"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, tarafların yaklaşık 2 yıllık evli olduklarını, aralarında halen devam eden bir boşanma davası olduğunu, Yağmurca köyündeki anne ve babası ile birlikte yaşadığını, evden hiçbir ziynetini alamadan ayrıldığını, söz, nişan ve düğünde takılan toplam 23.550,00TL değerindeki ziynet eşyalarının davalı uhdesinde kaldığını, müvekkilinin eşyalarını rızaen almak için aile efradı ve köy muhtarı ile birlikte gittiklerinde, müvekkiline dava konusu edilen yukarıda belirtilen ziynet eşyalarının geri verilmediğini, ancak ziynet eşyalarının halen davalıda bulunduğunu belirterek, ziynetlerin aynen...
Mahkemece, hüküm kısmının 4 (a) bendinde, tanesi 20 gram, 22 ayar ve gram değeri 90.00 TL'den 1 adeti 1.800,00 TL olmak üzere 9(7 + 2 ) adet bileziğin aynen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde 9 adet bileziğin toplam değeri 11.410.0 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, ıslah edilen miktarın kabulü ile 6.082,00 TL ziynet bedelinin ıslah tarihi olan 18/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de mahkemece kadına iadesine karar verilen ve hükümde cins, nitelik ve ağırlıkları sayılan 9 adet bileziğin toplam değerinin (1.800,00 TL x 9) 16.200,00 TL olduğu anlaşılmaktadır....
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Davacının ziynet eşyalarının aynen iadesi yönündeki talebi ile ilgili karar kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, bedel iadesi yönünden hukuki yarar bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı erkek vekili kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ziynet alacağı davası hakkında bozma sonrası verilen son kararın hukuka uygun verilip verilmediği bozmaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı erkek tarafından müşterek çocuğun velayeti ve kadının ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı- karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2- Davacı-karşı davalı kadın ziynet eşyası olarak 22 ayar 20' şer gramlık 6 adet bilezik ve 22 ayar 60 gramlık setin aynen, olmadığı takdirde bedelinin iadesi talebinde bulunmuş, mahkemece "ziynet eşyalarından dört adet 20'şer gramlık bilezik ile bir adet 50 gramlık setin aynen iadesi veya 12.140,00 TL bedelinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı...
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının düğünden sonra ziynet eşyalarını aldığını, müvekkilinin bir daha ziynet eşyalarını görmediğini, davacıya sorduğunda ailesine verdiğini söylediğini, altınların müvekkiline kaldığına ilişkin somut delil bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; tanık beyanları ve yemin dikkate alınarak davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyize konu uyuşmazlık; düğünde takılan ziynet eşyalarının aynen iadesi; mümkün olmaması halinde değerinin nakden tahsili istemine ilişkindir. Kural olarak, düğün sırasında takılan ziynet eşyaları, kim tarafından, kime takılırsa takılsın, kadına bağışlanmış sayılır ve artık kadının kişisel malı sayılır. Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür....
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; 26 adet 22 ayar 650 gr. 56.843 TL. değerinde bilezik, 1 adet set takımı 14 ayar 60 gram ağırlığında 3.283 TL değerinde, 1 adet bileklik 14 ayar 8 gram 438 TL değerinde toplam 60.564,00 TL değerinde ziynet eşyasının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya iadesine, iadesi mümkün olmadığı taktirde tahsil tarihindeki altının alış kuru üzerinden Türk Lirası olarak davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5 adet tam altının, 32 adet yarım altının, 136 adet çeyrek altının, 1 adet gremse altının Türkiye'deki kuyumculuk sektörünün ulaştığı sanat ve süsleme seviyesi nedeniyle kadınlar tarafından bu altınların ziynet olarak kullanılmaması, ekonomik gelişmeye paralel olarak yatırım aracına dönüşmeleri nedeniyle ziynet sayılamayacağından bu altınlarla ilgili davanın reddine, karar verilmiş; hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir....
Somut olayda, davacı kadın ziynet eşyasının varlığını ispat etmek için delil olarak düğün DVD'sini dosyaya sunmuştur....
Davalı, iadesi talep edilen ev eşyalarının babası tarafından alındığını, çeyiz eşyalarının iade edildiğini, ziynet eşyalarının bir kısmını davacının götürdüğünü, bir kısmının ortak ihtiyaçlar için harcandığını savunarak davanın reddini istemiştir....
DAVA YASAL SÜRESİİSTİRDAT DAVASIZİYNET EŞYALARININ İADESİ "İçtihat Metni" Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı istirdat davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet eşyalarının iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı Fatih tarafından davalı Hanife aleyhine açılan boşanma davası sırasında, davalı Hanife tarafından cevap dilekçesi ile birlikte açılan karşılık dava ile davalı (karşılık davacı) Hanife'nin eşinde kalan ziynet eşyalarının aynen iadesi istendiği, yapılan yargılamalar sonunda mahkemece boşanma davasının reddine, ziynet eşyaları ile ilgili açılan karşılık davanın tefrikine karar verilerek ziynet eşyalarına ilişkin davanın mahkemenin ayrı bir esasına kaydedildiği anlaşılmıştır....
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, boşanma ilamının kesinleştiğini, davacının evlenirken sigortalı olarak özel bir hastanede hostes olarak asgari ücretle görev yaparken davalının isteği üzerine işten ayrıldığını bu nedenle maddi zararının olduğunu, evliliğin başlangıcından boşanma kararının kesinleşmesine kadar geçen sürede davacının en az 10.000 TL maddi zararı olduğunu......Aile Mahkemesi'nin 2006/812 Esas sayılı dosyasında eşyalar ile ilgili tespit yapıldığını, tespit sonucu belirlenen eşyaların ve tespitte yerinde bulunmayan eşyalar ile davacıya ait ziynet eşyalarının aynen olmadığı takdirde bedel olarak maddi tazminat ile birlikte toplam 36.587 TL'nin boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir....


