WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda; davacı, ziynet eşyalarının davalıda kaldığını iddia etmekte, davalının tanığı da eşyaların iade edildiğini beyan etmektedir. Bu durumda davalı kadın, dava konusu ziynet eşyasının iade edildiğini ispat yükü altındadır. Bunu da her türlü yasal delil ile ispat edebilir. Somut olayda; dosyaya bakıldığında davalının tanığı olarak yalnızca ...'nın ziynet eşyalarının iade edildiğini savunduğu, davacı tanıkları olan ..., ..., ... ve ...'ın birbirlerini doğrulayan beyanlarında ise ziynet eşyalarının iade edilmediğini belirttikleri görülmektedir. Eşyaların iade edildiğini beyan eden davalı tanığı davalının annesi olup, tarafsızlığından bahsedilemeyeceği gibi bu yönde beyanda bulunan başkaca davalı tanığı da bulunmamaktadır. Bu haliyle, davalı taraf tanık beyanı ile ziynet eşyalarının iade edildiği iddiasını ispat edememiştir....

Davacı, davalının şiddet kullanması sonucu sekiz adet 24 gr ağırlığında olan bileziklerini yanına almadan evden ayrıldığını iddia etmiş, mahkemece, davalı tarafça bozdurulup daha sonra yenilenen ziynetlerin davacı tarafından götürülmediği ve davalı yanında kaldığı doğru olarak kabul edilmiş olsa da, hükme esas alınan ve ziynet eşyalarının değerinin tespiti için düzenlenen bilirkişi raporu sağlıklı sonuca ulaşmaya ve hüküm kurmaya yeterli değildir....

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet-Eşya İadesi-Taşınmazın Kişisel Mal : Olduğunun Tespiti Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından katılma yoluyla; nafaka taleplerinin reddi, manevi tazminat miktarı, ziynet talebinin reddi, taşınmazın kişisel mal olduğunun tespiti hakkında verilen karar yönünden, davalı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, kadın yararına hükmolunan manevi tazminat ve vazgeçilen kişisel eşyanın iadesi davasında yararına vekalet ücretine hükmolunmamış olması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı kadının katılma yolu ile ziynet talebinin reddi ve taşınmazın kişisel mal olduğunun tespiti hakkında verilen karar yönünden temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Katılma yoluyla temyiz isteği asıl temyiz isteğine sıkı sıkıya bağlıdır....

Davacı kadının ziynet alacağı talebi yönünden talepten fazlaya hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. 2-Davacı kadın dava dilekçesinde toplam 21.300,00 TL'lik ziynet eşyası talebinde bulunmuş, talebini 09.11.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle bedel olarak arttırarak 27.842,50 TL'ye çıkartmış, mahkemece bu talebin 25.545,00 TL'lik kısmı kabul edilmiş ve kabul edilen kısım için davacı kadın yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Kabul edilmeyen kısım için de davalı erkek yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücreti takdiri gerekirken; bu yön nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....

Bölge Adliye Mahkemesinin 06.11.2020 tarih ve 2019/2323 Esas, 2020/1378 Karar sayılı kararı ile, davacı vekilinin dava dilekçesinde ziynet alacağı dava değerini 2.000,00 TL olarak gösterdiği, 10.000,00 TL para alacağı ile birlikte harcı da 12.000,00 TL üzerinden yatırdığı, usulüne uygun ıslah işlemi bulunmadığı, dava dilekçesinde ziynet eşyalarının aynen iadesi talebinin bulunması nedeni ile ziynet ve para alacağı davalarında bedel iadesi ile birlikte aynen iadeye ilişkin istemin olması halinde aynen iade istemi o eşyaların (ziynetlerin) gerçek bedelini de içerdiğinden davacının talebi doğrultusunda karar verilmiş olması halinde talep konusu eşyaların (ziynet ve para) bedelleri üzerinden eksik nispi harcın tamamlattırılması gerektiği halde harç eksikliği tamamlanmadan ve talep aşılarak karar verilmesinin doğru olmadığı, kamu düzenine aykırı bu durum nedeni ile de taraf vekillerinin istinaf sebebinin yerinde olduğu; kabule göre de, dava dilekçesinde talep edilen beşibiryerde dışındaki...

ZİYNET VE EV EŞYALARININ İADESİ 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 428 ] "İçtihat Metni" Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kişisel malların iadesi davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet ve ev eşyalarının aynen, olmadığı takdirde bedellerinin davalıdan tahsiline ilişkindir. Mahkemece çeyiz eşyalarının aynen iadesine, ziynet eşyaları yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, ziynet eşyalarının davalıda kaldığını ileri sürerek, herbiri oniki gramdan 12 adet, onbeş gramdan 3 adet 22 ayar bilezik ile 1,5 metre uzunluğunda 18 ayar zincirin aynen, olmadığı takdirde bedelleri toplamı olan 10.370.00.-TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir....

ZİYNET EŞYALARININ İADESİ ZİYNET EŞYALARININ LÜZUMU SEBEBİYLE BOZDURULMASIİSPAT KÜLFETİTÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 6HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 190 "İçtihat Metni"Taraflar arasındaki ziynet eşyasının iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacı müvekkili kadının, davalının annesinin evinde kalan 10 adet 2'li burgulu 22 ayar bilezik, 10 adet düz 22 ayar bilezik, 5 takı bileziği, 1 küpe kolye bileklikten oluşan set, 81 adet küçük altın, 4 büyük altın, 2 künye, 1 adet ince boyun zinciri, 1 taşlı kolye ucu, 10 adet yonca harf, çocuğa ait 2 künye, 3 bilezik, 2 küpe, 2 yüzük, 1 adet altın kaplama saatin aynen mümkün olmadığı takdir de 20.000 TL nin dava tarihinden işleyen...

rızası dışında alındığını ve bir daha geri verilmediğini ileri sürerek; müvekkiline ait ziynet eşyalarının tamamının aynen iadesi veya bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı kadının ziynet alacağı davasının ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Gerçekleşen bu durum karşında, davacı kadının ziynet eşyalarına yönelik usulüne uygun olarak açılmış bir davası bulunmamaktadır. Zira ziynet alacağı dilekçeler aşamasında usulünce dava edilmediği gibi, davacı tarafça usulüne uygun olarak yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmamaktadır. O halde dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra sunulan 25.08.2015 tarihli dilekçenin bir dava olarak ele alınması düşünülemez. Öyleyse, mahkemece davacı kadının ziynet alacağına yönelik talebi ile ilgili olarak "karar verilmesine yer olmadığı" şeklinde hüküm kurulması gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

Davacı vekili dilekçesi ile; taraflar arasında boşanma davasının devam ettiğini, davacıya ait eşyaların davalıda kaldığı ya da geri alınmak üzere satıldığı iddia edilerek liste halinde saydıkları ziynet ve diğer eşyaların aynen iadesi, olmadığı taktirde bedeli olan 2.070 TL'nin tahsilini, birleşen dosya ile de; bakiye ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmazsa bedeli olan 19.900 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi ile; davacının liste halinde talep ettiği ziynet eşyalarının müşterek kızları olan...'ya alınan eve katkıda bulunmak üzere davacının kendi rızasıyla bozdurulduğunu, diğer eşyaların bir kısmının kendisine ait olduğunu ve müşterek evde halen bulunduğunu, bir kısmının ise davacının annesinin evine götürüldüğünü savunarak davanın reddini dilemiştir....

UYAP Entegrasyonu