WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Somut olayda, dava tespit öncesi ve sonrası kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik hukuki nedenine dayalı iddia ve tescile ilişkindir. Çekişme konusu 1444 parselin öncesi olan 881 parsel 17.02.1965 tarihinde yapılan tapulamada Hazine adına tespit edilmiş olup, 12.12.1972 tarihinde kesinleşerek tescil edilmiştir. Tespit öncesi neden için 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Hak düşürücü süre tüm itiraz ve def'ilerden önce olup, resen göz önünde bulundurulur. Bu nedenle, tespit öncesi iptal ve tescil isteği yönünden hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş olması gerekir. Davacının kadastro sonrası zilyetlik hukuki nedenine dayalı iptal ve tescil isteğine gelince, tapu siciline kayıtlı taşınmazların zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Başka bir anlatımla, tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz üzerindeki zilyetliğin mülkiyetin kazanılması bakımından hukuki değeri yoktur....

Çekişmeli 170 ada 16 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği uyarınca davacı ... adına tespit edilmiş, Hazine temsilcisinin 11.07.2006 tarihli rapora dayalı itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilmiş ve çekişmeli taşınmaz "zilyetlik şartlarını taşımadığından" Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece çekişmeli 170 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının "zaten davacı ... adına düzenlenmiş olmasına rağmen tapusunun Hazineye gönderildiği" kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; verilen karar eksik inceleme ve araştırma ile verildiğinden usul ve yasaya uygun değildir. Mahkemece 11.07.2006 tarihli rapor getirtilip tarafların delilleri toplanıp değerlendirilmeden ve tapu kayıt malikinin halihazırda davalı Hazine olduğu gözetilmeden taşınmazın zaten davacı adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle karar verilmesi isabetsizdir....

Öncelikle mahkemece davanın nitelendirilmesinde hataya düşülerek davanın olağanüstü kazandırıcı zamanaşımına yönelik tapu iptal ve tescil davası olarak görüldüğü anlaşılmıştır. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 143, 145, 264 ve 697 parsel sayılı taşınmazların davacı ile dava dışı... arasında paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanun'un açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nin 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir....

Medeni Yasanın 713. madde hükmüne göre, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinilebilmesi için diğer koşulların yanı sıra, taşınmazın en az 20 yıl süreyle malik sıfatıyla çekişmesiz ve aralıksız zilyet edilmesi gereklidir. Ali tarafından açılan tescil davasına, orman yönetimi ve Hazine çekişmeli taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğu savunmasıyla karşı koymuş ve mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda, davacıların ve murisleri Ali'nin zilyetliği çekişmeli duruma gelmiş ve zilyetlik süresi kesilmiştir. Başka bir anlatımla zilyetlik süresi defi yoluyla kesilmiştir. Medeni Yasanın 714. maddesi hükmüne göre, "Kazandırıcı zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında, kesilmesinde ve durmasında, Borçlar Yasasının zamanaşımına ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanır." Zamanaşımı süresinin durması ile kesilmesi birbirinden farklı olgulardır....

Davalı ...... ......si, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, bu nedenle MK nun 715. maddesi uyarınca zilyetlik nedeniyle kazandırıcı zamanaşımına tabi olmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...... ise, zamanaşımı itirazı ile birlikte satın aldığına dair bir delil olmadığını, davacının talebini ancak satın aldığı kişi olan ......'dan talep edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ...... tarafından temyiz edilmiştir. Anılan karar 16.Hukuk Dairesi'nin 2014/18631 Esas, 2014/14485 Karar sayılı, 04.12.2014 tarihli kararı ile “ Mahkemece, davacı tarafından hem tescil hem de sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ...... talep edilmesinin çelişkili olduğu kabul edilmek sureti ile ...... talebinin reddine karar verilmiş ise de mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun değildir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan ve sonrasında idari yoldan tapu kaydı oluşan taşınmaza yönelik 4721 sayılı TMK'nun 713 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi kapsamında kazandırıcı zilyetlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 10.01.2013 tarih 1 sayılı Kararı ile hazırlanıp, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 21.01.2013 tarih 1 nolu Kararı ile kabul edilen ve 26.01.2013 tarih 28540 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (16.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 30.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro çalışmaları esnasında tespit harici bırakılan, sonrasında idari yoldan davalı ... adına tapu kaydı oluşan taşınmaza yönelik TMK'nun 713. maddesi kapsamında kazandırıcı zilyetlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin bulunduğuna göre; Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 10.01.2013 tarih 1 sayılı Kararı ile hazırlanıp, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 21.01.2013 tarih 1 nolu Kararı ile kabul edilen ve 26.01.2013 tarih 28540 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (16.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu .... Köyü çalışma alanında bulunan 137 ada ..., ..., ... ve ... parsel sayılı sırasıyla ....068.70, ....580.05, ....532.... ve ....057,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 137 ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden oldukları belirtilerek ham toprak ve çalılık vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, 137 ada ... parsel sayılı taşınmaz ise irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edildikten sonra hükmen ifraz edilerek ....885,48 metrekare yüzölçümündeki kısmı 137 ada 55 parsel numarası ile Hazine adına tescil edilmiştir....

Kadastro Kanunu'nun 14. maddelerine düzenlenen zilyetlik ve kazandırıcı zamanaşımı sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir. Taşınmazların kadastro tespiti 23.07.1992 tarihinde kesinleşmiş, 14 parsel sayılı taşınmaz çalılık niteliğiyle, belgesiz olarak 1857 m2 olarak, 62 parsel sayılı taşınmaz çamlık ve çalılık niteliğiyle 1512 m2 olarak ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Dava ise 09.07.2002 tarihnde 3402 sayılı Yasa'nın 12.maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre geçirilmeden açılmıştır. Mahkemece gösterilen deliller toplanmış; orman incelemesi de dahil keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış, TMK'nun 713/3,4 ve 3402 S.KK'nun 14.maddesindeki alansal sınırlama araştırması yapılmıştır. Mahkemece, her iki taşınmazın zilyetlikle kazanıma elverişli nitelikte olduğu ve davacı yarararına zilyetlik ve kazandırıcı zamanaşımı koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, mevcut tapu kayıtlarının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiştir....

Davacılar Recep ve ..., adlarına zilyetlik şerhi verilen 106 ada 1 sayılı parsele komşu olan 1386 ve 1387 parsel sayılı taşınmazların murisleri ...'dan intikal ettiği ve kullanımlarında olduğu iddiasıyla adlarına zilyetlik şerhi verilmesi için dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar Recep ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece; çekişmeli 1386 ve 1387 sayılı parseller ile 106 ada 1 sayılı parselin orman vasfı ile tapuya bağlandığı, bu niteliklerini kaybederek orman sınırları dışına çıkarılsalar bile zilyetlik yolu ile kazanılamayacakları gerekçesi ile davacıların istemi mülkiyete yönelik kabul edilmek suretiyle karar verilmiştir. Ancak davacılar kullanım kadastrosu sırasında adlarına zilyetlik şerhi verilen 106 ada 1 sayılı parselin etrafındaki 1386 ve 1387 sayılı parselleri dava ederek bu parseller üzerinde zilyetliklerinin bulunduğu şerhi verilmesi için dava açmışlardır....

UYAP Entegrasyonu