziynet eşyasına ilişkin talebi boşanma davasından tefrik edilmiştir. Mahkemece; ziynet eşyalarının bedeline ilişkin açtığı davanın kısmen kabulü ile 15.07.2013 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak 56.874,29 TL ziynet eşya bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297.maddesi (HUMK.388.md), hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir. Davacı dava dilekçesinde ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tahsilini istemiştir. Mahkemece, ziynet eşyaların bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir....
adet çamaşır makinası, 1 adet bulaşık makinası, 1 adet mikrodalga fırın, 1 adet ütü ve masası, 1 adet mutfak robotu, 1 adet blendir, 1 adet fritöz, 1 adet tost makinası,6 adet halı, perdeler, gümüşlük içi, yatak yorgan takımı, tencere seti, yemek takımları, sandık içinden ibaret ev eşyalarını davalı/karşı davacının çeyiz olarak getirdiğini, ziynet eşyalarının düğünden hemen sonra davacı/karşı davalı tarafından alınarak bozdurulduğunu, ziynet ve ev eşyalarının davacı/karşı davalıda kaldığını, belirterek ziynet ve eşyaların aynen iadesi, aynen iade mümkün olmazsa bedelini talep ve dava etmiştir....
Hukuk Dairesinin 08.10.2018 tarih ve 2016/22219 Esas, 2018/9674 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesinde bir hükmün neleri içermesi gerektiğinin tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterildiği davacı tarafça dosyaya sunulan çeyiz senedinde, ziynet eşyalarının nitelik ve adet belirtilmeksizin yalnızca "3.000.000.000 (3.000 TL) değerinde ziynet eşyası" olarak belirtildiği, mahkemece de hüküm kısmında yalnızca "ziynet eşyasının iadesi" şeklinde hüküm kurulduğu, iadesine karar verilen ziynet eşyalarının gram ve ayarlarının gösterilmediği , bu hali ile açık ve infaza elverişli bir karar olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna bakıldığında da, dava konusu edilen ziynet eşyalarının ayarının belirtilmediği, evlilik tarihi olan 2001 yılında karşılığı 3.000,00 TL olarak belirlenen ziynet eşyalarının tahmini olarak 200 gram altına denk geldiği belirtilerek, 200 gram altın üzerinden hesaplama yapıldığı, o halde, mahkemece;...
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyaya delil olarak sunulan düğün CD'lerinden bir kısım ziynet ve nakit paranın davacı geline, bir kısım ziynet ve nakit paranın ise davalı damada takıldığının tespit edildiğini belirterek her iki tarafa takılan ziynet eşyaları ile paralar ayrı ayrı gösterilmiştir. Düğün sırasında kadına (geline) takılan ziynet ve paranın kadına ait olduğu kabul edilmekte ise de, erkeğe (damada) takılan ziynet ve nakit paraların da kadına hediye olarak takıldığı ya da kadına bağışlandığı kanıtlanamamış ise bu ziynet ve paranın erkeğe ait olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle, erkeğe takılan ziynet ve paraların da davacı kadına takıldığı ya da sonradan bağışlandığının kanıtlanıp, kanıtlanmadığı üzerinde durulmadan, erkeğe takılan ziynet ve paranın da davacı kadına aitmiş gibi hüküm kurulması doğru değildir....
MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen ziynet ve eşya alacağı davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde, menkul ve ziynet eşyalarının aynen iadesini, mümkün olmadığı taktirde belirtilen eşyaların teslim tarihindeki bedellerinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; menkul eşyalar yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ziynet eşyalarının ise aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde dava tarihi itibariyle değerleri toplamı olan 28.530,60 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; mahkemece davalı-karşı davacı kadına kusur olarak yüklenen fiziksel şiddet vakıasının kanıtlanamadığı, kadının evlenirken bipolar bozukluğu olduğunu sakladığına yönelik vakıanın ise evlilik öncesine ait olduğu ve boşanma davasında kusur olarak hükme esas alınamayacağı, ancak evliliğin iptali davasına konu olabileceği anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeple bu vakıalar kadına kusur olarak yüklenemez. Bu duruma göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda erkek tam kusurlu olup, erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken, yanılgılı kusur belirlemesinin sonucu olarak boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır....


