Mahkemece, davacıların davasının toplulaştırma işleminden önceki zilyetlik nedenine dayalı tapu iptal ve tescil talebine yönelik olduğu, idari yargıda toplulaştırma işleminin iptali sağlanmadan bu davanın dinlenemeyeceği belirtilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı 1963 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz hakkında imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmış, dava konusu edilen bölüm yargılama sırasında toplulaştırma işlemleri projesi kapsamında 617 parsel numarası ile ve ihdasen Hazine adına tescil edilmiştir. Başka bir anlatımla, dava konusu 617 parsel sayılı taşınmaza ait olan tapu kaydı toplulaştırma işlemi sonucu değil, kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmazın idari yoldan tescili suretiyle oluşmuştur....
Bilindiği üzere ve kural olarak kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan bir yer için tespit öncesi zilyetlik hukuksal nedenine dayanılması halinde tespit dışı bırakılma tarihinden, davanın açıldığı tarihe kadar makul sürenin kaçırılmaması gerekir. Tespit sonrası imar-ihya ve zilyetlik nedenlerine dayalı tescil isteklerinde ise, tespit dışı bırakıldığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar, öncelikle imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten itibaren yirmi yıllık sürenin aralıksız-çekişmesiz davacı yararına gerçekleşmesi zorunludur. Somut olayda; dava konusu taşınmazın 26.03.1990 tarihinden bu yana kesinleşmiş imar uygulaması sonucu "yol" vasfı ile tespit edilmiş olup, bu tarihten önceki zilyetlik ispatlanamadığından, zilyetlik yolu ile kazanılması mümkün değildir. Ayrıca, kesinleşmiş imar uygulamasından sonra zilyetlik yoluyla kazanıma ilişkin dava makul sürede açılmadığından dinlenemez....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVATÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucunda, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 186 ada 31 ve 32, 196 ada 36, 37, 38 ve 39 parsel sayılı sırasıyla 10.913.51, 5.433.55, 14.882.70, 4.854.04, 16.769.12 ve 10.649.88 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak ve taksime dayanılarak davalı ... adına tespit ve tescil edilmişlerdir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi K A R A R İstek, kadastro öncesi kazandırıcı zamanaşımına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin bulunduğundan, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14.maddesi gereğince temyiz incelemesi 8.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen nedenle dosyanın görevli sözü edilen Yüksek Daire Başkanlığına gönderilmesine, 16.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vs. vekili Avukat ... ile ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ... ve paydaşları ... çalışma alanında bulunan ve 2008 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescili istemi ile 28.03.2012 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davacı ... ve paydaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Hukuk Dairesinin 05.10.2004 gün ve 2004/9449-9757 sayılı kararıyla “dava konusu taşınmazların tapuda Hazine adına kayıtlı olduğu, davacının genel hükümlere göre tapu iptal tescil isteminde bulunduğu, mahkemenin, davayı 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılması istemi olarak kabul ..., idari yargının görevli olduğu yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığı, eldeki davaya tapu iptali ve tescil davası olarak bakılıp işin esasına girilerek tarafların delillerinin toplanmasından sonra bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uygularak yapılan yargılama sonunda davanın hak düşürücü sure nedeniyle reddine karar verilmiş hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemi niteliğindedir....
dayalı olarak tespit ve tescil edildikleri kesin olarak belirlenmemiştir. Hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, 3402 ......
Mahkemece, taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümünde davacı yararına 3402 sayılı Kanunu'nun 14. ve 17. madde şartlarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dava, kadastro sırasında taşlık niteliği ile tescil harici bırakılan taşınmaz bölümünün tespit harici bırakıldığı tarihe kadar kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik hukuki nedenine dayanarak tescili istemi ile 10.11.2010 tarihinde açılmıştır....
Dava; TMK’nin 713/1. fıkrasındaki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve 2. fıkrasında yer alan “...maliki 20 yıl önce ölmüş...“ hukuki sebeplerine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılması ve tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşullan oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de, TMK’nin 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile tapudaki zilyetlik şerhinin silinmesi davalarının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... 26.02.2003 tarihli dilekçesiyle, ... (...) Mahallesi ......


